TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BAYRAM HASAN ÖZER VE RÜSES ÖZER BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/17513) Karar Tarihi: 3/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucular : 1. Bayram Hasan ÖZER 2. Rüses ÖZER Vekilleri : Av. Ali ELBEYO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kadastro tespiti sonucu ba
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BAYRAM HASAN ÖZER VE RÜSES ÖZER BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/17513) Karar Tarihi: 3/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucular : 1. Bayram Hasan ÖZER 2. Rüses ÖZER Vekilleri : Av. Ali ELBEYO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kadastro tespiti sonucu ba şvurucular ın murisi ad ına tespit edilen taşınmaz ın itiraz üzerine Tapulama Müdürlü ğü Komisyonunca tespit d ışı b ırak ılmas ı sebebiyle u ğran ılan zarar ın tazmin edilmesi istemiyle aç ılan davan ın zamana şımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 31/7/2017 tarihinde yap ı lm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirilmesine gerek olmad ığını bildirmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 38.İstanbul ili Beykoz İlçesi Göllü köyünde kain 18 parsel say ılı taşınmaz 1969 yılında yap ılan kadastro çal ışmalar ı ile başvurucular ın murisi M.D.Ö. ad ına tespit görmü ştür. 9. An ılan kadastro tespitine Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlü ğü taraf ından yap ılan itiraz üzerine Tapulama Müdürlü ğü Komisyonunun (Komisyon) 5/10/1972 tarihli karar ı ile itiraz kabul edilerek dava konusu yerin tespit d ışı b ırak ılmas ına karar verilmiştir. Süresinde itiraz edilmeyen karar 30/12/1972 tarihinde kesinle şmiştir. 10. Başvurucular, söz konusu parselin yirmi y ılı aşkın süreden beri zilyedi olduklar ı iddias ıyla Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlü ğü aleyhine 2005 y ılında Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescili davas ı açm ışlard ır. 11. Mahkemenin 4/11/2008 tarihli karar ı ile davan ın reddine karar verilmi ştir. Karar gerekçesinde dava konusu ta şınmaz ın orman niteli ği ile tespit d ışı bırak ıldığı, başvurucular ın murisi taraf ından süresi içerisinde Komisyon karar ına karşı Kadastro Mahkemesinde dava açılmad ığı ve taşınmaz ın orman niteli ğinin kesinle ştiği aç ıklanm ıştır. Karar, kanun yolu sürecinin sonunda kesinle şmiştir. 12. Başvurucular bu defa, ta şınmaza ait tapu kayd ının hiçbir bedel ödenmeksizin iptal edilmi ş olmas ı nedenine dayanarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyar ınca 31/1/2013 tarihinde tazminat davas ı açm ıştır. 13. Mahkeme; 18/2/2014 tarihli karar ı ile dava konusu ta şınmaz ın orman s ınırlar ı içerisinde kald ığı, orman olan yerle ilgili ba şvurucular ın tazminat talep edemeyece ği, taşınmaz ın orman s ınırlar ına al ındığı tarihten itibaren 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen on y ıllık zamana şımı süresinde tazminat davas ı açılmad ığı ve daval ı hazinenin zamana şımına itiraz ını ileri sürdü ğü gerekçesiyle davay ı reddetmiştir. 14. Başvurucular taraf ından temyiz edilen karar, Yarg ıtay 5. Hukuk Dairesince 30/10/2014 tarihinde onanm ıştır. Başvurucular ın karar düzeltme talebi Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/11/2016 tarihli karar ı ile reddedilmi ştir. 15. Nihai karar, ba şvurucular ın vekiline 12/1/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 16. Başvurucular 31/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu şlard ır. IV.İLGİLİ HUKUK 17. Konu hakk ında bkz. Ayşe Çidem Tekinda ğ ve diğerleri, B. No: 2017/15121, 11/12/2019, 20-30. V. İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 3/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 4A. Başvurucular ın İddialar ı 19. Başvurucular, orman kadastrosu s ınırlar ı içerisinde kald ığı gerekçesiyle dayanak tapu kayd ı ve zilyetliklerine dayal ı tespitin 1972 y ılında iptal edilmesi üzerine 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında aç ılan tazminat davas ının zamana şımı nedeniyle reddedilmesinin adil yarg ılanma ile mülkiyet haklar ını ihlal ettiğini ileri sürmü şlerdir. B. Değerlendirme 20. Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi taraf ından 25/7/2017 tarihli kararda ortaya konulmu ştur ( Yaşar Çoban, [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54-75). Buna göre her ne kadar ba şvurucular mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerse de ba şvurucular ın tüm şikâyetleri ilgili oldu ğu adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında mahkemeye eri şim hakk ı yönünden incelenmi ştir. 21. Anayasa Mahkemesince Yaşar Çoban karar ında Yarg ıtay ın 18/11/2009 tarihinden önceki içtihad ının, devletin tapu sicilinin tutulmas ından doğan sorumlulu ğunun tapu kütü ğünün olu şumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı yolunda oldu ğu, Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 18/11/2009 tarihli karar ından sonra içtihad ın değiştiği belirtilmiştir. Bu içtihatta 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen sorumlulu ğun kadastro görevlilerinin dayanaks ız ya da gerçek hukuksal duruma uymayan kay ıtlar düzenlemelerini ve ta şınmaz ın niteliğinde yanl ışlıklar yapmalar ını da kapsad ığı belirtilmi ştir. Yarg ıtay hukuk daireleri de bu tarihten sonra Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ı doğrultusunda karar vermi ştir. Nitekim Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi de (A İHM) Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ından sonra yeni bir iç hukuk yolu olu ştuğunu kabul ederek kabul edilemezlik kararlar ı vermiştir (Yaşar Çoban, 45, 46, 68). Anayasa Mahkemesi de daha önceki kararlar ında Yarg ıtay içtihad ına dayanarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunun kadastro tespiti a şamalar ındaki işlemlerden do ğan zararlar ın telafisi yönünden de etkili oldu ğu sonucuna ula şmıştır (Nazmiye Akman , B. No: 2013/1012, 16/4/2013, 25; Ahmet Hilmi Serter , B. No: 2014/10954, 17/11/2016, 41, 42; Hatice Avc ı ve diğerleri , B. No: 2014/9788, 22/9/2016, 74-76). 22. Yarg ıtay 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi uyar ınca aç ılacak tazminat davalar ının 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gereğince on y ıllık genel zamana şımı süresine tabi oldu ğunu kabul etmektedir (bkz. 17). Buna göre kadastro tespiti nedeniyle mülkiyet kayb ının kesinleştiği tarihten itibaren on y ıl içinde tazminat davas ının aç ılmas ı gerekmektedir ( Yaşar Çoban, 69). 23. Somut olayda, uyu şmazl ık konusu ta şınmaz ın kadastro sonucu 8/10/1969 tarihli kadastro tutana ğı ile başvurucular ın murisi M.D.Ö. ad ına tespit edilmi ştir. İtiraz üzerine Komisyonun 5/10/1972 tarihli karar ı ile dava konusu yerin tespit d ışı bırak ılmas ına karar verilmiştir. Süresinde itiraz edilmeyen karar 30/12/1972 tarihinde kesinle şmiştir. Derece mahkemeleri; dava konusu ta şınmaz ın Komisyon karar ıyla orman niteli ği ile tespit d ışı bırak ıldığını, başvurucular ın murisi taraf ından süresi içerisinde an ılan karara kar şı Kadastro Mahkemesinde dava aç ılmad ığından taşınmaz ın orman niteli ğinin kesinle ştiğini belirterek 2013 y ılında 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine dayan ılarak aç ılan davada 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesindeki (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) on y ıllık genel zamanaşımı süresinin geçti ğine ve bu nedenle davan ın reddine karar verildi ğini açıklam ışlard ır. Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 524. Dolay ısıyla derece mahkemelerince verilen kararlar gözetildi ğinde en so n 30/12/1982 tarihinde dava aç ılm ış olmas ı gerekmektedir. Ancak an ılan tarihteki Yarg ıtay içtihad ı 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinin tapu kütü ğünün oluşumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı biçimindedir. Di ğer bir ifadeyle o tarihteki içtihat itibar ıyla 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluk davas ı, başvurucular ın tazminat iddias ını incelemeye ve gerekirse ba şvurucular lehine tazminata hükmedilmesine elveri şli bir yol değildir. Bu dava, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra ba şvurucular ın tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elveri şli hâle gelmi ştir (Yaşar Çoban, 71). 