1. Hukuk Dairesi 2011/9887 E. , 2011/9450 K. "" MAHKEMESİ : FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları M.'in çekişme konusu taşınmazların bir kısmını ölünceye kadar bakma akti ile bir kısmını satış suretiyle davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir. 03.05.2005 tarihli dilekçe ile 3.kişiye temlik edil…
**1. Hukuk Dairesi 2011/9887 E. , 2011/9450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları M.'in çekişme konusu taşınmazların bir kısmını ölünceye kadar bakma akti ile bir kısmını satış suretiyle davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir. 03.05.2005 tarihli dilekçe ile 3.kişiye temlik edilen taşınmaz yönünden tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil ve tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de hükme yeterli bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.