DAVACI : ... ... - 48760883778 BİRLEŞEN DAVA : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 24/11/2022Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İş Mahkemesi 2011/... E. Sayısı ile 04.03.2011 tarihinde müvekkili davacı ... ... tarafından dosya davalısı ... ... aleyhine açılan işçilik alacağı davası, ... Hukuk Dairesi tarafından 2018/... E. 2020/... K sayılı dosyası ile görülerek 12.11.2020 t
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında davacıya ait noterlik binasının korunması amacı ile hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı tarafından daireye yerleştirilen güvenlik sistemlerinin 7/24 çalışması gerekirken 12.04.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalışmadığının anlaşıldığını, davacı Noter başkatibinin veya polisin derhal haberdar edilmeyişi nedeniyle Beykoz ... Noterliğinin çevre esnafı, iş sahipleri, banka şubeleri ve potansiyel müşteri çevresi nezdinde güvensizliğe neden olduğunu ve prestij kaybetmesi şeklinde telafisi olanaksız ve ağır bir zarar oluştuğunu, sigortanın oluşan zararları karşılamadığını, hasar ve zararın tazminini, şimdilik 5000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; "..Somut olayda; Uyuşmazlığın TTK 4-5 maddesi gereğince ticari sayılmayacağı, noterlerin serbest meslek mensubu olup kamu görevi yapan bir kurum olması nedeniyle tarafların tacir olmadığı da dikkate alındığında uyuşmazlığın ticari işletmeden de kaynaklanmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmez, davacı tarafı tacir olarak kabulü mümkün olmadığından davaya bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemeleridir. " şeklinde dile getirilmiştir. Aynı dairenin bir başka kararında ise bu husus "Noter olan davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari iletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " şeklinde ifade edilmiştir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/17203 Es) 6335 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/4 maddesinde; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağından HMK'nın 114/c ve 138 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine," ...Gerekçesi ile.. "..1-Davada mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-HMK 20/1 md. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde talep halinde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, Kararı davalı vekili istinaf kanun yoluna getirmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın tacir sıfatı söz konusu olmasa bile taraflar arasındaki sözleşme ve hukuki ilişkinin ticari iş dolayısıyla kaynaklandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın noterlik işleminden kaynaklanmadığını, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, istinaf başvurularının kabulünü talep etmiştir.