14. Hukuk Dairesi 2014/5853 E. , 2014/14197 K. "" MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/141-2013/440 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin k…
**14. Hukuk Dairesi 2014/5853 E. , 2014/14197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/141-2013/440 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, sözleşmede belirtilen işlemlerin yapılabilmesi için yetki verilmesi ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir. Davalı, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, satış vaadinde belirtilen iş ve işlemlerin tamamlanmadığı, elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığı, böyle bir sözleşmenin baştan itibaren mutlak butlanla sakat olup geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tescil ve tazminat talebinde bulunulamayacağı, davacıya davalı vekili olarak yetki verilmesinin de hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 5578 sayılı Kanunla değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.