T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2593 KARAR NO: 2026/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2025 NUMARASI: 2022/1031 E - 2025/636 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/84 esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2593 KARAR NO: 2026/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2025 NUMARASI: 2022/1031 E - 2025/636 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/84 esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Anonim Şirketi, ....... Mah..... Cad. ... No:......, İstanbul adresinde '...' markası ile uzun yıllardan butik otel konseptinde konaklama hizmeti vermekte olduğunu, davalı şirket görevlileri tarafından 1 ay kadar önce elektrik sayacının kontrolü amacı ile mevcut sayaç sökülüp yerine yenisi takıldığını, işlem sırasında müvekkili şirket yetkilisine sadece 'eski sayaçların değiştiriyoruz şeklinde bilgi verildiğini, müvekkili talep etmesine rağmen kendisine değişim tutanağı verildiğini, aradan 1 ay kadar geçtikten sonra 16/11/2022 tarihinde müvekkili şirketin yetkilisine kaçak kullanım iddiası sebebi ile 301.586,47 TL'lik ve 42.586,63 TL'lik 28/11/2022 son ödeme tarihli fatura mesajı geldiğini, müvekkili şirket yetkilileri davalı nezdinde borcun kaynağına ilişkin bilgi ve belge talep etmiş ise de davalı şirket faturalar haricinden hiçbir belge ve bilgi veremeyeceklerinin ancak mahkemece talep edilmesi halinde vereceklerin beyan edildiğini, bu sebeple davaya konu faturaların kaynağını oluşturan usulsüz kullanım tespit tutanağı olmadan dava açma mecburiyetlerinin olduğunu, öncelikle usulsüz elektrik kullanım iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili şirket uzun yıllardan beri aynı adreste faaliyet göstermekte olup bilenen bir işletme olup bu yola tenezzül edecek bir işletme olmadığını, davalı şirket 28/11/2022 tarihine kadar faturalara ilişkin ödeme yapılmadığı takdirde müvekkilin enerjisini kesmek ile tehdit ettiklerini. müvekkil işletme konaklama hizmeti vermekte olup elektrik enerjisi olmadan iş yapması mümkün olmadığını, müvekkilinin enerjisinin kesilmesi halinde işlemediği bir eylem sebebi ile davalı kurum tarafından cezalandırılmış ve iflasa sürükleneceğini, belirtilen sebeplerden dolayı telafi imkansız zararın önüne geçmek için elektrik enerjisinin kesilmemesi, kesildiği takdirde yeniden enerji verilmesi yönünde dava süresince bir tedbir kararı verilmesi, tutanağa konu sayaç üzerinden bilirkişi marifeti ile kayıp kaçak tespitinin yapılmasını, davalı kurum görevlilerince yönetmeliğe aykırı bir şekilde tutulan tutanakların iptali ile bu tutanaklara dayanarak kesilen cezaların iptaline karar verilmesini, mahkeme aksi kanaate olması halinde ilgili faturalar üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak fazlaya ilişkin tutarlar yönünden borçlu olmadığımızın tespitine, avukatlık ücreti dâhil tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı birleşen dosya davacı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davacının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin tespiti üzerine tahakkuk ettirilen borçlarla ilgili herhangi bir hata bulunmadığını, müvekkili şirket görevlileri tarafından " ....... Mah..... Cad. No........./İSTANBUL" adresinde 14.10.2022 tarihinde yapılan kontrol neticesinde " Sayacın gövde kapağı alt kısmından aralanmış ve R ile T fazına ait ölçü ile gerilim bağlantıları koparılmış. Sayaç bu fazlarda kayıt yapmadığı" tespiti üzerine... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek tutanak mümzileri tarafından imza altına alındığını, müvekkil şirket ekiplerince yapılan kaçak elektrik kullanımı tespiti ve tahakkuklandırması, kaçak elektrik kullanımının sırada cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği maddeleri uyarınca yapıldığını, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere elektrik sisteminin kurulum ve dağıtım aşamasında yapılan her uygulamanın usule ve yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakta olduğunu, öte yandan davacı tarafça iddia edildiği gibi yönetmelik hükümlerine aykırı bir tahakkuklandırma veya tespitin yapılması mümkün olmadığını, müvekkil şirket gibi dağıtım işini üstlenen ve kamu görevi icra eden benzer şirketler EPDK tarafından düzenli denetmelere tabi tutulduğunu, müvekkili şirket ekipleri tarafından kaçak elektrik tüketimi tahakkuklandırmasında