4. Hukuk Dairesi 2010/6166 E. , 2011/5859 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/08/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril…
**4. Hukuk Dairesi 2010/6166 E. , 2011/5859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/08/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Ergenekon soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında gözaltına alındığını, davalı Şirket'e ait gazetede iddianame ve ekleri arasındaki bir belgeden hareketle yayımlanan haberin kişilik haklarına saldırı oluştuğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, görülmekte olan ceza davasının iddianamesi ve eklerine dayanılarak hazırlanan dava konusu haberin görünür gerçekliğe ve hukuka uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece; dava konusu haber başlığının “...’in kirli paraları” olmakla birlikte yazı içeriğinde iddianamenin ekleri arasında yer aldığı bildirilen ‘fabrikatör’ adlı dokümana ve ona yollamada bulunularak davacının liderliğini yaptığı ... grubunun parasal yapısı ile ilgili bilgilere yer verildiği, ... grubunun liderliğini yapsa da davacı ile ... grubunun farklı kişiler olduğu, yazının başlığının davacının kişiliği; içeriğinin ise ... grubunun parasal yapısıyla ilgili olduğu, iddianamede sanık olarak görünmeyen davacı hakkında kullanılan sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.