12. Ceza Dairesi 2023/2715 E. , 2025/3079 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2446 E., 2022/3580 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz is…
**12. Ceza Dairesi 2023/2715 E. , 2025/3079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2446 E., 2022/3580 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 70/1. madde 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 58 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın uyuşturucu tesiri altında vermiş olduğu ilk beyanının hükme esas alınamayacağına, sanığın ilk derece yargılamasında müdafii huzurunda alınan beyanına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın izin gününde suça konu eşyaları müzeye teslim edeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, vekalet ücretine, tekerrür hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, suç tarihinde sanığın da içinde bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın yanında bulunan kişinin rızasıyla uyuşturucu teslimi yaptığı, sanığın da suça konu tarihi eserleri polise teslim ettiği, eserlerin ticaret kastıyla bulundurulduğuna dair delil olmadığından sanığa atılı eylemin 2863 sayılı Kanun'un 67/1.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aynı Yasanın 4.maddesi uyarınca 3 günlük bildirim süresinin bulunduğu, sanığın müdafii olmaksızın verdiği kolluk ifadesinde bilirkişi raporuna göre korunması gerekli taşınır kültür varlığı olan ve bu sebeple bildirim yükümlülüğüne tabi eserleri 4 ay önce bulduğunu beyan etmesine rağmen mahkeme ifadesinde 2 gün önce bulduğunu beyan ettiği, CMK 213. maddesi uyarınca müdafii olmaksızın alınan kolluk ifadesinin ikrara delil olmayacağı, sanığın söz konusu eserleri mahkeme savunmasında bildirdiği süreden daha önce bulduğuna dair başkaca delil olmadığı gibi bilirkişi raporunda tespit edilen eserler üzerindeki aşındırıcı işlemlerin sanık tarafından yapıldığına dair de delil olmadığı, bu haliyle 3 günlük bildirim süresinin dolmadığı kabul edilerek atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Tüm dosya kapsamının incelenmesine göre, olay tarihi olan 18.10.2020 tarihinde kolluğun rutin devriyesi sırasında durumundan şüphelenilerek yanında bulunan Hülya Temel isimli şahıs ile birlikte durdurulan sanık ...'nın herhangi bir arama işlemi yapılmadan kolluk tarafından suç unsuru bulunup bulunmadığına yönelik kendisine soru sorulması üzerine, bez ve poşetlere sarılı vaziyette 3 ayrı parça halinde kendisinde bulunan toplam 69 adet sikke ve objeyi teslim ettiği, söz konusu eşya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20.10.2020 tarihli müze müdürlüğüne sunulan rapor ve ilk derece yargılaması sırasında dosyaya sunulan 28.06.2021 tarihli uzman bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, söz konusu eserlerden Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemi gibi değişik zaman ve medeniyetlere ait olduğu tespit edilen 49 adet sikke ve objenin 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında kaldığının, diğer 19 adet sikke ve objenin ise korozyon ve aşırı silinme nedeni ile niteliklerini yitirdiği için 2863 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, Sanık ...'nın kolluk savunmasında, söz konusu eşyayı 4 ay önce çöpte bulduğunu beyan etmesine rağmen, yargılama savunmasında beyanlarını değiştirerek kültür varlıklarını olaydan iki gün önce Didim'de liman yolunda çöp bidonlarının yanında bulduğunu ve müzeye teslim için ...'a geldiğini, önce Sultanhisar'da bulunan kayın validesini ziyarete gittiğini, oradan dönüşte ... Müzesine gelirken polislerin kendisini yakaladığını savunarak atılı suçu inkar etmiş ise de; bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere söz konusu eserlerin Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemi gibi farklı zaman ve medeniyetlere ait olması ve aynı anda bir yerde bulunmasının mümkün olmaması, sikke ve objelerin bir kısmının kimyasal maddelerle temizlenmeye çalışılmış olması, sanığın gerek ikamet ettiği ve çalıştığı Didim ilçesinde, gerek ise olay tarihinde yakalandığı ... şehir merkezinde söz konusu kültür varlıklarını teslim edebileceği birden fazla müze müdürlüklerinin bulunması, yakalanmanın yapıldığı olay tarihinin pazar günü olmasına rağmen ... Müze Müdürlüğü'nün pazar günleri de açık olması ve yakalama saati itibariyle de Müze Müdürlüğü'nün açık olduğu anlaşılması karşısında sanığın savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve suçtan kurtulmaya matuf olduğu değerlendirilmekle, sanığın müze müdürlüğüne teslim iradesinin bulunmadığı, sanığın eyleminin ticari kasıtla hareket ettiğine ilişkin delil de elde edilememiş olmakla 2863 sayılı Yasanın 70. maddesinde açıklanan izinsiz kültür varlığı bulundurmak suçunu oluşturduğu, bu şekilde sanığın 2863 SY'nın 24. maddesine aykırı olarak devlet elinde ve müzelerde bulundurulması ve korunup değerlendirilmesi gereken kültür varlıklarını elinde bulundurması nedeniyle aynı Yasanın 70. maddesine muhalefet ettiği anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Olay günü saat 16:00 sıralarında kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanığın üzerinde eski dönemlere ait tarihi sikkeler bulunduğunu beyan ederek rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda; sanığın mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında dava konusu eserleri 2 gün önce çöp kenarında bulduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 70. maddesindeki "kültür varlığı bulundurma" suçu kapsamında kalmadığı, aynı şekilde dava konusu eserleri olaydan iki gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserin ele geçirilmesi nedeniyle 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için de; gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “ satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.