11. Ceza Dairesi 2011/2506 E. , 2013/2601 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, hak yoksunlukları 1- Sanığın suç tarihinde Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünde memur olarak çalıştığı, olay günü Şişli 8. İcra Müdürlüğünün 2009/23123 ve 2009/23127 esas sayılı takip dosyalarıyla ilgili yazılan talimat üzerine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2009/3014 ve 2009/3015 talimat esasına ka…
**11. Ceza Dairesi 2011/2506 E. , 2013/2601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, hak yoksunlukları 1- Sanığın suç tarihinde Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünde memur olarak çalıştığı, olay günü Şişli 8. İcra Müdürlüğünün 2009/23123 ve 2009/23127 esas sayılı takip dosyalarıyla ilgili yazılan talimat üzerine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2009/3014 ve 2009/3015 talimat esasına kayıtlı icra takip dosyaları için alacaklı vekilinin talebi üzerine müştekinin çok eski tarihlerde boşandığı borçlu... aleyhine haciz yapılması için müştekinin kızı ile birlikte oturduğunu iddia ettiği talimatta yazılı adrese gittiği, tarafların kabülüne göre öncelikle aynı adreste 2009/3014 talimat sayılı haciz tutanağını düzenleyip hazır olanlara imzalattığı, bu haciz tutanağının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun... olduğu ve haciz işlemi sırasında müşteki ...'in herhangi bir itirazının olmadığı gibi alınan beyanında bu haciz tutanağı altındaki imzanın kendine ait olduğunu kabul ettiği akabinde bu kez aynı adreste suçun konusunu oluşturan 2009/3015 talimat sayılı haciz işleminin gerçekleştirildiği, iddianamede ".... haciz tutanağının tanzimi sırasında şikayetçinin imza atmaktan vazgeçmesi nedeniyle kısmen kızı tarafından ilk harfi yazılan imzayı atmaktan vazgeçmesi nedeniyle kalemi kendisi alarak imzayı tamamladığı..." şeklinde eylemin anlatıldığı, görevsizlik kararında sanığın eyleminin sahte resmi belge düzenlemek suçunu oluşturabileceğinin belirtildiği, müşteki ve kızı olan tanık ...'ın aşamalarda özetle, haciz işlemi uygulamadan önce, haciz memuruna borçlunun müştekinin eski eşi ve boşanmış olduklarını söyleyip mahkeme ilamını sunduklarını, buna rağmen sanığın haciz tutanağını düzenleyip imzalamalarını istediğini, sanığın ben haczi tamamlarım eşyaları alır götürürüm demesi üzerine kendilerinin eşyaların gitmemesi için yedieminliği kabul ettiklerini, sanığın icra kefilliğinden bahsetmediğini, annesinin okuma yazması olmadığını beyan etmeleri üzerine sanığın imzayı benzetmeye çalışalım teklifi getirdiğini ve tanık Sibel'in annesinin yerine imza atarkan "B" harfini yazdığını ancak daha sonra imza atmaktan vazgeçip kalemi bıraktığını, icra memurunun kalemi alıp müşteki yerine yarım kalan imzayı tamamladığını iddia ettikleri, alınan bilirkişi raporlarında müşteki adına atfen atılan imzanın müştekinin eli ürünü olmadığı, sanığın elinden çıktığı yönünde kanaat hasıl olmadığı, her iki haciz tutanağında müştekiye atfen atılan imzaların aynı elin ürünü olmadıkları gibi, bu imzaların tanık ...'ın elinden çıktığını gösterir benzerlik saptanamadığının belirlenmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tesbiti bakımından öncelikle müştekinin aynı yerde suça konu haciz tutanağından önce gerçekleştirilen 2009/3014 sayılı tutanaktaki imzanın müştekiye ait olduğunun ve içeriğinin kabul edildiğinin belirtilmesine karşın, 2009/3015 sayılı haciz tutanağındaki imzanın ve içeriğinin inkar edilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği de dikkate alınarak, 2009/3014 ve 3015 sayılı haciz tutanaklarında müştekiye atfen atılan imzaların müşteki, sanık veya tanık ...'ın eli ürünü olup olmadığı, imzaların aidiyetinin belirlenememesi durumunda aynı el ürünü olup olmadığı, 2009/3015 sayılı haciz tutanağındaki müştekiye atfen atılan imzanın tek seferde atılıp atılmadığı, "B" harfinin yazılmasından sonra farklı bir kalemle veya aynı kalemle tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden de rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Kabule göre de; suça konu haciz tutanağında müştekiye sorulmadan ve rızası alınmadan icra kefili olduğunun belirtilmesi ve iddia edilmesi karşısında; icra kefilliğinin İcra İflas Kanununun 38. maddesi kapsamında ilam niteliğinde ve dolayısıyla sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup olmadığının tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 18.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.