10. Hukuk Dairesi 2024/16116 E. , 2026/831 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/490 E., 2024/2213 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI: 2023/71 E., 2023/401 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine kara…
10. Hukuk Dairesi 2024/16116 E. , 2026/831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/490 E., 2024/2213 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI: 2023/71 E., 2023/401 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davacının davalı işyerinde stajyer olarak bulunduğu sırada 23.08.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında staj kapsamında olmayan yer temizliği talimatını yerine getirirken tinerin alev alması suretiyle meydana gelen iş kazasında yaralandığını, vücudunda %70’e varan 2. ve 3. derecede yanık meydana geldiğini, maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL çalışma gücü kaybının kaza tarihinden, 10.000,00 TL tedavi giderinin giderinin harcama tarihi olan 23.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Birleşen Bursa 5. İş Mahkemesinin 2019/165 Esas sayılı davası ile 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Bursa 5. İş Mahkemesinin 2023/311 Esas ve 2023/356 Karar sayılı birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 797.932,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek (23.08.2013) yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (03.12.2014 tarihli 10.000,00 TL geçici ödeme, 02.05.2016 tarihli 10.000,00 TL geçici ödeme ve 31.07.2018 tarihli 10.000,00 TL geçici ödeme yönünden tahsilde tekerrüre mahal vermemek ve kaza tarihi ile ödeme tarihleri arasındaki faiz alacağı saklı kalmak kaydıyla) karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili, 12.02.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile asıl davada talep edilen çalışma gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebini 215.868 TL tedavi giderinden kaynaklanan maddi tazminat talebini 13.578 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ... Meslek Lisesi öğrencisi olduğunu, husumetin taraflarına yöneltilemeyeceğini, ilgili okulun davaya dahil edilmesi gerekeceğini, davalının iş güvenliği önlemlerini aldığını, eğitimlerini verdiğini, davacının bunlara uymadığını, davacının ilk defa staja gelmediğini, iki yıldır davalı işyerinde staj yaptığını, davacının işyeri olan araba servisinde temizlik yapılırken çakmak çakması ile kazanın meydana geldiğini, temizliği davacının yapmadığını, işyerinde bulunan yangın söndürme tüpleri kullanılarak itfaiye gelmeden olayın sona erdirildiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme ve bağlanan gelirlerin nazara alınması gerektiğini, kazanın olduğu tarihi kapsayan poliçe gereğince davanın ... Sigorta A.Ş.’ne ihbarını istediklerini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen dosyası ile maddi tazminat talepleri yönünden: Yukarıda içeriği açıklanan hesap raporu ayrıntılı ve gerekçeli olup işbu hesap bilirkişisince belirlenen 22.11.2023 tarihli ek raporunda davacı bakiye muhtemel ömrünün güncel Yargıtay uygulaması doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek %65 davalı kusuru esas alınarak, SGK uygulamasına paralel olarak yıllık gelirlere bilinmeyen dönemde %5 artış ve %5 iskonto ile yapılan hesaplama ile davacı zararlarının aşağıda yer alan özet sonuç tablosunda gösterildiği; toplam istenerek maluliyet zararının 1.219.946,01TL, istenen (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ıslah ile) 215.868,00 TL, kaza tarihinden geçici ödemeler tarihine kadar geçici ödeme tutarları işlemiş yasal faizleri 8.316,25 TL olduğu, talebe bağlı kalınarak davacının asıl dosya ve birleşen dosya açısından 1.013.800,00 TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden , iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, iş kazasının meydana gelmesinde davacı kazalının müterafik kusuru, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın oluş şekli, iş kazası tarihi, iş kazası nedeni ile meydana gelen maluliyet oranı, davacının işbu maluliyeti nedeni ile çektiği ve çekeceği üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, 26.06.19 66... /7 sayılı YİBK'da belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak 60.000,00 TL manevi tazminatın davacıda bir tatmin duygusu yaratabileceği, olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafın mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak manevi tazminat talebinin de kısmen kabul kısmen reddi cihetine gidilmiştir. Tedavi gideri yönünden, davacı vekili ıslah dilekçesi ile davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle ameliyat ve tedavi gideri olarak 13.578,00 TL civarında harcaması olduğunu belirtmiştir. Sunulan belgeler ile davacının geçirmiş olduğu iş kazası arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmakla davacının 13.578,00 TL tedavi gideri hüküm altına alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, "Asıl dosya ve birleşen dosya açısından davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Taleple bağlı kalınarak 1.013.800,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 13.578,00 TL tedavi giderinin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19.03.2014 tarihinden, bakiyesinin de ıslah tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince başvurusunda bulunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, meydana gelen kazada davacıya kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, yargılama sırasında alınan kusur raporlarının çoğunda davalının %90 kusurlu bulunmuş iken davalının %65 kusurlu tutulduğu raporun dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat oranının son derece az olduğunu, davacıya yaptırılan yer temizliği işinin staj kapsamında yaptırılan bir iş olmadığını, kaza sonucunda davacının vücudunda %70’e varan 2. ve 3. derece yanıklar oluştuğunu, genç yaşında bu kadar büyük travma yaşayan davacı için hükmedilen 60.