hesaplanan süre yine EPTHY hükümlerine göre hesaplanmış olduğunu, ..........hizmet numaralı adreste 14.10.2022 tarihinde... seri numaralı zabıt, sözleşmesiz sayaçtan enerji tüketildiği şirket ekipleri tarafından yapılan kontrolde tespit edildiğini, sayacın endeks bilgilerine göre... seri numaralı zabıt için, 42.586,63 TL ve 301.586,47 TL kaçak faturası tahakkuk edilmiş olduğunu, söz konusu kaçak tespit tutanağından ve düzenlenen fatura bilgilerinden görüleceği üzere müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan hesaplama ilgili yönetmelik ve yasalar doğrultusunda hazırlanmış olup, herhangi bir hata bulunmamakta olduğunu, önemle belirtilmesi ve mahkemece de göz önüne alınması gerekir ki; davalı taraf faturaya süresinde itiraz etmemiş olduğunu, bu nedenle de adına tahakkuk eden bedelleri kabul edildiğini,mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararına açıkça itiraz ettiklerini, işbu davada davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığı gibi müvekkili şirketin dava konusu işlemlerinde haklı olduğu müvekkili şirket kayıtlarından anlaşılacağını, bu sebeplere dayanarak adil yargılanma ilkesi ışığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesini, belirtilen nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada; Birleşen dosya davacısı ... vekilinin birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalının kullanımında olan tesisatta Kurum çalışanları tarafından 14/11/2022 tarihinde yapılan kontrolde "Sayacın gövde kapağı alt kısmından aralanmış ve R ile T fazına ait ölçü ile gerilim bağlantıları koparılmış, sayaç bu fazlarda kayıt yapmıyor. Lab sonucuna istinaden bu evrak düzenlenmiştir." şeklinde tespitte bulunulduğu üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiği, davalının aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden,14.10.2022-03.11.2022 tarihleri arasında 20 GÜN X37,76 KW X0,6X24H=10874 KWH karşılığı 42.586,63 TL bedelli ........ seri numaralı fatura ile kaçak elektrik tüketimi ve 03.11.2021-14.10.2022 tarihleri arasında 345 GÜN X 37,76 KWH X0,6X24H =187591 (ENDEKS DÜŞÜMÜ ) 125431-99273 =26158 KWH 187591-26158 =161433 KWH karşılığı 301.586,47 TL bedelli .........seri numaralı fatura kaçak ek tüketimi ile olmak üzere toplam 344.173,10 TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, bakiye kaçak elektrik bedeline 2.294,49 TL gecikmiş gün faizi ve 413,00 TL faizin KDV'si ilave edilerek 346.880,59-TL'nin tahsili amacıyla....... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatasının bulunmadığını, öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, dosyanın davalı tarafından ikame edilen ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1031 esas sayılı dosya ile görülen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, davalının...... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı birleşen dosya davalıları vekili cevap dilekçesinde özetle: birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/84 Esas sayılı dosyasında özetle; müvekkilleri tarafından ....... İcra Dairesi ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talepli iptali davası olduğu mahkemeniz huzurundaki menfi tespit davamız ile aynı konu ve içerik olduğunda 11/02/2025 tarihinde birleştirme kararı verildiği, davalı birleşen dosyada davacı tarafından açılan davanın temeli 06/12/2022 tarihinde ........ İcra Dairesi ... sayılı ile başlatılan icra takibi olduğunu, açılan icra takibinde hiçbir dayanak belge sunulmamış sadece tevdi edilen senet kısmında ... nolu Sözleşme için 346.880,59 TL yazıldığını, müvekkillerine gönderilen ödeme emirlerinde de bir dayanak belge sunulmamış ve ...... sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre faiz talep edilmiş olduğunu, gönderilen ödeme emrinde dayanak belge olmaması ve sadece kamu kurum ve kuruluşlarınca talep edilebilecek olan 6183 göre faiz talep edilmesi haksız ve kanuna aykırı olup sebeple 20/12/2022 ve 21/12/2022 tarihlerinde her iki müvekkil yönünden itiraz etme mecburiyeti doğmuş olduğunu, davalı birleşen dosyada davacı tarafından düzlenen tutanak dava dilekçelerinde aksi ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde belge olduğu iddia edildiğini, ancak davalı birleşen dosyada davacı tarafında çok iyi bildiği üzere Yargıtayın ve İstinaf Mahkemelerinin güncel içtihatlarında elektrik dağıtım şirketlerinin özel şirket olması sebebi ile düzenlendikleri tutanakların kesin belge niteliğinde olmadığına karar verilmiştir. müvekkilin usulsüz kullanım yaptığını iddia etmiş ise de yine bu iddianın ispat yükü davalı birleşen dosyada davacısındadır. '' diğer taraftan, yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme ile menfi tespit davalarındaki genel kural birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü, abonesi olan davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete ait olduğunu, müvekkile tahakkuk edilen faturalar dayanak hiçbir somut delil sunulmamış olduğunu, davalı birleşen dosyada davacının iddiası müvekkilin 03/11/2022 tarihinde... seri numaralı değişim tutanağı ile müvekkile ait sayacın değiştiriliniği ve değiştirilen sayacının laboratuvar incelemesi sonucunda Luna marka ... seri nolu elektrik sayacın gövde kapağı alt kısmından aralanmış ve R ile T fazına ait ölçü ile gerilim bağlantıları koparılmış olduğunu, sayaç bu fazlarda kayıt yapmaz halde' şeklinde beyanı dikkate alınarak 14/11/2022 tarihli ... seri numaralı tutanak tanzim edildiğini, belirtilen nedenlerle; öncelikle tutanağın usulsüz olduğunun kabulü ile davanın reddini, mahkeme aksi kanaate olması halinde yukarıda dile getirdiğimiz güç tespiti, vardiya hesabı, ek tahakkuk yönünden doğru bilgi ve belge olmadığı hususları dikkate alınarak bilirkişi raporun alınmasını, davalı karşı davada davalının 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre faiz talep edemeyeceğinin tespitini, bilirkişi incelemesi ile davalı karşı davada davalının icra takibinde fazlaya ilişkin haksız miktar üzerinden lehlerine %20 dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet icra tazminat verilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında; 42.586,63 TL bedelli ve 301.586,47 TL bedelli faturaların 03/11/2022 tarihli tutanağa istinaden tahakkuk ettirildiği, düzenlenen tutanak ve geçmiş kayıtlar da dikkate alındığında davacıya ait otelde tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı anlaşılmış, bu tespite göre tahakkuk ettirilen faturaların EPTHY 42,44,45 ve 46. Maddeleri kapsamında yapılan hesaplamalara göre denetiminde davacının 37.272,24 TL ve 257.780,78 TL olmak üzere toplam 295.053,02 TL'sinden sorumlu bulunduğu anlaşılmış ve bu sebeple davacının 49.120,08 TL yönünden menfi tespit isteminin yerinde olduğu, birleşen itirazın iptali davası yönünden takibin 295.053,02-TL asıl alacak, 1.967,02-TL işlemiş faiz ve 354,07-TL faizin KDV'si üzerinden devamı gerektiği,ancak dava konusu faturaların davalı şirkete karşı düzenlendiği sayacın dava davalı şirkete ait otelde kullanılan bir sayaç olduğu anlaşıldığından davalı Tayfun'a bu kapsamda husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile; "1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının... seri numaralı ve ... seri numaralı faturalar kapsamında davalıya 49.120,08-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; -Davalı ........'ye karşı pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, -Davalı.......... A.Ş'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 295.053,02-TL asıl alacak, 1.967,02-TL işlemiş faiz ve 354,07-TL faizin KDV'si üzerinden devamında, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE" karar vermiştir. Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir. Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalı vekili asıl ve birleşen dava hakkındaki istinaf dilekçesinde; kaçak elektrik tutanağının aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden olmadığını,bilirkişi raporunda bu tutanağa göne hesaplama yapıldığını,tutanak öncesi ve sonrası tarihlerdeki tüketim farkının pandemi süreci ve kış ve yaz ayları arasındaki kullanım farkından kaynaklandığını,ayrıca tutanakta kurulu gücün de hatalı tespit edildiğini,yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini,birleşen davada talep edilen faiz ve faiz oranını kabul etmediklerini ,6183 sayılı yasa kapsamında faiz istenemeyeceğini,yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek asıl davada davanın tamamının,birleşen davanın tamamının reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı-asıl davada davalı ... vekili asıl ve birleşen dava hakkındaki istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu ile karşı tarafın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini,aksinin