T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1065 - Karar No:2026/480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/1065 KARAR NO : 2026/480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2022/430 E-2024/482 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1065 - Karar No:2026/480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/1065 KARAR NO : 2026/480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2022/430 E-2024/482 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin, taraflar arasında 05.08.2016 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca davalı şirketin belirtilen adresindeki işletmesine ait doğalgaz istasyonu ile yer altı hattının kurulması, yer üstü boru hattının buhar kazanına ulaşacak şekilde tesis edilmesi işlerini sözleşme şartlarına uygun şekilde yerine getirerek davalı şirkete teslim ettiğini, işin yapımı sırasında, müvekkili şirket adına çalışan bir iş makinesince Organize Sanayi Bölgesi'ne ait elektrik hattına hasar verildiğini, davalı şirket Organize Sanayi Bölgesi Yönetimine bu hasarın onarımı karşılığı KDV dahil 35.400 TL tutarında ödeme yaptığını öne sürerek yansıtma faturası adı altında 23.12.2016 tarih ve 260221 tarihli KDV dahil 35.400 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, faturanın müvekkili şirkete 27.12.2016 tarihinde teslim edilmiş, müvekkili şirketinse fatura içeriğine itirazla faturayı iade ettiğini, fatura iade edilmiş olmasına karşın davalı şirketin alacaklı olduğunu ileri sürerek müvekkili şirket aleyhine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/1982 E. Sayılı dosyası ile 4.399,70 TL tutarlı icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin halen 31.000,00 TL bakiye alacağı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07.05.2024 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, dava değerini 29.456,98-TL'ye yükselterek, ıslah harcını yatırmış olup, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket aleyhine açılmış olan işbu davanın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında doğalgaz hattı sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu sözleşme gereğince davacı şirketin müvekkili şirket işletmesine ait doğalgaz hattı imalat ve montaj ve devreye alma işini yüklendiğini, davacı tarafça ise sözleşme gereğince yapılan işin gereği gibi yerine getirilemediğini ve işin yapımı esnasında davacı şirkete ait iş makinesinin organize sanayi bölgesine ait elektrik hattına hasar verdiğini, davacı firmanın verdiği zararın müvekkili şirketçe ödendiğini, zamanaşımı, hak düşürücüsü süre, takas ve mahsup itirazında bulunduklarını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılmış davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Dava, Alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının organize sanayi bölgesindeki elektrik hattına hasar vermesi sebebiyle davalının davacıya 23/12/2016 tarihli 35400 TL yansıtma fatura düzenlemekte haklı olup olmadığı, 05/08/2016 tarihli sözleşme gereğince davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. İnşaat mühendisi bilirkişi ve elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli raporda özetle; dosya üzerinden yapılan incelemede; dava konusu 31.08.2016 tarihli Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi tarafından davalı ... Ambalaj Sanayi Anonim Şirketine bakım onarım tamir bedeli adı altında KDV dahil 35.400,00-TLbedelindeki fatura içeriğine ait dava dosyası içerisinde yeterli bilgi ve belge bulunmadığını, dosya içerisindeki belgeler birbiri ile uyuşmadığını, düzenlenen faturada bakım onarım tamir bedeli olarak belirtilmekte olup, Eskişehir Sanayi Odasından gelen belgelerde “Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi altyapı tesislerine ve diğer kurum ve kuruluşların altyapı tesislerine ve komşu parsel altyapı tesislerine verecekleri zararları karşılamayı düzenlenecek fatura, tamirat bedeli ile birlikte fabrikaların üretim kayıplarını da içerecek ve zararın büyüklüğüne göre OSB yönetimince tespit edilecek olup en az 30.000,00-TL + KDV tutarında olacaktır” denilmekte olup içerisinde üretim kayıplarının da bulunduğunun anlaşıldığını, dosya içerisinde bazı belgelerde doğalgaz tesisi kazısı bazılarında ise güç arttırımı çalışmaları denildiğini, dosya içerisindeki fotoğraflar ve belgeler net olmayıp anlaşılamadığını, dava konusu faturaya ait, fotoğrafların renkli ve mümkünde dijital olarak sunulması gerektiğini, yukarıda belirtilen çelişkileri giderecek şekilde, Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi’nden dava konusu faturaya ait ayrıntılı hesaplama tablolarının, (hangi kabloya zarar verildiği, kabloya kaç yerde zarar verildiği, kablo kesitinin kaçlık olduğu, hasarın ne şekilde giderildiği, kablo eklenmesi yapıldıysa kaç metre eklendiği, ek yapıldıysa cinsi v.s., fatura içeriğinde üretim