Başvuru, okul kantini işletilmesi karşılığında okul aile birliğine ödenen kira bedellerinin katma değer vergisine tabi tutulması ve bu sebeple vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, okul kantini işletilmesi karşılığında okul aile birliğine ödenen kira bedellerinin katma değer vergisine tabi tutulması ve bu sebeple vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu olan yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Balıkesir ili Edremit ilçesinde okul aile birliğinden kiraladığı bir okul kantinini işletmektedir.A. Tarhiyat İşlemine Karşı Açılan Davalar 2005 ve 2006 yılları vergilendirme dönemlerine ilişkin kira ödemesinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapıp sorumlu sıfatıyla beyanname vermediği gerekçesiyle başvurucu adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. Başvurucu tarafından söz konusu vergi ve cezalara karşı Balıkesir Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davaları açılmıştır. Başvurucu dava dilekçelerinde, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun maddesinin dördüncü (4) numaralı fıkrasının (d) bendinde iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işleminin KDV'den istisna edildiğini savunmuştur. Mahkemenin 11/5/2011 tarihli kararlarıyla davalar reddedilmiştir. Mahkeme, okul aile birliğinin iktisadi işletme niteliği bulunmasa dahi işletme hakkının kiralanması faaliyetinin KDV'den istisna edildiğine ilişkin kanunda bir hüküm yer almadığından başvurucunun KDV tevkifatı yapma yükümlülüğünün bulunduğunu belirtmiştir. Anılan kararlara karşı yapılan itiraz, Bursa Bölge İdare Mahkemesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 27/9/2011 tarihli kararlarıyla reddedilerek kararlar onanmıştır. Karar düzeltme istemleri de Bölge İdare Mahkemesinin 18/1/2012 ve 6/2/2012 tarihlerinde verdiği kararlarla reddedilmiştir.B. Ödeme Emrine Karşı Açılan Dava Tarhiyata karşı açılan davaların İlk Derece Mahkemesi tarafından reddi üzerine vergi idaresince 8/6/2011 tarihli (2) numaralı ihbarnameler düzenlenmiş, ardından da 8/8/2012 tarihinde kesinleşen vergi ve cezaların gecikme faizi ve yargı harcıyla birlikte tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Başvurucu, ödeme emirlerine karşı 17/8/2012 tarihinde Mahkemede iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde, okul kantinlerinin işletilmesinin KDV'den müstesna olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemenin 31/1/2013 tarihli kararıyla dava reddedilmiştir. Mahkeme, okul kantini işletilmesinin KDV'ye tabi olup olmadığı yolunda bir tartışmaya girmemiş, ödeme emirlerinin düzenlenmesi koşullarının oluşup oluşmadığıyla sınırlı bir inceleme yapmıştır. Kararın gerekçesinde, 2/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca ödeme emirlerine karşı açılan davalarda borcun olmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarının öne sürülebileceği hatırlatılmıştır. Kararda, ödeme emri içeriğindeki vergi ve cezalar nedeniyle idarece (2) numaralı ihbarnamelerin düzenlenerek başvurucuya tebliğ edilmesine rağmen süresinde ödeme yapılmadığı vurgulanarak muaccel hâle gelen vergi alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme kararı, Bölge İdare Mahkemesinin 12/7/2013 tarihli kararıyla onanmış; karar düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesinin 5/11/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 23/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasışöyledir:“Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler.” 213 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“ Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.” 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme emri” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur.” 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme emrine itiraz” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.”