Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4790 E. , 2024/1338 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4790 Karar No : 2024/1338 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü- (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Hakkında d…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4790 E. , 2024/1338 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4790 Karar No : 2024/1338 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü- (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Hakkında düzenlenen cevaplı rapor uyarınca, davacı adına 2019 ile 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 16 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında muhtelif ihracatçı firmalardan ithal edilen eşyaların kıymetlerinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itiraza yönelik verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun eşyanın gümrük kıymetinin tespitine ilişkin hükümler içeren 23. ve devamı maddelerini açıklamak suretiyle, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınmasının gerektiği, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulacağı, eşyanın gümrük kıymetinin bir üst yönteme göre belirlenmesi mümkün iken, bir sonraki yönteme geçilmesinin mümkün olmadığı, olayda, dava konusu işlemin dayanağı olan cevaplı raporda, yurt dışında mukim ihracatçılara fazladan transfer edilen ve hiçbir beyanname ile ilişkilendirilmeyen döviz tutarlarının, söz konusu ihracatçılardan yapılan ithalatlara ilişkin tescilli beyannamelere ilişkin olmasına rağmen beyannamelerde eksik kıymet beyanında bulunulduğunun saptandığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de, beyan ve transfer edilen kıymetler arasındaki farklılığın hangi sebepten kaynaklandığı hususunda, gerek ihracat yapan firmalar ve ihraç ülkesi makamları nezdinde, gerekse davacı nezdinde davalı idarece herhangi bir araştırma ve incelemenin yapılmadığı, ithal edilen eşyanın bedeli dışında, satıcı yararına yapılan bir ödeme olup olmadığının ortaya konulmadığı, ithalat sırasında idareye sunulan ve fiyatı belgeleyen fatura, banka dekontu vb. belgelerin sahteliği ya da gerçeği yansıtmadığı yönünde yeterli araştırmaya da gidilmediği, alıcı ve satıcı firmalar arasında ithal konusu eşyaların bedelinin ödenmesi ya da para transferi hususunda bir muvazaanın varlığından şüphe duyulması halinde, ispat külfeti gereği anılan iddianın karşılanması için herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi ithalatçı ve ihracatçı firmalar nezdinde transfer edilen tutarların gerçek satış bedelini yansıtmadığı ya da yapılan işlemlerin sahte olduğu noktasında da mahreç ülke makamlarından teyitli herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşılmakla, fazladan yapıldığı ileri sürülen transferlerin anılan ihracatçılardan yapılan ithalatlara ilişkin beyannamelere oransal olarak bölünmesi suretiyle hesaplanan kıymet farkları için davacı adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itiraza ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ithalatlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen cevaplı rapor uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri haricinde yurt dışına transfer edilen 606.269,90 USD ile 514.099 USD'lik tutardan bedel düşümü yapılan başkaca beyannameler ile ihracatçı firmalar tarafından davacı adına düzenlenmiş faturaların olup olmadığı, yurt dışında mukim dava konusu işlemlere esas ticari faaliyetini yürüttüğü firmayla alışverişinin ve dolayısıyla cari hesap ilişkisinin sona erip ermediği, inceleme dönemi sonrasında da ithalatların gerçekleşip gerçekleşmediği ve taraflar arasında sözleşmenin olup olmadığı, davacının anılan tutardan harcama yaptığını destekleyecek belge ve kaydının bulunup bulunulmadığının araştırılması suretiyle bir karar verilmek üzere temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Hakkında düzenlenen cevaplı rapor uyarınca, davacı adına 2019 ile 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 16 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında muhtelif ihracatçı firmalardan ithal edilen eşyaların kıymetlerinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itiraza yönelik verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; serbest dolaşıma giriş rejimine veya bir geçici muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; kıymeti üzerinden gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda bu Kanun'un 23 ilâ 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden başka bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında da, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin lüzum gördükleri evrakın, belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Her ne kadar beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen tutara ilişkin olarak ihracatçı şirketlerin mukim bulunduğu ülkedeki resmi makamlar nezdinde ithalata ilişkin ibraz edilen fatura, banka dekontu ve benzeri belgelerin sahteliği ya da gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönünde araştırma yapılmadığı, hangi para transferinin hangi beyannameye ait olduğunun, ithale konu eşyanın satış bedeli dışında başkaca bir ödemenin veya muvazaanın varlığının idarece tespit edilmediği, fazladan ödendiği iddia edilen tutarların ihtilafa konu beyannamelere oransal olarak bölünmesi suretiyle hesaplanan kıymet farkı üzerinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararına ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; yukarıda belirtilen mevzuat hükmü ile maddi olay ve dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesinden; beyan edilen fatura kıymeti dışında, herhangi bir ödemenin varlığı halinde, noksan beyan edilen kıymet farkı için ek tahakkuk yapılabileceği ve ceza koşullarının oluşması durumunda da ceza kararı alınabileceği açıktır. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde, davacının yurt dışına transfer ettiği tartışmasız bulunan 606.269,90 USD ile 514.099,00 USD'nin ihtilaf konusu beyannamelerle ilgili olduğu yolundaki davalı idare iddiasının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bu itibarla; uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ait bedel haricinde yurt dışına transfer edilen 606.269,90 USD ile 514.099,00 USD'lik tutarlardan bedel düşümü yapılan başkaca beyannameler ile ihracatçı firmalar tarafından davacı adına düzenlenmiş faturaların olup olmadığı, dava konusu işlemlere esas ticari faaliyetini yürüttüğü yurt dışında mukim firmalarla alışverişlerinin ve dolayısıyla cari hesap ilişkisinin sona erip ermediği, inceleme dönemi sonrasında da ithalatların gerçekleşip gerçekleşmediği ve taraflar arasında sözleşmenin olup olmadığı, davacının anılan tutardan harcama yaptığını destekleyecek belge ve kaydının bulunup bulunulmadığının araştırılması suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 04/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.