6. Hukuk Dairesi 2021/1535 E. , 2021/2186 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mah…
**6. Hukuk Dairesi 2021/1535 E. , 2021/2186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılarak borçlu adına kayıtlı araca haciz konulduğunu, davalının da mahcuz üzerinde haczi bulunduğunu ancak borçlu ile aralarındaki ilişkinin muvazaalı bir hukuki ilişkiye dayandığını öne sürerek davalıya ayrılan payın müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 07.04.2016 tarihli kararıyla davalının alacağının muvazaalı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi ve diğer davalı borçlu yönünden de pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1)Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK'nın 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Açıklanmaya çalışıldığı üzere, mahkemece, tarafların tüm delillerinin açıkça değerlendirilerek davanın hangi gerekçeyle reddedildiğinin karara yansıtılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen Hukuk Devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlâl edecektir.