Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----Tedavi masraflarının birden fazla sigortası tarafından temin edilmiş olması halinde, bu masraflar sigortacılar arasında teminatları oranının paylaştırılır" denildiği, sigortalı dava dışı ---- fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin -----tarihli fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin----sigortalı dava dışı --- tedavisine ilişkin---- fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin --- sigortalı dava dışı --
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun dosya borcuna yaptığı itirazın haksız, mesnetsiz olup iptalinin gerektiğini, öncelikle davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, taşıma ücreti alacağının, bir miktar para alacağı olup alacaklının ikametgâhında ödenmesi gerektiğini, BK. 'nın 73/1 maddesi uyarınca bu tür davalara alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde bakılacağını ve davacı şirketin genel merkezinin bulunduğu yerin .../Sarıyer olup Sayın Mahkemenin iş bu davalarında yetkili Mahkeme olduğunu, Davalı borçlu firmanın, davacı şirkete muhtelif zamanlarda gönderici olarak taşıttırdığı kargo veya ücret alıcı olarak kabul ettiği kargo bedellerinden oluşan icra dosyasındaki borç miktarını tüm girişimlere rağmen ödememiş olduğunu, bunun üzerine davacı firmanın alacağının hukuki yollardan tahsili için icra takibini başlatmış olduğunu, ancak davalı borçlunun haksız bir şekilde borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğunu, bunun üzerine iş bu itirazın iptali davasının açma zaruretinin doğmuş olduğunu, Davalı borçlu ile davacı firma arasında gerçekleşen kargo taşıma hizmeti nedeniyle davacı firmanın, kendisine düşen yükümlülüğü alan karga taşıma hizmetini süresinde, eksiksiz ve sağlam olarak gerçekleştirmiş olduğunu, yani taşıma hizmetinde herhangi bir ziya, hasar veya gecikmenin söz konusu olmadığını, bunun neticesi alarak sözleşme ve tarifeye uygun olarak taşıma faturası düzenlenmiş olup davalı borçluya imza karşılığı teslim edildiği halde davalı borçlunun sebepsiz yere bu güne kadar ödemeyi yapmamış olduğunu, davalı tarafın süresinde herhangi bir itirazının da söz konusu olmadığından, bu faturaların münderecatına karşı bağlayıcı durumunda olduğunu, borçlu firma vekilinin itiraz dilekçesinde, takip konusu faturaların gerçeği yansıtmadığını belirtmişse de dilekçe eklerinde borçlu firma yetkilisi tarafından kaşelenmiş ve imzalanmış fatura teslim tutanaklarının mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıya tahmiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi" iddia ve taleplerinde bulunmuşlardır.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesi ile İstanbul Mahkemeleri ve Dairelerinin yetkisine itiraz edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin, borcun ödendiği yerin ve davalı şirketin ikametgahının Kayseri olduğunun açık olduğunu, bu doğrultuda İstanbul Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, İcra takibinin 26.05.2017 tarihinde yapılmış, takibe 08.07.2017 tarihinde itiraz edilmiş, işbu davanın ise 11.12.2018 tarihinde ikame edilmiş olduğunu, TTK m.855 md. gereğince taşıma ücreti alacaklarının talep edilmesinde bir yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğunu dolayısıyla icra takibinin yapıldığı tarih itibariyla talep edilen alacaklar, icra takibinden sonra ise takip tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, davaya konu alacağın zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın davalıdan talep ettiği alacağın ne olduğunun, gerek icra takibi öncesinde, gerekse dava sırasında halen anlaşılamamış olduğunu, zira alacağın hangi fatura ve işlerden, nasıl kaynaklandığı hususunda bilgi verilmemiş olduğunu, Davalı şirkete tebliğ edilen ve davalı şirkette bulunan faturaların bedellerinin karşı tarafa ödenmiş olduğunu, davalı şirketin karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki değil, tüketici ilişkisi söz konusu olduğunu, bu nedenle davacının avans faizi talebinin de haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Sayın Mahkemenin yetkisizliğine, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli alacaklı aleyhine, takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesi" taleplerinde bulunmuşlardır.DELİLLER VE GEREKÇE :Taraflar arasında kargo taşınması hizmetinin verilmesi hususunda ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır.Davada; Taşıma sözleşmesinden kaynaklı fatura alacak hakkının doğup doğmadığı, doğduysa ne miktarda olduğu hususlarında ihtilafın toplandığı görülmüştür.