Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11071 E. , 2024/9059 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11071 Karar No : 2024/9059 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11071 E. , 2024/9059 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11071 Karar No : 2024/9059 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuklarının 2014-2016 eğitim-öğretim dönemlerine ilişkin öğrenim kaydının bulunduğu, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bununla birlikte davacının Bylock programını kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan 09/04/2019 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacının Bylock kullandığının tespit edildiğinin belirtildiği ve yazı ekinde buna ilişkin sorgu tutanağının gönderildiği, bu durumda, her ne kadar davacı, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını reddetmiş ise de, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibata gerekçe yapılabilecek delillere yönelik açıklamalar ve dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesi neticesinde, davacının ileri sürdüğü hususlara itibar edilmeyerek, FETÖ/PDY terör örgütü ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair OHAL Komisyon kararında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki 24/02/2020 tarihli duruşma esnasında verdiği sözlü beyanını aynen tekrarla, idari yargı merciilerince eksik inceleme yapılarak, hatalı ve gerekçesiz olarak karar verildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, ByLock programını kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının, sendika, dernek, vakıf üyeliğinin, SGK kaydının, HTS kaydının bulunmadığı, gazete ya da dergi aboneliğinin olmadığı, Digitürk aboneliğinin bulunmadığı, sabit hatlardan ardışık aranmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından olan sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, idarece sunulan iddiaların gerçeği yansıtmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme gerekçesiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından, c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, davalı idarede uzman yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., ... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu ve kararın kesinleşmediği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. İdare Mahkemesince, 09/04/2019 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazı ekinde sunulan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunda, davacının kullanımında olan ve adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının ... tarihinde ve ... User İd ile ByLock kaydı bulunduğu bilgisinin verilmesi üzerine davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., ... sayılı beraat kararında da "...Her ne kadar sanığın Bylock kullanıldığı iddia edilen ve sanığın üzerine kayıtlı ... numaralı GSM hattı ile Bylock programını kullandığı iddia edilmiş ise de; bylock tespitine ilişkin ... ID numaralı bylock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde kayıtlı birçok kişinin erkek olduğu, kayıtlı kişilerin kullanıcı kişiyi '' ..., ..., ..., ... '' şeklinde kaydettiklerinin görüldüğü, dava konusu olan hattın sanık tarafından kullanıldığının tespit edildiği, hattın sanık tarafından kullanılması hususu ile bylock tespit ve değerlendirme tutanağının içeriğinin çeliştiği, tanık A.T. beyanında; bylock programını kullanmadığını, bylock kullanıldığı iddia edilen hattı eşinin kullandığını beyan ettiği, tanık S.D. beyanında; sanığı tanımadığını, örgüt ile bağlantısının olmadığını, hakkında bylock iddiasının bulunduğunu ve bu hususta ceza aldığını beyan ettiği, tanık Y.Ç. beyanında; bylock programını kullanmadığını, sanığı tanımadığını, bylock programı ile ilgili yargılandığını ve ceza aldığını beyan ettiği, tanık A.Ö. beyanında; sanığı tanımadığını, bylock programını kullanmadığını, bylock programı ile ilgili yargılandığını ve ceza aldığını beyan ettiği, bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın bu beyanının aksini gösterecek ve bu hususta şüpheyi giderecek mahiyette bir delilin de dosya arasına girmediği, sanığın Bylock adlı programı kullandığı hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği...Ayrıca sanığın facebook isimli sosyal medya platformu üzerinden örgüte müzahir paylaşımlar yaptığı, örgütün okullarında çalıştığı, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, dijital materyalleri incelendiğinde örgüte müzahir aktif haber, bank asya, bugün, cihan, herkul, rota haber ve zaman sitelerine giriş yaptığının görüldüğü, bu hususların sanığın örgüt ile irtibatını gösterir mahiyette olduğu..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, davacı adına kayıtlı olan ve ByLock uygulamasının yüklendiği ve kullanıldığı 535.....02 GSM numarasının davacı tarafından mı yoksa davacının iddia ettiği gibi kendisinin değil, eşi tarafından mı kullanıldığı, ayrıca davacının Bank Asya hesabının bulunup bulunmadığı, sosyal medya paylaşımları ve dijital materyal incelemeleri hususunda da değerlendirme ve araştırma yapılmayarak, davacı hakkında ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği görülmüştür. Diğer yandan, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında "başvurucunun FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan Atlantik Eğitim Yayın Taşımacılık Bilgisayar Ticaret A.Ş.'de 16/09/2005-02/02/2008 tarihleri arasında ve Anadolu Kurul Eğitim Öğretim Turizm Reklam Pazarlama İthalat İhracat Sanayi Ticaret A.Ş.'de 15/09/2008-30/12/2009 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu, 16/09/2008-16/09/2010 tarihleri arasında FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan Özel Cemal Şaşmaz Kolejinde çalışma kaydının bulunduğu, başvurucunun, FETÖ/PDY 'ye aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına Ağustos 2012 ile Ekim 2012 tarihleri arasında toplam (3) ay sendika kesintisinin yer aldığı" tespitinin yer aldığı, ancak bu iddia hakkında değerlendirme yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin somutlaştırılmak suretiyle değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda bir değerlendirme ve araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin reddi ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.