(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4361 E. , 2013/6556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kaldığından tahliye i
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4361 E. , 2013/6556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kaldığından tahliye istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı aleyhine 06.03.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2012 yılı Mart ayı ila muacceliyet şartı gereği ileriye dönük 10 aylık kira parası toplamı 6.730,02 TL kira parasının tahsili isteminde bulunmuştur. Ödeme emri davalı borçluya 10.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu ödeme emrine karşı 13.03.2012 tarihli itiraz dilekçesi vererek; “…binaya ait hiçbir borcum yoktur aylık olarak tuttuğum dükkana senelik kira ödemek istemiyorum icra takibindeki ücrete itiraz ediyorum …” şeklinde itirazlarını bildirmiştir. Yargılama sırasında ise davalı; kiralananın sığınak olduğunu, işyeri olarak projelendirilmediğini, bu nedenle Belediye tarafından mühürlenerek faaliyetine son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu kira ilişkisine, alacaklının kiralayan ve borçlunun da kiracılık sıfatına, kira miktarına itiraz etmemiştir. Davalı borçlu İİK.’nun 63.maddesi hükmü uyarınca bildirdiği itirazları ile bağlı olup icra mahkemesinde itirazlarını genişletemez ve değiştiremez. Öte yandan, kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da ./.. uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.'nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19.maddesinde bir kiranın ödenmediği taktirde gelecek kiralar için muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli; tacir olmadığının anlaşılması halinde ise, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.