21. Hukuk Dairesi 2016/6182 E. , 2016/9619 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 8 Mart 1982 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar …
**21. Hukuk Dairesi 2016/6182 E. , 2016/9619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 8 Mart 1982 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08/03/1982 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak istemin kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin torna atölyesi olduğu, davacının bu işyerinde tornacı olarak çalıştığının iddia edildiği, davalı işyeri tarafından davacı adına 08/03/1982 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, ancak hizmet bildiriminde bulunulmadığı, nizalı döneme ilişkin bir kısım bordroların dosyaya getirdiği, bordro tanıklarının beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 3. Maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Davada tespiti istenen dönemde 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Yasası yürürlüktedir. Belirtilen nedenlerle çıraklık ilişkisi, çıraklık sözleşmesini düzenleyen 3308 sayılı Yasa'daki koşullar dikkate alınarak irdelenmelidir. Öncelikle bir kimseye çırak denebilmesi için o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir. Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen devrede çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak,işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. .../....