1. Hukuk Dairesi 2010/395 E. , 2010/1433 K. "" MAHKEMESİ : KARACABEY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 18/09/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaş bulundukları 363 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından taşkın bina yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunup, savunma yolu ile temliken tescil istemiştir. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davacını…
**1. Hukuk Dairesi 2010/395 E. , 2010/1433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARACABEY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 18/09/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaş bulundukları 363 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından taşkın bina yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunup, savunma yolu ile temliken tescil istemiştir. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davacının davasının kabulüne, davalının temliken tescil isteğinin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, davalı savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, temlik talebinin ise reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu komşu 364 parsel sayılı taşınmazda ise davalının paydaş bulunduğu, davalının inşa ettiğini bildirdiği binanın ise davacı taşınmazına taşkın olduğu; ayrıca davacı taşınmazının çitle çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; arzın mütemmim cüz'ü (bütünleyici parçası) oldukları anlaşılan muhtesatların, zeminin mülkiyetine tabi olmaları nedeniyle (TMK 684.mad.) yıkım istekli davalarda, davanın binanın ana nüvesinin üzerinde bulunduğu taşınmazın tüm maliklerine yöneltilmesi zorunludur. O halde, 364 parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerine husumet tevcih edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Öte yandan, davalının savunma yolu ile getirdiği temliken tescil isteği de, mahkemece, usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından sözedilerek reddedilmiştir. Oysa ki, Türk Medeni Kanununun 724.maddesinde öngörülen "haksız" inşaattan kaynaklanan temliken tescil isteğinin savunma yoluyla dinlenilmesine olanak yoksa da, Türk Medeni Kanununun 725.maddesi gereğince taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğinin ayrı bir davaya konu edilebileceği gibi, taşınmaz maliki tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasında savunma yolu ile de istenilmesine yasal bir mani bulunmamaktadır. Esasen, uygulama ve bilimsel görüşlerde aynı yöndedir.