4. Hukuk Dairesi 2019/514 E. , 2019/2584 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı SS ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan…
**4. Hukuk Dairesi 2019/514 E. , 2019/2584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı SS ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, sulama bedeline ilişkin borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine icra takibi başlatılan davalının takibe itiraz ettiğini, dava dilekçesine eklenen ve ...... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/243 sayılı soruşturma dosyasında bulunan makbuzlara dayalı olarak davalının borçlu olduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanında yeni makbuzlar sunarak bilirkişiden ek rapor alınmasını talep eden davacının davasını açarken kanunda belirtilen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğu, davacı kooperatifin kendisine verilen sürede delillerini sunduğu, HMK’nun 145. maddesinde belirtilen şartların oluşmaması nedeniyle kendi elindeki makbuzları süresinden sonra bildirmesine izin verilmediği gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sonradan Delil Gösterilmesi” başlıklı 145. maddenin ilk fıkrasıyla, kanunda belirtilen süreden sonra, davada yeni delil sunulmasının yasak olduğu kural olarak benimsenmiştir. Fakat iki istisna kabul edilmiştir. Ancak, bir delilin sonradan ileri sürülmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, hâkim, taraflardan birinin talebi üzerine, o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesi, hukuki dinlenme hakkının (m. 21) tabii bir sonucudur (HMK m. 145 gerekçesi)