2. Hukuk Dairesi 2014/19888 E. , 2015/13815 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.06.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf dav…
**2. Hukuk Dairesi 2014/19888 E. , 2015/13815 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.06.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağının ve boşanma davalarında tahkikatın ön inceleme sonuç tutanağı esas alınmak suretiyle yürütüleceğinin (HMK.m.140/3) ve ön incelemede çekişmeli vakıa olarak gösterilen vakıalar için delil gösterilebileceğinin (HMK.m.187/1) tabii bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Her ne kadar mahkemece davacı kadın tarafından talep edilen tazminat ve nafakalar davalı erkek tarafından kabul edildiği gerekçesi ile, talep edilen miktarların tamamının kabulüne karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 309/4 maddesine göre kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. Davalı, 27.03.2014 tarihli oturumdaki beyanın da davanın reddini istediğini, boşanmak istemediğini, eğer boşanmaya karar verilirse davacının tüm nafaka ve tazminat taleplerini kabul edeceğini bildirdiğine göre, kayıtsız ve şartsız bir kabul beyanının varlığından bahsedilemez. Bu sebeple tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1 ) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.