10. Hukuk Dairesi 2025/16044 E. , 2026/1714 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/676 E., 2025/1019 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/257 E., 2022/365 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliy…
10. Hukuk Dairesi 2025/16044 E. , 2026/1714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/676 E., 2025/1019 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/257 E., 2022/365 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin davalı şirkette depo görevlisi olarak çalıştığını, 06.02.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, ayağının kayması sonucunda 2 m yükseklikte sağ omzunun üzerine düştüğünü, organın işlevinde sürekli bir azalma olduğunu, kaza sonrasında şirketin kendisi ile ilgilenmediğini, kaza ile ilgili şirketin kusuru bulunduğunu, 22 ay boyunca çalışamadığını, 10 ay boyunca SGK'dan işsizlik ödeneği aldığını beyanla, şimdilik işkazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı için 2.000 TL maddi tazminat, maluliyeti nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini" dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davacının kendi kusurlu davranışı nedeniyle yaralanmaya neden olduğunu, Saray ... ceza davasının halen devam ettiğini, şirketin herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, iş yerindeki kazadan sonra davacının merdivenlerden düşerek kolunu ve omzunu ameliyatlık hale getirdiğini beyan ederek, açılan davanın reddini" savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece tesis edilmiş olan kararın, müvekkili şirket ve dosya muhteviyatı bakımından yeterli, açıklayıcı ve denetime elverişli olmadığını, hukuken muteber bir yanı bulunmadığını, bilirkişi raporlarına yönelik yapmış oldukları itirazlar üzerine 11.03.2021 tarihli ek rapor tesis edildiğini fakat söz konusu ek raporda, kök rapordaki tespitlerle bağlı kalındığını, Dava konusu olay hakkında Saray Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/709 soruşturma numaralı dosyası ile davacının kendi kusurlu davranışı ile yaralanmasına kendisinin neden olduğunu tespit ederek; 27.05.2010 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, kazanın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı halde yerel mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, davacının, müvekkili şirkette olay tarihinden 11 gün önce 26.01.2010 tarihinde işe girdiğini, işe girerken kendisine "Çalışanlar için Sağlık ve Güvenlik Kuralları" başlıklı 6 sayfadan ibaret belgelerin okunduğunu ve okuduğuna ilişkin imzasının alındığını, bu belgelerde davacının hangi güvenlik kurallarına dikkat etmesi gerektiğinin, iş yerindeki iş güvenliğini bozacak yasaklar ve görevlerin ayrıntılı olarak bildirildiğini, ayrıca 26.01.2010 tarihinde düzenlenmiş olan tutanakla da sabit olunacağı üzere; davacının, iş yerinde "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Eğitimi" aldığını ve bu eğitimi aldığına ilişkin belgeyi imzaladığını, hatta müvekkili şirket tarafından, alınması gereken önlemleri arttırmak adına; davacının iş güvenliği için istifleme işini kontrol etmek üzere bir personel daha istihdam edildiğini, Davacı tarafından iddia edilen, müvekkili şirketin iş yerinde gerekli olan iş güvenliği tedbirlerini almadığı yönündeki beyanların kabul edilemeyeceği gibi; davacının uğramış olduğu söz konusu sonuç ve zararlardan dolayı müvekkili şirketin kusurlu olduğundan bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, Davacının, yumuşak doku zedelenmesi teşhisi konulduktan sonra, iş dışında merdivenlerden düşmesi nedeniyle kolunun ve omzunun zarar görmesine sebebiyet verdiğini, söz konusu hususun yerel mahkemece inceleme konusu yapılmadığını, eksik hüküm tesis edildiğini, Yerel mahkemece bilirkişi raporlarına ilişkin sunmuş oldukları itirazlar gözetilmeksizin hüküm tesis edildiğini, davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik nedeni ile uğramış olduğu zararın 74.045,85 TL olarak hesap edildiğini, davacının dikkatsiz ve özensiz bir şekilde kendi kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hukuki dayanaktan yoksun şekilde belirlenen kusur oranlarına göre tazminat oranlarının belirlendiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin zarar hesabından tenzil edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Hükme esas alınan hesap raporunda, davacıya bağlanan 7.251,63 TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerli gelirin, davalının kusuru dikkate alınarak hesaplamadan mahsup edildiği görülmekte ise de, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri mahsup edilmemiştir. Dosya içerisindeki kayıtlara göre, davacıya toplamda 5.131,10 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış olup, davalının kusur oranı olan %90 üzerinden Dairemizce mahsup işlemi yapılmıştır. Buna göre geçici iş göremezlik ödemesi olarak ödenen 5.131,10 TL'nin %90'ı olan 4.617,99 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye maddi tazminat alacağı 74.045,85TL - 4.617,99 TL = 69.427,86 TL olarak hesaplanmıştır. Talep artırım dilekçesindeki miktar ile bağlı kalınarak yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. Davalı vekili bu yöndeki istinaf isteminde haklıdır..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13., 16., 20. ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi