5. Hukuk Dairesi 2025/10694 E. , 2026/4850 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/927 Esas, 2025/1413 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/710 Esas, 2024/73 Karar Taraflar arasındaki taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin da…
5. Hukuk Dairesi 2025/10694 E. , 2026/4850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/927 Esas, 2025/1413 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/710 Esas, 2024/73 Karar Taraflar arasındaki taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar olduğu dava konusu Kırıkkale ili, ..., Kırıkköyü 2 12... parsel ve 1 49... parsel sayılı taşınmazların hiçbir kamulaştırma yapılmadan ve bedel ödenmeden 28.10.1991 tarihinde onaylanan ... Kuşak Ağaçlandırma Projesi kapsamında ağaçlandırma yapılarak taşınmazların ağaçlandırma sahası içine alındığını, 04.05.1999 tarihinde yapılan orman kadastrosu çalışmaları sonucunda Maliye Hazinesine devrinin yapılarak tel örgü içine alındığını, taşınmazların tapuya tescil edilirken orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edilmelerinin Orman Genel Müdürlüğünün davada taraf olma sıfatını etkilemeyeceğini, 28.10.1991 yılında yapılan ağaçlandırma ile taşınmazlara fiilen el atıldığını, taşınmazlar Orman Kadastro çalışmaları neticesinde orman sınırları içine alınmışsa da tapu kaydının halen müvekkilleri adına olduğunu, taşınmazlara fiilen el atılması nedeniyle müvekkillerinin tasarruf hakkının kısıtlandığını ileri sürerek şimdilik 8.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların bulunduğu mahalde orman kadastro çalışmalarının 04.05.1999 tarihinde tamamlandığını, askı ilan sürecinin herhangi bir itiraz olmaksızın kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın Yüzüncüyıl Devlet Ormanı içinde kaldığını, davacıların süresinde dava açmadığını davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, ormanlar tapuya tescil edilirken Maliye Hazinesi adına tescil edildiklerinden husumet yönünden de davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların bulunduğu mahalde orman kadastro çalışmalarının 04.05.1999 tarihinde tamamlandığını, askı ilan sürecinin herhangi bir itiraz olmaksızın kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın Yüzüncüyıl Devlet Ormanı içinde kaldığını, davacıların süresinde dava açmadığını davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazların ... tarafından işlemlerinin bitmesine müteakip Hazine adına tescilinden sonra ... adına tahsisi yapıldığını, bu nedenle Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların uzlaşma başvurusu yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Orman Genel Müdürlüğüne tahsisli olması nedeniyle husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazlarda orman kadastrosunun 04.06.1999 tarihinde itiraz olmaksızın kesinleştiğini bu nedenle davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların, tarla ve bağ vasfında davacılar ve dava dışı şahıslar adına kayıtlı olduğu, taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosunun 04.06.1999 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın orman parseli içerisinde kaldığının anlaşıldığı, her ne kadar Mahkemece dava kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilmiş ise de davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan tazminat davası olduğu, bedelden Maliye Hazinesinin sorumlu olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece sonuç itibarıyla ... hakkında açılan davanın sıfat yokluğundan reddine, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmek suretiyle dahili davalı ... Hazinesi yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.