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu,maluliyetin düşük belirlendiğini,maddi tazminat tutarının düşük hesaplandığını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı işverenin %60 kusur izafesinin fahiş olduğunu, davacının kusurunun az hesaplandığını yargılama boyunca davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bu hususun görmezden gelinerek yenilenen asgari ücrete göre yapılan hesap doğrultusunda karar verilmiş olmasının bozma nedeni olduğunu, davacının Bursa 5. İş Mahkemesinde birleştirme talepli dava açtığını, burada derdest bir davanın varlığının kabul edilmesi gerektiğini, birleştirme kararı verilmeden derdestlik nedeniyle davanın reddi gerekirken savunma haklarının kısıtlanarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, miktarın fahiş olduğunu,davacının stajyer iken asgari ücretin %30'u kadar ücret almasına karşın bu hususun göz önüne alınmadan hesaplama yapıldığını,askerlik döneminin hesaplamadan düşülmediğini, tedavi giderlerinin belirlenebilir bir alacak olmasına karşın bu talep yönünden HMK 107 inci madde kapsamında ıslahla artırılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı yönünden kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davanın yasal dayanakları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi hükümleridir. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 5/b maddesi, "b) (Değişik: 13/2/2011-6111/24 md.) 05.06.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu'nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslekî ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82. maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ..." 3. maddesi, "3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını, 4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, 5) Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını, 6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi, ... ifade eder." 3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu'nun 18. maddesi, "(Değişik : 29.06.2001 - 4702/13 md) On ve daha fazla işçi çalıştıran işletmeler, çalıştırdıkları işçi sayısının yüzde beşinden az, yüzde onundan fazla olmamak üzere, meslek lisesi öğrencilerine beceri eğitimi yaptırırlar." 25. maddesinde, "Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar; aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile işyeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin % 30'undan aşağı ücret ödenemez. Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur. Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır. Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin akdedilmesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanır. Sigorta primleri 1475 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesi gereğince bunların yaşına uygun asgari ücretin % 50'si üzerinden Bakanlık bütçesine konulan ödenekle karşılanır." düzenlemeleri mevcuttur. Dosya kapsamından 08.08.1995 doğumlu davacının kaza tarihi olan 23.08.2015 tarihinde meslek lisesi öğrencisi olarak zorunlu stajını yapmak üzere davalı tarafından işletilen oto servisinde çalıştığı, zemini temizlemesi için kendisine verilen tiner, su ve deterjan karışımını arkadaşlarıyla birlikte zemine döküp yaydıktan sonra zeminde bu karışım olduğu halde elindeki çakmağı çakması sonucu ortamın alev alması sonucu bu alevin ortasında kalan davacının vücudunda 2. ve 3. derece yanıkların oluştuğu, sürekli iş göremezlik oranının %24 olarak tespit edildiği, öğrenim gördüğü okuldan gelen cevabi yazıya göre 2013 yılı Ağustos ayında davacının davalı işyerinde zorunlu stajını yaptığının bildirildiği,staj evrakında da davacının kaza tarihinde 11. Sınıf öğrencisi olduğu, 12. Sınıftan sonra mezun olacağının belirtildiği görülmektedir. Davacının kaza tarihindeki ücretine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan asgari ücret miktarı düzeyinde geliri olduğu değerlendirmesi ile düzenlenen hesap raporuna itibar edilerek neticeye gidildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacının meslek eğitimi yapması, iş yerinde stajyer olarak bulunması nedeniyle, staj dönemi için işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin %30'undan aşağı ücret ödenemeyeceği şeklindeki yasa hükmü doğrultusunda, davacının kaza tarihinde aldığı ücretin belirlenmesi için tarafların göstereceği tüm deliller değerlendirilmek suretiyle ve ancak asgari ücretle çalıştığı kanıtlanabiliyor ise asgari ücreti dikkate alarak, sonraki dönem için ise şimdiki gibi ücreti esas alınmak suretiyle maddi zararın hesaplanacağını gözeterek, davacının staj süresindeki gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek sonrasında yeniden, yukarıda belirtildiği şekilde hesap raporu alınmak suretiyle bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.