kaybı varsa ne şekilde hesaplandığı v.s. ) tüm bilgi ve belgelerin istenilerek dosyaya sunulması gerektiğini, dava konusu faturanın doğalgaz kazısı çalışmaları sonucunda mı yoksa güç arttırımı çalışmaları sonucunda mı oluştuğu konusunda çelişkinin giderilmesi gerektiğini bildirmişler, 26.11.2023 tarihli ek raporda özetle; dava konusu 31.08.2016 tarihli Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi tarafından davalı ... Ambalaj Sanayi Anonim Şirketine bakım onarım tamir bedeli adı altında kesilen KDV dahil 35.400,00-TL bedelindeki faturanın, bakım onarım tamir bedeli işlerine ait olmadığı, izinsiz yapılan kazı ceza bedeli olduğunun anlaşıldığını, 29.08.2016 tarihli İhbar belgesinde;" saat: 12:00 da 11. Cadde ...) Firmasının koparttığı F/O kablosunun eki yapıldı. 2 adet ek tüpü ve 5 m. 4 Cor F/O kablo kullanıldı." denildiğinden belirtilen miktarlara göre ve hasar tarihi itibarıyla, hasar bedeli KDV dahil 543,02-TL olarak hesaplandığını, hasar verilen kablo enerji sistemine ve trafoya ait bir kablo olmayıp, fiber optik zayıf akım data taşıma kablosu olduğunu bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin dava dilekçesinde: Davacının 05/08/2016 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirjete ait doğalgaz istasyonu ile yeraltı hattının kurulması, yerüstü boru hattının buhar kazanına ulaşacak şekilde tesis edilmesi işlerini sözleşme şartlarına uygun şekilde yerine getirerek davalıya teslim ettiği, işin yapımı sırasında davacı şirket adına çalışan bir iş makinesinin Organize Sanayi Bölgesine ait elektrik hattına zarar verdiği, davalı şirketin organize sanayi bölgesi yönetimine bu hasarın onarımı karşılığı 35.400-TL ödeme yaptığını öne sürerek 23/12/2016 tarihli 35.400-TL. Bedelli yansıtma faturası düzenlediği, davacının faturayı iade ettiği, davalı şirketin alacaklı olduğunu ileri sürerek davacı şirket aleyhine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/1982 E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davacının icra takibine itiraz ettiği, iade edilen fatura ver tüm ödemlerden sonra davacı şirketin 31.000-TL tutarında alacağı bulunduğu, ancak elektrik hattı hasarının onarımı bedelinin gerçek tutarı davacı şirketçe bilinmediğinden bakiye alacağının ne kadarının adı geçen onarım bedeline mahsup edilmesi gerektiği bilinemediğinden fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 1.000-TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği; Davalı vekilinin cevap dilekçesinde: taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı şirketin davalının işletmesine ait doğalgaz hattı imalat ve montaj ile devreye alma işini yüklendiği, işin yapımı esnasında davacı şirkete ait iş makinesinin organize sanayi bölgesine ait elektrik hattına hasar verdiği, bu zararın da organize sanayi bölgesi tarafından davalı şirkete fatura edildiği, davacı firmanın verdiği zararın davalı tarafından ödendiği, akdedilen sözleşme gereğince davacının imalat ve montaj yaptığı süre içinde diğer imalatlara ve 3. Şahıslara verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu, davalı şirketçe sözleşmeye uygun olarak davacı firmaya fatura düzenlendiği, asıl alacaklı olanın davalı şirket olduğu iddia edilerek davanın reddini istediği, 26.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler dava konusu 31.08.2016 tarihli Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi tarafından davalı ... Ambalaj Sanayi Anonim Şirketine bakım onarım tamir bedeli adı altında kesilen KDV dahil 35.400,00-TL bedelindeki faturanın, bakım onarım tamir bedeli işlerine ait olmadığı, izinsiz yapılan kazı ceza bedeli olduğunun anlaşıldığını, 29.08.2016 tarihli İhbar belgesinde;" saat: 12:00 da 11. Cadde ... ( ...) Firmasının koparttığı F/O kablosunun eki yapıldı. 2 adet ek tüpü ve 5 m. 4 Cor F/O kablo kullanıldı." denildiğinden belirtilen miktarlara göre ve hasar tarihi itibarıyla, hasar bedeli KDV dahil 543,02-TL olarak hesaplandığını, hasar verilen kablo enerji sistemine ve trafoya ait bir kablo olmayıp, fiber optik zayıf akım data taşıma kablosu olduğunu bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 07/05/204 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği ve dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000-TL tutarındaki talebi ıslah yoluyla 28.456,98-TL artırarak toplam 29.456,98-TL talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile 29.456,98 TL nin 09/05/2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmeye aykırı karar verildiğini, raporlara karşı beyanları doğrultusunda bir değerlendirme yapılmadığını, cezanın davacıdan kaynaklı olduğunu, sözleşmede olaşacak tüm zararlardan davacının sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının hatalı eyleminden kaynaklanan zararın davalı üzerinde bırakılamayacağını, gerekli her türlü iznin davacı tarafça alınması gerektiğini, fatura