25. Yaşar Çoban karar ında ifade edildi ği üzere 18/11/2009 tarihinde olu şan bu hukuki yol için zamana şımı süresinin bu tarihe kadar doldu ğunun tespit edilmi ş olmas ı 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunu etkisizle ştirmektedir. Sonradan olu şan bir hukuk yoluna ili şkin zamana şımı süresinin ki şinin bu yola ba şvurmas ını kesin olarak imkâns ız hâle getirecek bir tarihte ba şlayacağının kabulü, s ınırlaman ın istisn a olduğu ilkesiyle ba ğdaşmamaktad ır. Bununla birlikte 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gere ğince on y ıllık zamana şımı süresinin hukuki güvenlik ve istikrar ın sağlanmas ı amac ına matuf oldu ğu gözetildi ğinde bu sürenin tamamen göz ard ı edilmemesi gerekti ği de aç ıktır. Başvurucular ın dava açma hakk ını kullanabilmelerindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ında dava açman ın süreye ba ğlanm ış olmas ını anlams ız k ılmayacak şekilde bir denge kurulmal ıdır. Bu denge kurma çabas ının, on y ıllık zamana şımı süresinin bu hukuki yolun olu ştuğu 18/11/2009 tarihinden itibaren yeniden i şlemeye ba şlayacağının kabulün ü zorunlu k ılmad ığının alt ı çizilmelidir. Aksi takdirde zamana şımı süresinin öngörülmesi anlams ız hâle gelecek ve kamu yarar ı ile bireysel yarar aras ında gözetilmesi gereken denge kamu yarar ı aleyhine bozulmu ş olacakt ır. Önemli olan husus 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmu ş bulunanlar yönünden 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında dava aç ılabilmesine imkân tan ınm ış olmas ıdır (Yaşar Çoban, 72-73). 26.Yaşar Çoban karar ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dola n başvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak makul bir süre öngörülmesi gerekti ği belirtilmiş ve bu sürenin ne kadar olaca ğının takdiri derece mahkemelerine ve Yarg ıtaya bırak ılm ıştır. Ancak an ılan karar sonras ında derece mahkemeleri ve Yarg ıtay taraf ından 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolan ba şvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak ve öngörülebilir makul bir süre belirlenmedi ği anlaşılmaktad ır (bkz. 17). 27. Zamana şımı süresi dolmu ş olan somut ba şvuruya konu davan ın, bu tarihten sonra makul bir süre içinde aç ılıp aç ılmad ığının tespit edilmesi gerekmektedir. Belirlenecek bu sürenin dava aç ılmas ını mümkün k ılacak yeterlili ğe sahip ve öngörülebilir olmas ı gerektiğinde kuşku bulunmamaktad ır. Fakat bu süre dava açma hakk ının kullanabilmesindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ındaki dengeyi de bozmamal ıdır. Hesaplamada uyu şmazl ığın dava edilebilmesini süreye tabi k ılan zamana şımı düzenlemesi de dikkate al ınmal ıdır. Nitekim uyu şmazl ık için belirlenen on y ıllık zamana şımı süresi kadar veya daha fazla bir sürenin öngörülmesi halinde hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin zedelenece ği aç ıktır. Ayr ıca bu dava Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elverişli hâle geldi ğinden bu tarihten hemen sonra davan ın aç ılmas ını beklemek de hakkaniyete uygun dü şmeyecektir. Zira bu süre, Yarg ıtay HGK içtihad ının toplum taraf ından bilinebilir hale gelece ği bir zaman diliminden daha k ısa da olmamal ıdır. Başvuru Numaras ı: 2017/17513 Karar Tarihi : 3/6/2020 628. Sonuç olarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolmu ş bulunan tazminat talepleri hakk ında bu tarihten itibaren makul bir süre içerisinde dava aç ılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu sürenin ne kadar olaca ğının takdirinin derece mahkemelerine ve özellikle içtihat mahkemesi konumund a olan Yarg ıtaya ait oldu ğu kuşkusuz olmakla birlikte, somut olayda derece mahkemelerinin bu yönde bir de ğerlendirmeye yer vermedikleri ve dava aç ılmas ını mümkün hâle getirebilecek şekilde makul bir süre tespiti yoluna gitmedikleri anla şılmaktad ır. Derece mahkemeleri başvurucular taraf ından 31/1/2013 tarihinde aç ılan davada, 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresinin doldu ğunu tespit etmi şlerdir. Yukar ıda yer verilen de ğerlendirmeler de dikkate al ındığında, 18/11/2009 tarihinden 3 y ıl 2 ay 13 gün sonra aç ılan davan ın makul kabul edilebilecek bir sürede aç ılmad ığı sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla 18/11/2009 tarihinde etkili hâle gelen hukuk yolu için bu süreden sonra makul denilebilecek sürede dava açmayan ba şvurucular ın davas ının zamana şımı yönünden reddedilmesi suretiyle başvuruculara yüklenen külfetin orant ısız olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle kamu yarar ı ile bireyin mahkemeye eri şim hakk ı aras ında kurulmas ı gereken adil dengenin ba şvurucular aleyhine bozulmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 29. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 3/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