Başvuru, şirket zararının tazmini istemiyle açılan sorumluluk davasının reddine karar verilmesine rağmen ilgili kanun maddesi hatalı yorumlanarak davada kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine nispi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve maddenin Anayasa ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi gerektiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, şirket zararının tazmini istemiyle açılan sorumluluk davasının reddine karar verilmesine rağmen ilgili kanun maddesi hatalı yorumlanarak davada kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine nispi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve maddenin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi gerektiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/9/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 19/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 17/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 17/2/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, 3/3/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını süresi içinde ibraz etmemişlerdir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları şirketin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 13/2/2004 tarihinde alınan kararla el konulmuştır. Başvurucular aleyhine, görevli oldukları şirketi 2002, 2003 ve 2004 yıllarında yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak zarara uğrattıkları gerekçesiyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mahkeme) 28/12/2006 tarihinde şirket adına denetim kurulu üyeleri tarafından sorumluluktan kaynaklanan tazminat davası açılmıştır. Dava açıldığında talep edilen tazminat miktarı 000 TL iken sonraki süreçte ıslah yoluyla bu miktar 366,45 TL’ye yükseltilmiştir. Yargılama sırasında dosyaya sunulan ve davacı şirket ile TMSF arasında düzenlenen 1/5/2007 tarihli temlik sözleşmesi gereğince davaya ilişkin tüm alacak ve hakların davacı şirket tarafından TMSF’ye devri üzerine dava, TMSF tarafından devam ettirilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkemece 8/3/2010 tarihli ve E.2006/788, K.2010/115 sayılı karar ile davacı şirketin zarara uğradığının ispatlanamadığı, bir zarara uğramış olduğu kabul edilse bile zararın davalı olan başvurucuların kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme dava sonunda 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun maddesinin son fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2010 yılıAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 000 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak başvurucular ve diğer bir davalıya müştereken ödenmesine karar vermiştir. Bu karar, davacı ve başvurucular tarafından temyiz edilmekle Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/10/2012 tarihli ve E.2010/10853, K.2012/14792 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucuların karar düzeltme istemi aynı Dairenin 24/5/2013 tarihli ve E.2013/3766, K.2013/10776 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Nihai karar başvuruculara 2/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 2/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 5411 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: "Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması hâlinde, bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde Fon tarafından dava açılabilir. Fon bankalarının hisselerinin üçüncü kişilere devir veya intikali hâlinde banka tarafından, bankanın eski ortakları, yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. Bu bankaların başka bir bankaya devredilmesi ya da başka bir banka ile birleşmesi, hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi ya da tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu işlemlerin tamamlanmasını takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabilir. Dava açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan genel kurul kararı yerine geçer. Bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir." 5411 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: "Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, Fon bankalarının; a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin,b) Hâkim ortağı olan tüzel kişilerin,c) Gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin,d) Yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının,Bu maddede belirtilen şirketlerde sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir....(Ek fıkra: 08/03/2006-5472 S.K./mad) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrası ile bu madde kapsamında olan şirketler ile sermayesinin % 50’sinden fazlasını temsil eden hisselere Fonun, Fon Bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, yönetim kurulları tarafından alacaklılarına ve borçlularına Fonun belirlediği esaslar çerçevesinde yapılacak ilânı müteakiben düzenlenen bilançoları esas alınarak Fon Kurulu kararı ile İcra ve İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın tasfiye olunur. Tasfiyeye ilişkin Fon Kurulu kararı şirketin infisah ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek kalmaksızın terkin olunur. Tasfiye kararı aleyhine ilgililer tarafından açılacak davalar Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflas ve ihyası istenemez. Yapılan ilân neticesinde kayıt altına alınan alacaklar Fon tarafından bu Kanun, 6183 sayılı Kanun ve İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesine uygun olarak düzenlenecek sıra cetveli ile tasfiye kararı verilen şirketin alacaklılarına dağıtılır. Bu madde hükümlerine uygun olarak tasfiye olunan şirketlerin hâkim ortakları ve yöneticileri ile üçüncü şahıslar aleyhine açılan şahsi sorumluluk, iflas ve alacak davaları kanunî halef; ceza davaları kanunî müdahil sıfatıyla Fon tarafından devam ettirilir..." 24/12/2009 tarihli ve 27442 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2010 yılı AAÜT’nin maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. " 2010 yılı AAÜT’nin ikinci kısmının ikinci bölümü şöyledir:"Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret ... Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 000,00 TL ..."