8. Ceza Dairesi 2024/985 E. , 2024/8691 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2360 E., 2022/2378 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…
**8. Ceza Dairesi 2024/985 E. , 2024/8691 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2360 E., 2022/2378 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/2360 Esas, 2022/2378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Kolluk güçlerince şüpheli görülmesi üzerine durdurulmak istenen araçtan inerek kolluk güçlerinden kaçan temyiz dışı sanık ...'ın kaçarken yere kriminal uzmanlık raporuna göre MDMB-4EN-PINACA olduğu belirlenen maddeyi attığı, akabinde yakalanan Berkay'ın maddeyi sanık ...'tan aldığını belirtmesi üzerine sanığın ikametinde arama yapılmaya gidildiği ancak ...'ın kapıyı açmayarak kaçtığı, çilingir marifetiyle girilen ikamette muhtelif miktarlarda ve çeşitli yerlere gizlenmiş vaziyette MDMB-4EN-PINACA maddeleri ile hassas terazinin ele geçirildiği olayda, sanık suçlamaları reddetmiş, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu ileri sürmüştür. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık ... her ne kadar aşamalarda atılı suçu işlemediği yönünde beyanda bulunmuşsa da, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik olarak elde edilen istihbari bilgi, istihbari bilgi üzerine yapılan aramaya ilişkin olarak düzenlenen olay yakalama el koyma tutanağında sanığın ikamet etmiş olduğu evde ele geçirilen sentetik kannobinoid ihtiva eden maddeler ve teraziler, miktarların kullanım sınırlarının üzerinde olması, diğer sanık ...'ın sanık ...'ın evinden çıkmasının ardından durdurulmasının üzerine camdan dışarı atmış olduğu sanık serhatın evinde ele geçirilen maddelerle aynı karışımı içeren ve aynı nitelikteki maddeyi sanık ...'tan aldığını ifade etmiş olması, tanıklar ... ( her ne kadar kovuşturma aşamasında beyanından dönmüşse de tanığın mevcut diğer delillerle uyumlu soruşturma beyanı hükme esas alınmıştır) ve ...'ın( her aşamada istikrarlı olan tanık beyanları hükme esas alınmıştır) sanık ...'tan uyuşturucu maddde temin etmek üzere eve geldiklerini ifade eden beyanları bütünüyle değerlendirildiğinde sanık ...'ın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlediği yönünde kanaat oluşmuştur. Sanığın alt katında bulunan su saatinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve teraziye yönelik olarak aşamalarda kendisine ait olmadığı yönünde savunmada bulunmuşsa da söz konusu maddelerin kriminal raporlarında görüleceği üzere maddelerin niteliğinin sanıktan ele geçirilen maddelerle aynı karışımı ihtiva ettiği,olay tarihinde su saatinin bulunduğu 3. katın hiç kimse tarafından kullanılmadığı,sanığın bulunduğu ikametin su saatinin ise alt kat komşusu ile ortak olarak kullanıldığının, bu nedenlerle 3. Katın su saatinin sanık tarafından kullanıldığı Yönünde kanaatle orada ele geçirilen maddelerin ve evin banyo camının alt tarafında alüminyum folyoya sarılı maddenin (sanığın örneklerinde söz konusu metamfetamin maddeye rastlanmış oluşu evde ele geçirilen pet şişe ve aparatların üzerinde metamfetamin maddesi kalıntısına rastlanmış oluşuda değerlendirilerek) sanığa ait olduğu hususunda kanaat oluşmuştur. Kaldı ki kolluk ekiplerince arama gerçekleştirilmek üzere ikametine gelindiği aşamada olay yerinden kaçtığı ilgili tutanakla da sabit olmakla birlikte atılı suçu işlemediği yönünde beyanda bulunan sanığın söz konusu davranışı suçsuz olduğunu ifade eden sanık için hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu haliyle soruşturma aşamasında olay yerinden kaçan; sonrasında kolluk ekiplerince kuaförde yakalanması sonrasında ancak bu şekilde ifadesine başvurulmuş olunan sanığın kaçma şüphesinin bu aşamada da devam ettiği değerlendirilerek kovuşturma aşamasında tutuklanmasına karar verilmiştir. Aşamalarda her ne kadar yakalama ev araması ve el koyma tutanağının usule aykırı olduğu yönünde savunmada bulunulmuşsa da imza altına alınan tutanakta kolluk görevlileri, işlem tanıkları (muhtar, ve aynı evde sanıkla birlikte birlikte ikamet eden ... isimli şahıs) olduğu anlaşılmakla söz konusu tutanak usul ve yasaya uygundur. Yine benzer şekilde tutuklarda kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilen işlemlerin usulune uygun olmadığı yönünde savunmada bulunulmuşsa da ; Olay Tutanakları ile tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulan tutanak beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere kolluk görevlilerinin CMK’nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan yazılı/sözlü bir görevlendirme doğrultusunda hareket ettikleri bu hususun tutanak mümzilerince düzenlenen tutanaklardan ve mahkeme huzurunda dinlenen mümzilerinin beyanlarından da görüldüğü anlaşılmakla kolluk görevlerince gerçekleştirilen işlemler usul ve yasaya uygundur. Ve tutanak mümzilerinin tutanak içeriklerini doğrulayan beyanları sanık aleyhine hükme esas alınmıştır" demek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde oluşan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay tutanakları, sanık savunmaları, tanık beyanları , kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği, dosyadaki delillerin hukuka uygun surette elde edildiği ve doğru şekilde değerlendirildiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/2360 Esas, 2022/2378 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.