Başvuru, psikolojik tacizden kaynaklanan zararların giderilmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; psikolojik tacizden kaynaklanan zararların giderilmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 30/4/2018 ve 15/5/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2018/12825 numaralı başvuru dosyasının kişi ve konu yönlerinden hukuki irtibat nedeniyle 2018/11320 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Emniyet amiri rütbesinde olan başvurucu, Ankara'dan Şırnak'a atanmış ve 25/7/2013 tarihinde Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğünde göreve başlamıştır. Başvurucu Emniyet Genel Müdürlüğünün 22/2/2014 tarihli işlemi ile istihbarat branşından çıkarılarak genel hizmet kadrosuna aktarılmış, Şırnak Emniyet Müdürlüğünün 26/2/2014 tarihli işlemi ile de İş Sağlığı ve Güvenliği Büro amiri olarak atanmıştır. Anılan işlemlerin iptali istemiyle açtığı davada Mardin İdare Mahkemesince 18/7/2014 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, idarece karara yapılan itiraz reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucu 11/9/2014 tarihinde önceki görev yeri olan İstihbarat Şube Müdürlüğüne atanmıştır. İdare Mahkemesince 31/10/2014 tarihinde işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de bu karar Danıştay Onaltıncı Dairenin 13/5/2015 tarihli kararıyla usul yönünden bozulmuştur. İdare Mahkemesince 16/11/2016 tarihinde bozma kararına uyularak dilekçenin reddine karar verilmiş, başvurucu yenilediği dilekçe ile Emniyet Genel Müdürlüğünün 22/2/2014 tarihli işleminin iptalini talep etmiştir. Dava, İdare Mahkemesinin 18/10/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; istihbarat birimi ve branşının özelliği dikkate alındığında, istihbarat hizmeti gibi devlet güvenliğini ilgilendiren önemli bir pozisyonda hangi personeli istihdam edeceği konusunda davalı idarenin geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu, işlemin hizmet dışı nedenler esas alınarak ya da takdir yetkisi kötüye kullanılarak tesis edildiği noktasında dava dosyasında da bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. İstinaf başvurusunun reddi üzerine karar kesinleşmiştir. Başvurucu bu arada Şırnak Emniyet Müdürlüğünün 16/1/2015 tarihli işlemi ile personel ihtiyacı nedeniyle geçici olarak Koruma Şube Müdürlüğünde görevlendirilmiştir. Başvurucunun anılan işleme karşı açtığı davada Mardin İdare Mahkemesinin 12/5/2015 tarihli kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, bu karar yapılan itiraz üzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesinin 29/7/2015 tarihli kararıyla kaldırılarak yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiştir. İdare Mahkemesi 7/10/2015 tarihinde yaptığı toplantıda başvurucunun görevlendirildiği birimde belli bir süreyle hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve görevlendirilmesinin hukuken geçerli haklı nedenlerle yapıldığına dair bilgi ve belgenin sunulmadığı, istihbarat birimindeki görevinde başarısızlığına ilişkin somut belirlemede bulunulmadığı, işlemin hukuki dayanağının ortaya konulamadığı, geçici görevlendirmenin süre öngörülmeksizin ucu açık olarak tesis edildiği gerekçeleriyle işlemin iptaline karar vermiştir. Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi itiraz üzerine incelediği dosyada 8/3/2016 tarihli kararıyla iptal kararını bozarak davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini geçici veya sürekli olarak değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini emniyet hizmetlerinin önem ve özelliğine uygun olarak kullandığı, takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucunun görev yerinin geçici olarak değiştirilmesine yönelik işlemde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun düzeltme isteminin reddedilmesi sonucunda karar kesinleşmiştir. Başvurucu, atamasının başka bir şehre yapılması nedeniyle Şırnak'daki görevinden 31/8/2015 tarihinde ayrılmıştır.A. 2018/12825 Numaralı Başvuruya İlişkin Yargı Süreci Başvurucu; idarece tesis edilen işlemler ve gösterilen tutum nedeniyle psikolojik tacize maruz kaldığı iddiasıyla 6/5/2015 tarihinde Şırnak Valiliğine (Valilik) karşı Mardin İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmış, Mahkemece 18/8/2015 tarihinde dava dilekçesinin merciine tevdiine karar verilmiştir. İdarece başvuruya yanıt verilmemesi üzerine başvurucu 20/11/2015 tarihinde 000 TL tutarında tam yargı davası açmıştır. Dava dilekçesinde; yargı kararı üzerine tekrar atandığı İstihbarat Şubesinde tarafına aktif bir görev verilmediğini, kısa süre sonra ihtiyaç bulunmadığı hâlde Koruma Şubesinde görevlendirildiğini, burada rütbe ve kıdemine uygun bir görev verilmediği gibi çalışma odası ve bilgisayar da tahsis edilmediğini, mesai saatlerinde misafir sandalyesinde oturtularak kendilerinden kıdemli olduğu personel nezdinde itibarsızlaştırıldığını, yargılamanın lehine sonuçlanması nedeniyle cezalandırıldığını, idarece ötekileştirme ve yalnızlaştırma amacıyla hareket edildiğini belirtmiştir. Mahkeme 28/4/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda; başvurucu hakkında tesis edilen atama işlemine karşı açılan davalarda verilen iptal kararlarının bozularak birinin retle sonuçlandığı, bu işlemlerin kasten ve herhangi bir sebep olmadan tesis edildiklerine yönelik herhangi bir kanıtın bulunmadığı, işlemlerin yargısal denetime açık olduğu, yargı kararlarının gereğinin idarece yerine getirildiği, yargı kararlarını etkisiz kılacak görevlendirme işlemleri yapılması halinde bunların denetiminin de yine yargı yolu ile sağlanabileceği, atama ve görevlendirme işlemlerinin mobbing olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. İstinaf başvurusunun reddi üzerine karar kesinleşmiştir. Nihai karar 17/4/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. 2018/11320 Numaralı Başvuruya İlişkin Yargı Süreci Başvurucu 6/11/2015 tarihinde Valiliğe başvurarak yargı kararı üzerine atandığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde maruz kaldığı olumsuz idari eylem ve işlemler nedeniyle 000 TL manevi tazminat ödenmesini istemiştir. Valilik 25/12/2015 tarihli işlem ile talebi reddetmiştir. Başvurucu 23/2/2016 tarihinde Valiliğe karşı Mardin İdare Mahkemesinde 000 TL manevi tazminat istemiyle tam yargı davası açmıştır. Dava dilekçesinde; yargı kararı üzerine tekrar atandığı İstihbarat Şube Müdürlüğünün Şırnak Emniyet Müdürlüğü hizmet binası katında bulunan hizmet yerine alınmadığını, bunun yerine hizmete uygun olmayan başka birimi bulunmayan ve daha önceden lojman olarak kullanılan dairede görevlendirildiğini, rütbesine uygun masa ve sandalye verilmeyip kırık masa ve misafir sandalyesinde görev yapmaya zorlandığını, yine emrine personel, teçhizat ve ekipman verilmediğini, hiyerarşiye aykırı biçimde başkomiser emrinde çalıştırıldığını, görevli olduğu konuda çalışma yapmasının engellendiğini, hizmetin yürütülmesi için kullanılan programlara ve birimlerin giriş kapılarına kendisiyle ilgili tanımlama yapılmadığını, idarenin işlemine karşı dava açarak hakkını araması nedeniyle cezalandırıldığını, idarece ötekileştirme ve yalnızlaştırma amacıyla hareket edildiğini belirtmiştir. Başvurucu iddialarına dayanak olmak üzere 12/9/2014-16/1/2015 tarihleri arasında tek taraflı olarak düzenlediği yirmi altı adet tutanağı dava dilekçesi ekinde sunmuştur. Söz konusu tutanaklarda dilekçesinde belirttiği olayları kendi tespit ve yorumlarıyla birlikte kayıt altına almış, görev yerinin fiziki durumuna ilişkin fotoğraflara yer vermiştir. Mahkeme 7/6/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda; başvurucunun iddia ettiği eylem ve işlemlerin sistemli şekilde ve kendisini yıldırma amaçlı yapıldığına ilişkin herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, atamasıyla ilgili yargı kararının gereğinin idarece yerine getirildiği, hizmetin yerine getirilmesinin ne şekilde engellendiğinin ortaya konulamadığı, şeref ve haysiyetini rencide edici bir olayın bulunmadığı, manevi tazminat ödenmesi için gerekli koşulların oluşmadığı belirtilmiştir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin nihai karar 3/4/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Mehmet Bayrakcı, B. No: 2014/8715, 5/4/2018, §§ 22-45; Hüdayi Ercoşkun, B. No: 2013/6235, 10/3/2016, §§ 30-