10. Hukuk Dairesi 2024/3289 E. , 2025/2309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3580 E., 2024/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 48. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/26 E., 2023/259 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilme
**10. Hukuk Dairesi 2024/3289 E. , 2025/2309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3580 E., 2024/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 48. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/26 E., 2023/259 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'nün davalıya ait iş yerinde 24.09.2012 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığını 24.10.2012 tarihinde tedavi gördüğü sırada vefat ettiğini, eşi, çocukları, anne, babası, kardeşleri olan davacıların davacının ölümü nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, kazanın davalının kusurundan meydana geldiğini ileri sürerek, davacılar eş, çocuk ..., anne ve baba için maddi ve manevi, diğer davacılar için manevi tazminatların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile Mahkemenin görevsiz olduğunu, olayın işkazası olmadığını, davacıların murisinin iş kazası geçirdikten sonra hayati tehlikesi olmayacak şekilde yaranlandığını ancak kazadan sonra tedavi nedeniyle vefat ettiğini, kaza ve ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını, davanın ihbarını, davaya konu maddi ve manevi tazminatlara hak kazanılmadığını savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, Mahkemece aldırılan kusur raporu ile vefat eden davacıların murisi işçi ile davalının kusur oranlarının tespit edildiğini ve hükme esas alındığını, maddi tazminat yönünden hesap bilirkişisinin hesap raporuna göre karar verildiğini, manevi tazminat yönünden 26.06.1966 T. 1966/7-7 sayılı İBK'da belirlenen ilkelerin dikkate alınarak manevi tazminatların takdirine karar verilerek hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine... " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; -Maddi tazminat raporuna ücret artışları, olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönünden itiraz olunduğunu belirtilen nedenle haklarının saklı tutulmamasının hatalı olduğunu, bilinmeyen dönem için daha yüksek artış oranının benimsenmesi gerektiğini, -Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her davacı için kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; -Meydana gelen iş kazasında davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıların murisinin iş kazası geçirdikten sonra 24.10.2012 tarihinde ameliyat sırasında emboli atması nedeniyle vefat ettiğini, ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağının bulunmadığını, SGK inceleme raporunda da bu hususa dikkat çekildiğini, kazadan hemen sonra davacının hayati tehlikesinin bulunmadığını, illiyet bağının bulunmaması nedeniyle maddi tazminatlardan sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece aldırılan kusur konusundaki bilirkişi raporunda kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının gözardı edildiğini, davalıya atfedilen kusur oranına itiraz ettiklerini, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kusur oranının indirilmesini talep ettiklerini, -Maddi tazminat hesabının TRH 2010 hayat tablosuna göre yapılmasının doğru olmadığını, davacının ücretinin 1.100,00 TL olup, hesaplamaya bu ücretin alınması gerektiğini, dul kalan eşinin evlenme ihtimalinin daha yüksek olduğunu, anne babanın maddi tazminat taleplerinin ise yerinde olmadığını, -Davacıların maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacıların murisi sigortalının davalıya ait iş yerinde tecrübeli olarak çalışan bir işçi olduğu, davalı iş yerinde kalorifer kazanı imalatı yapıldığı, kazanın yanma odasının alev bölümünde kaynağının yapılması sırasında üzerinde durduğu saç platformun çökmesi sonucu düşüp yaralandığı, bilahare hastanede öldüğü, olayın meydana geldiği kazan içindeki platformun dastekleme kaynağının sigortalı tarafından yapıldığı bu işte başka birisinin görevli olmadığı dikkate alındığında sigortalıya verilecek kusur oranının daha fazla olması gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması isabetsizdir. O halde Mahkemece yapılacak iş, ölümlü iş kazası nedeniyle açılacak ceza davası ve rücu dava dosyası araştırılarak iş bu dosyaların içeriği alınan bilirkişi raporları da incelenmek suretiyle tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi suretiyle somut verilere dayalı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın A sınıf İş Güvenliği Uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur oranlarını belirlemek üzere rücu ve dosyasında aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporlarını da inceler mahiyette rapor aldırmak ve oluşacak sonuca göre kusur oranlarının tespitinden sonra yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde ise maddi zarar tutarına kusur oranlarını uygulamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.