karşı tarafça kanıtlanamadığını,birleşen davada davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddi kararın hukuka aykırı olduğunu kaldırılması gerektiğini, tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı TBK madde 41 ve TMK madde 50/3 uyarınca haksız fiil faili olarak sorumlu tutulması gerektiği, tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumlu olacağını,hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak kulanım ve kaçak ek kullanım tahakkuk hesaplamasında hata yapılmış, mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu,ayrıca 24 saatlik kullanım süresinin olaya uygun olduğunu,21 saatlik kullanımı kabul etmediklerini,birleşen davada hükme esas alınan raporun hatalı tespitler içermesi sebebiyle birleşen davadaki asıl alacak, faiz ve faize uygulanan KDV miktarları da eksik hesaplanmış olup, kararın bu bakımdan da kabulünün mümkün olmadığını,ayrıca birleşen davada icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini,bu kapsamda asıl davanın tümden reddine,birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava kaçak tahakkuk nedeniyle menfi tespit ,birleşen dava aynı kaçak tahakkuku nedeniyle yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında ... tarafından birleşen dosyanın davalıları hakkında 42.586,63 TL bedelli kaçak elektrik tüketimi,301.586,47TL bedelli kaçak ek tüketimi ile olmak üzere toplam 344.173,10 TL tutarında kaçak elektrik tüketimi, 294,49 TL gecikmiş gün faizi ve 413,00 TL faizin KDV'si ile birlikte toplam 346.880,59-TL nin tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür. Yargılamada kök ve ek bilirkişi raporu alındığı,asıl davadaki menfi tespite konu tutar ile birleşen davadaki takibe konu alacak tutarlarının hesaplandığı anlaşılmıştır. Öncelikle birleşen davada davacı ... istnafı yönünden ;kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan icra inkar tazimnatı koşullarının oluşmadığı,ancak şirket yönetici ve ortağı diğer davalının da tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı TBK madde 41 ve TMK madde 50/3 uyarınca haksız fiil faili olarak sorumlu tutulması gerektiği, tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumlu olmasına rağmen,birleşen davada diğer davalı ... hakkında davanın kabulü yerine pasif husumetten reddi usul ve hukuka uygun bulunmadığından ,birleşen davada davacı ...'ın buna yönelik istinafı da kabul edilmelidir. Ayrıca birleşen davada hükme esas kök ve ek bilirkişi raporunda takipte gecikme zammının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsiline yönelik faiz hükümleri baz alınarak hesaplandığı belirlenmiştir.Asıl alacak tutarına esas belirlenen tutara ilişkin söz konusu faturanın son ödeme tarihinden takip tarihine kadar belirlenecek sürede işlemiş faizin avans faizi olarak hesaplanması,sonrasında belirlenecek işlemiş faizin KDV si de hesaplanarak hüküm kurulması gerekirken ,olayda uygulama yeri bulunmayan 6183 sayılı yasa hükmüne göre hesaplanan gecikme zammı ve faizin KDVsine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmıştır.Bu doğrultuda birleşen davada faiz oranı ve işlemiş faiz ile faizin KDVsi açısından verilen karar usul ve hukuka uygun bulunmamış, birleşen davada davalının istinaf talebi yerinde görülmüştür.Bununla birlikte birleşen davada davacı ... istnafı yönünden ise ;kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan icra inkar tazimnatı koşullarının oluşmadığı,ancak ;şirket yönetici ve ortağı diğer davalının da tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı TBK madde 41 ve TMK madde 50/3 uyarınca haksız fiil faili olarak sorumlu tutulması gerektiği, tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumlu olmasına rağmen,birleşen davada diğer davalı ... hakkında davanın kabulü yerine pasif husumetten reddi usul ve hukuka uygun bulunmadığından ,birleşen davada davacı ...'ın buna yönelik istinafı da kabul edilmelidir. Buna göre, asıl davada istinaf talebi incelenmeksizin,sadece birleşen davada tarafların istinaf talebinin kabulü ile birleşen davadaki tüm davalılar hakkındaki kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereği kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl davada istinaf talebi incelenmeksizin,birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile birleşen davadaki tüm davalılar hakkındaki kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026