Başvuru, ulusal yayın yapan Birgün gazetesinde çıkan haberlere karşı cevap ve düzeltme tekzip) talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ulusal yayın yapan Birgün gazetesinde çıkan haberlere karşı cevap ve düzeltme (tekzip) talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Birgün gazetesinin 28/2/2014 tarihli nüshasında, bir twitter kullanıcısının hesabından paylaştığı ve Berat Albayrak'a ait olduğu ileri sürülen telefon görüşmesi kayıtlarının çözümlenerek aktarıldığı, "Belgeleri Öğütme Derdine Düşmüşler" ve "Evrakları Yok Etme Telaşına Düşmüşler" başlıklı haber yayımlanmıştır. Anılan haber nedeniyle Berat Albayrak tarafından birinci başvurucunun sahibi olduğu, ikinci başvurucunun ise sorumlu yazı işleri müdürü olarak görev yaptığı Birgün gazetesine (gazete) tekzip yazısı gönderilmiş, gazete tarafından söz konusu tekzip yazısının yayımlanmaması üzerine tekzip talebiyle İstanbul (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur. İstanbul (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi 20/5/2014 tarihli kararıyla tekzip talebini reddetmiştir. Anılan kararın gerekçesi şu şekildedir:"... Tüm bu kanuni düzenlenlemeler ve yargı kararları ile doktrin görüşleri çerçevesinde basın özgürlüğünü kullanmak hakkının, 1-Haberde gerçeklik, 2-Kamu yararı ve toplumsal ilgi, 3-Güncellik, 4-Konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlı görülmekte olduğu, bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma hakkının bu sınırlar içerisinde kaldığı sürece hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen kararlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok kararında değinilen ve belirlenen ilkeler ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın maddesinde düzenlenen düşünce ve kanaat özgürlüğü, maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile maddesinde ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nun maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü de dikkate alındığında, demokratik toplumlarda çok önemli bir göreve sahip olan basının toplumu ilgilendiren konularda bilgi vermekle yükümlü olduğu, halkın ise bilgi alma hakkının bulunduğu, bu çerçevede gazetede yer alan talep konusu habere konu görüşme kayıtları kimliği belirsiz kişilerce internet aracılığıyla yayınlanmış olsa da yayınlanmış olmasının gerçek bir olgu olduğu, talep konusu yazı ile internet ortamında yayınlanan bu kayıtların yayınlanmış olmasının haber konusu edildiği, içeriğinin yayınlandığı şekliyle aynen haber konusu yapıldığı, yorum katılmaksızın yayımlanmasında haber verme sınırının aşılmasının sözkonusu olmadığı, söz konusu haberin bilgi verme hak ve görevi kapsamında kaldığı, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunduğu ve nesnel bir açıklama ile desteklendiği, açıklanmasında kamunun ilgisi ve yararı olduğu, nitekim haber içeriğinde bunların doğru olduğuna dair bir ima ya da açıklama da bulunmadığı, bu haliyle hukuka uygun görülen haber yazısınıntalepte bulunan Berat yönündenşeref ve haysiyetini, kişilik haklarını ve ticari itibarını zedeleyici ve ihlal edici nitelik ve içerikte bir haber olmadığı kanaatine varılmış ve bu itibarla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. " Berat Albayrak tarafından söz konusu karara karşı itirazda bulunulmuş, itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi 12/6/2014 tarihli kararıyla itirazı kabul etmiş, ret kararının kaldırılarak tekzip metninin yayımlatılmasına hükmetmiştir. Anılan kararın gerekçesi şu şekildedir:"Birgün Gazetesinin 28/02/2014 tarihli nüshasında yayınlanan "Belgeleri Öğütme Derdine Düşmüşler" ve "Evrakları Yok Etme Telaşına Düşmüşler" başlıklı yazının içeriğinde; Başbakan'ın kızı Esra Albayrak ile damadı Berat Albayrak'ın aralarında telefon öğütücü makinesi alınması konusunda konuşma yaptıklarına ilişkin bir anlatımın olduğu,bu anlatımında twitter üzerinden haramzadeler isimli kullanıcı tarafından paylaşılan metinlere dayandırıldığı anlaşılmıştır.Basın kamu yararı olan konularda basın özgürlüğü kapsamında kamuoyunu bilgilendirecektir. Ancak Kamu yararı, basına kişileri suçlu gösterme hakkı vermeyeceği gibi basın özgürlüğü de suç işleme özgürlüğü şeklinde kullanılamaz. Haber konusu yazının esas alındığı twitter üzerinden haramzadeler isimli kullanıcı tarafından paylaşılan metinlere dayanılarak yazının özellikle de başlığı itibariyle Berat Albayrak'ın usulsüz bir eylem gerçekleştirdiği, bu eylemlerin kanıtı olabilecek evrakları da öğütücü makinesi alarak yok etme gayretinde olduğu kanısı oluşturulmuştur. Hakkında kamuoyunda suçlulukları konusunda bir algı yaratılarak, kamuoyubu talepte bulunanın suçlu olduğuna inanmaya teşvik edilmiştir. Hem kamuoyu yanlış yönlendirilmiş hem de lekelenmeme hakkı zedelenmiştir. Hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan, soruşturmanın gizliliğini ihlal eden, adil yargılanma hakkını zedeleyen bu yayınla talepte bulunan hakkında küçültücü değer yargısında bulunularak içsel değere ve kamuoyu nezdindeki şeref ve saygınlığına saldırıda bulunarak hukuka uygunluk sınırınının aşıldığı anlaşılmakla; İstanbul Sulh Ceza Mahkemesinin ''Düzeltme ve cevap talebinin reddine ilişkin'' değişik iş kararına yapılan itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, düzeltme ve cevap talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " Yayımlatılmasına karar verilen tekzip metni şu şekildedir: "KAMUOYUNU YANILTMA AMAÇLI GERÇEK DIŞI HABERİNİZE CEVABIMIZBirgün Gazetesi'nin 2014 tarihli nüshasında "Belgeleri öğütme derdine düşmüşler" - "Evrakları yok etme telaşına düşmüşler" başlıklı gerçek dışı bir haber yayınlanmıştır. Haberde bahsi geçen ve kim tarafından internete yüklendiği belli olmayan; gerçekliği meçhul, dolayısıyla hiçbir değer taşımayan bir takım ses kayıtları, Müvekkil Berat Albayrak'ın şeref ve haysiyeti ile mesleki itibarının zedelenmesi amacıyla ve mevcut karalama kampanyasının bir parçası olarak kamuoyuna gerçekmiş gibi sunulmuştur. Gerçek kimliğini açıklamaya dahi cesareti olmayan bir twitter kullanıcısının internete yüklediği, doğruluğu, montaj olup olmadığı, kimler arasında geçtiği meçhul bir ses kaydına ve o kayıtları hayali bir kurgu dahilinde sunan metinlere dayanılarak kaleme alınan haber, değişik dönemlerde rastladığımız ve defalarca kınadığımız dezenformasyon çabalarının bir ürünüdür.Müvekkilin isminin, çamur at izi kalsın mantığıyla böylesine çirkin iftiralara malzeme yapılmasının, müvekkili kötülemeye ve yıpratmaya çalışmaktan başka bir amaca hizmet etmediği son derece açıktır. Bu anlayış, sadece müvekkile ve gazeteciliğin etik ilkelerine değil, aynı zamanda gerçeklere ulaşma hakkına sahip kamuoyuna da zarar vermektedir.Bu nedenle, yasal tüm haklarımız saklı kalmak üzere, tekzibe konu haberde yer alan gerçek dışı bilgi ve açıklamaları; kötüniyetli ve hayali senaryoları; kısacası gazeteciliğin etik değerlerine yakışmayan bu haberi yapan ve yayınlayan kurumu kınıyor, gerçeklikle ilgisi olmayan haberinize karşı cevabımızı kamuoyuna saygıyla sunuyoruz." İtirazın kabulüne dair karar 25/6/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 25/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.