T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2301 KARAR NO : 2025/1676 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2019/611 Esas - 2022/233 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzaker…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2301 KARAR NO : 2025/1676 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2019/611 Esas - 2022/233 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin murisi ..., 23.07.2019 tarihinde işleteni... Dış Ticaret A.Ş. olan ve ZMMS ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olan ... plakalı davalı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın kendisine çarpması neticesinde yaşamını yitirdiğini, maddi tazminat talebiyle sigorta şirketine müracaat edilmiş ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporları, kamera kayıtları, tanık beyanları, soruşturma dosyası ve diğer evraklar davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde birinci derece asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı şirket ve sürücü ... trafik kazasına bağlı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi açısından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ...’ın vefatı nedeniyle eşi ..., ..., ..., ... ve... babalarının maddi desteğinden yoksun kaldığını belirterek 6100 Sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında hayatını kaybeden ...’ın eşi ... için şimdilik 100-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 70.000-TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 50.000-TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 100-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000-TL manevi tazminatın, ... şimdilik 100-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, 50.000-TL manevi tazminatın ve... için şimdilik 50.000-TL manevi tazminatın (sigorta şirketi yönünden poliçede yer alan limitleri aşmamak koşuluyla, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat taleplerinin olmadığı hususu göz önüne alınarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 260.860,82 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkili olmadığını, davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul'daki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, KTK 97. m. uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, poliçede teminat limiti kişi başı 360.000 TL olduğunu, manevi tazminat talepleri poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, müteveffanın kardeşi olan davacılar destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağını, müteveffanın kendisinin ve anne ve babasının güncel nüfus kayıtları dosyaya celp edilmesi gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimleri mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması gerektiğini, avans faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirketin kaza tarihinde temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Nak. Dış Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi özetle; maddi tazminata yönelik dava, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davadan önce usulüne uygun şekilde sigorta şirketine müracaat edilmediğini, işbu davanın ihbarının talep ettiklerini, esasa ilişkin itirazlarında ise, tarafların kusur durumuna göre ilişkin bir kusur raporu alınmadığını, dava dilekçesinde atfedilen kusur oranına ve kaza tutanağındaki kusur oranına itirazlarının olduğunu, trafik kaza raporlarına itirazlarının olduğunu, kaza raporu yerine mahallinde bir inceleme yapılmasının gerektiğini, müvekkil şirket açısından avans faizinin talep koşulları oluşmadığından avans faiz talebine itiraz ettiklerini, davacı tarafından belirtilen aylık ücrete itiraz ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin yüksek olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil şirket aleyhine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, SGK'dan peşin sermaye değerinin sigorta müdürlüğünden sorulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile; davacı ... için 254.029,40TL destekten yoksun kalma tazminatın, davacı... için 2.367,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı... için 4.764,29TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta yönünden 22/08/2019; diğer davalılar ... Nak. Dış Tic. A.Ş ve ... yönünden 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00TL, davacı... için 5.000,00TL, davacı... için 5.000,00TL, davacı... için 5.000,00TL, davacı ... için 5.000,00TL manevi tazminatın 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Nak. Dış Tic. A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Nak. Dış Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/124863 soruşturma numaralı dosyasında adli trafik bilirkişisinden alınan 28.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün kazanın meydana gelişinde asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesince alınan 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’ın %25 oranında kusurlu olduğunu, maktül yaya ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, Adli Tıp Kurumu'un 17.03.2021 tarihli raporu ile söz konusu rapora iştirak edildiğini, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, buna rağmen yerel mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu, kazaya karışan aracın kamyon olduğunu ve ruhsatında da ticari kaydının bulunduğunun araç malikinin de ticaret şirketi olduğu göz önüne alındığında hükmedilen maddi tazminatlara kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini, tam kusurun davalı sürücüde olması gözetilerek maddi tazminat ve reddedilen manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; KTK uyarınca sigorta şirketine hasar aşamasında kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müteveffanın eşi dışında kalan davacıların destekten çıkmış olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacaklarını, itirazlarına konu karara esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, hayatta olmaları durumunda anne ve babanın da payının ayrılması ve bu şekilde hesaplama yapılması gerektiğini, 2918 sayılı KTK uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, teknik faiz %0 esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı davalı... Dış Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleştiği noktada yaya geçidi veya kavşak olmadığından araçların geçiş hakkı bulunmadığını, müteveffa ...'ın hiç bir yaya geçidinin olmadığı yerde müvekkili firmaya ait aracın önünden koşarak geçmeye çalıştığını, söz konusu kazanın bu şekilde gerçekleştiğini, sürücü Aslan Akdağ'a atfedilen kusurun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 23/07/2019 tarihinde saat 10.00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın Eski Kemerburgaz yolu caddesinden Hasdal yönüne seyrederken D20 karayolu tarafından otopark tarafına geçmeye çalışan yaya ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 29/12/2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın %25, müteveffanın ise %75 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/580 Esas sayılı dosyasına sunulan 13/09/2021 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre sürücü ...'ın ikinci derecede, müteveffanın birinci derecede kusurlu olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/124863 sayılı soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın asli müteveffanın ise tali kusurlu olduğu yönünde rapor sunulduğu, 17/03/2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücü ...'ın %25, müteveffanın ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan heyet ve ATK kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davacılar vekilinin dava açmadan önce 09/08/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı Sigorta Şirketi'ne başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Desteğin nüfus kaydına göre anne-babanın vefat ettiği anlaşıldığından anne ve babaya pay ayrılmadan hesap yapılmış olması ile Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre davalı sigorta vekilinin bu hususlara istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı eş Sare için 40.000,00 TL, davacı her bir çocuk için ise 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. Kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyon olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekilleri istinaf başvurusunun reddine, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A-Davalı... Dış Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine,Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre:A-) Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile;1-Davacı ... için 254.029,40 TL destekten yoksun kalma tazminatın,2-Davacı... için 2.367,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının,3-Davacı... için 4.764,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta yönünden 22/08/2019; diğer davalılar... Dış Tic. A.Ş ve ... yönünden 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,B-)Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile;1-Davacı ... için 40.000,00 TL,2-Davacı... için 10.000,00 TL,3-Davacı... için 10.000,00 TL,4-Davacı... için 10.000,00 TL, 5-Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... Dış Tic. A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,6-Fazlaya ilişkin talebin reddine,C-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan alınması gerekli 23.304,69 TL karar harcından peşin alınan 923,21 TL ve ıslahla alınan 891,00 TL olmak üzere toplam 1.814,21 TL harcın mahsubu ile eksik 21.490,48 TL harcın (Davalı ... Sigorta A.Ş. 16.025,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına;D-) Maddi Tazminat Yönünden;1-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan toplam 4.845,16TL (44,40 TL BH, 6,40TL VSH, 923,21TL peşin harç, 891,00TL ıslah harcı, 2.300,00TL bilirkişi ücreti, 680,15TL posta ve tebliğler, ) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine gereğince hesaplanan 26.232,06 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine gereğince hesaplanan 2.367,13 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine gereğince hesaplanan 4.764,29 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine,E-) Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince yapılan hesaplamaya göre: Davacı ... için 30.000,00 TL,Davacı ... için 10.000,00 TL, Davacı... için 10.000,00 TL,Davacı... için 10.000,00 TL, Davacı ... için 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar... Dış Tic. A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara belirtilen miktarlarda ve ayrı ayrı olmak üzere verilmesine,2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2. maddesi gereğince hesaplamaya göre:Davacı ...'dan 30.000,00 TL, Davacı ...'dan 10.000,00 TL, Davacı...'dan 10.000,00 TL,Davacı...'ten 10.000,00 TL, Davacı ...'dan 10.000,00 TL vekalet ücretinin ayrı ayrı alınarak davalılar... Dış Tic. A.Ş ve ...'a verilmesine,3-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 159,85 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 3- Alınması gereken 20.572,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.689,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.882,78 TL'nin davalı ... Nak. Dış Tic. A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,4- Alınması gereken 17.839,89 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.460,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.379,19 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6.uruşmyapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu davacılar ..., ..., ..., ... yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN, davacı ... yönünden ise HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/10/2025