bedeli ve içeriği için belirsizlik olduğu ileri sürülmüş olup, fatura cezaya ilişkin olsa dahil davacının sorumlu olacağını, davacının üç fabrikaya ait elektrik trafo enerjisinin kesilmesine neden olduğunu ve OSB müdürlüğünün tüm zararları toplayarak faturalandırdığını, hasarlı elektrik hattının müvekkilinin tamir ettirdiğini ve ayrıca fabrikaların duruş maliyetleri ve izinsiz yapılan kazının ceza maliyetlerini de müvekkilinin ödediğini, sözleşmede verilen tüm zararlardan davacının sorumlu olacağı düzenlendiğinden müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, zamanaşımı süresi dolduğunu, hakdüşürücü süre ve takas mahsup iddiasının dikkate alınmadığını, yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti, faiz oranı, başlangıç tarihi yönünden kararı kabul etmediklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Eser sözleşmesinden doğan alacaklar için TBK’nın 147/6 maddesindeki beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre, yine aynı Kanunun 149. maddesi uyarınca davacı yüklenicinin alacağının muaccel olduğu tarihten işlemeye başlayacaktır. Alacağın muaccel hale geldiği tarih ise, eserin iş sahibine teslim edildiği tarihtir. Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnızca dava açılmış olan kısım için kesildiğinden bu davanın açıldığı tarih ıslahla artırılan miktar için zamanaşımı başlangıcına esas alınamaz. Bu nedenle ıslahla artırılan miktar için zamanaşımının dolup dolmadığı dava tarihine göre değil, ıslah tarihine göre hesaplanır. Bunun sonucu olarak, alacağın zamanaşımına uğramaması için kısmi davada istenmemiş olan miktar bakımından ıslahın zamanaşımı süresinde yapılması gerekir. (Yargıtay 6 H.D 2024/2700 E- 2025/3216 K.vb.) Somut olayda, davalı tarafça gerek dava dilekçesine karşı gerekse ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece, eserin teslim tarihi konusunda tarafların beyan ve delilleri değerlendirilerek dava ve ıslah tarihi itibariyle, eserin teslim tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı konusunda bir değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2- Eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır (TBK md. 472/3). Türk Borçlar Kanunu'ndaki bu hükümle düzenlenen genel ihbar yükümlülüğü (uyarı görevi) yüklenicinin sadakat borcunun gereğidir. Yüklenicinin uyarı görevinin ortaya çıkması iş sahibinin sağladığı malzemenin, teslim ettiği iş alanının, gösterdiği arsanın eserin meydana getirilmesine veya işin gereği gibi yapılmasına elverişli olmaması gibi değişik nedenlere dayalı olabileceği gibi iş sahibinin talimatlarının yapılacak işin niteliğine uygun olmaması gibi nedenlere dayalı da olabilir. Yüklenicinin bu gibi durumlarda sorumluluktan kurtulabilmesi için iş sahibini uyarma görevini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde yüklenici bu yükünü yerine getirmemesi sonucu doğacak zararlardan 6098 sayılı TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumlu olur. Yüklenici uyarı görevini yerine getirmiş olmasına rağmen, iş sahibinin talimatında ısrar etmesi halinde yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. İş sahibinin aksini iddia etmesi halinde, uyarı görevini yerine getirdiğini, ancak iş sahibinin talimatında ısrarı nedeniyle eserin bu şekilde yapıldığını yüklenici ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 6. H.D 2023/2885 Esas-2024/5158 Karar, 2022/3475 Esas-2023/4077 Karar vb.) Taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak kazı izninin kim tarafından alınacağına dair bir hüküm bulunmadığından, kazı izninin iş sahibi davalı tarafından alınması gereklidir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, yüklenici davacının, davalıyı gerekli izinleri alması için TBK'nın 472/3. maddesi gereğince ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Eldeki davada, dava dışı OSB Müdürlüğünün izinsiz kazı yapılması nedeniyle davalı iş sahibine ceza faturası kestiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan hukuksal durumlar karşısında, davacı yüklenicinin TBK'nın 472/3 maddesi gereğince davalıya kazı izni için gerekli uyarıyı yapıp yapmadığı, uyarı yaptı ise, davalı iş sahibinin işin yapılmasında ısrar edip etmediği hususlarında tarafların delilleri değerlendirilerek, davacı yüklenicinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden izinsiz kazı yaptığının anlaşılması halinde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağından, OSB Müdürlüğünce kesilen cezanın davacı hakedişinden mahsup edilmesi gerekirken bu hususta hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da kabule göre doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 gün ve 2022/430 Esas 2024/482 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan 504,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 07/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır