17. Hukuk Dairesi 2012/16811 E. , 2013/1641 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taşınmaz hukukuna ilişkin davada Çine Asliye Hukuk ve Çine Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın tersimat hatasından kaynaklanması nedeniyle 3402 S.Y.'nın 41. …
**17. Hukuk Dairesi 2012/16811 E. , 2013/1641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taşınmaz hukukuna ilişkin davada Çine Asliye Hukuk ve Çine Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın tersimat hatasından kaynaklanması nedeniyle 3402 S.Y.'nın 41. maddesi çerçevesinde Kadastro Müdürlüklerine başvurulması gerektiği, itirazın da Sulh Hukuk Mahkemesine yapılacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın tersimat hatasından kaynaklanmayıp ifraz sırasında meydana geldiği, bu duruma göre davanın tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 5520 Sayılı Kanunla değişik 2644 Sayılı Tapu Kanununun 31. maddesine göre taşınmaz malların yüzölçümünün tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tespit edildiği takdirde taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verileceği hükmüne yer verilmiştir. 3402 Sayılı Yasa'nın 41/I. Maddesinde ise “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda ise davacı, evveliyatı 8 sayılı parsel olan davacı ve davalı taşınmazların 1953'teki kadastro tespitinde komşu dere tarafından bir bölümün tapu içerisinde gösterilmesi nedeniyle hatalı olarak toplam yüzölçümünün 60.000 m2 olarak tespit edildiğini, bilahare 1954'te yapılan ifrazda hatalı tersimat yapılarak dilekçeye ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın müvekkiline ait 713 içerisinde olması gerektiğini belirterek, hatalı yapılan idari işlemin düzeltilerek (A) harfi ile gösterilen kısmın 713'e eklenmesine ve bu şekilde tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Buna göre eldeki çekişmenin 2644 ve 3402 Sayılı Yasadaki anlamıyla tapu kaydındaki yüzölçümü yahut tersimat hatasından ileri gelmediği, bilakis hatalı yapıldığı ileri sürülen kadastro tespitinden sonraki aşamadaki hatalı ifraz nedeniyle davacıya ait taşınmaz sınırları içerisinde olması gereken bölümün davalı taşınmaza eklendiği iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda çekişmeli bölümün dava tarihindeki değerine göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.