8. Hukuk Dairesi 2015/21967 E. , 2018/15681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili, 3.kişinin haciz yapılan işyerini borçlulardan devraldığını beyan ederek istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlunun devri
**8. Hukuk Dairesi 2015/21967 E. , 2018/15681 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili, 3.kişinin haciz yapılan işyerini borçlulardan devraldığını beyan ederek istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret sicile bildirerek ilan ettiği ve mal beyanında bulunduğuna dair herhangi bir kanıt olmadığını, devralanın sorumluluğu bulunduğunu belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, borçlu şirket ile davalı arasında hiçbir hisse ya da ortaklık ilişkisi bulunmadığını, taşınmazın boş olarak kiralandığını, ticareti terk eden şahsın hukuki sorumluluğunu yerine getirmemesinden kiracının sorumlu tutulamayacağını haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, haciz adresindeki işyeri borçluya ait iken, borcun doğumundan sonra davalı 3. kişiye devir edildiği, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak yapılan bu devrin davacı alacaklının haklarını etkilemeyeceği , devrin danışıklı olmadığı düşünülse dahi, işyeri devrinin İİK’nun 44. madde koşullarına uygun olarak yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi, BK’nun 179. maddesi gereğince de ticari işletmeyi devir alan kişinin, devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı 3. kişinin açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Davalı 3.kişi, haciz yapılan işyerini devir aldığını iddia etmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nin 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda, davalı 3. kişinin devir nedeni ile sorumluluğu bulunduğu davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasında bulunmamıştır. O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.