8. Hukuk Dairesi 2014/15883 E. , 2016/2232 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, üzerinde 52 üniteli apart otel ve 8 üniteli bungol otel…
**8. Hukuk Dairesi 2014/15883 E. , 2016/2232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, üzerinde 52 üniteli apart otel ve 8 üniteli bungol otel bulunan dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1607 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını açıklayarak bu taşınmazın yaklaşık 1607 m2'1ik kısmının tapusunun iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen dava ile ölen davalı ...un mirasçılarına da karşı dava açılmıştır. Bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece; dava ve birleşen davanın kabulü ile ... parselde bulunan ve davalılar adına yazılı bulunan tapu kaydının ... tarihli fen bilirkişi ... Tuncer tarafından düzenlenen krokide A harfi ile gösterilen 1637,75 m2'lik kısmı ile B harfiyle gösterilen 1861,73 m2'lik kısım bakımından iptaline, bu kısımların kıyı olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; ... tarihli jeoloji mühendisi ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporları esas alınarak Mahkemece hüküm kurulmuştur. Söz konusu raporlar incelendiğinde; kıyı kenar çizgisinin tespitine yönelik bir araştırma yapılmadığı, sadece Bakanlık tarafından onaylanan 12.12.1975 tarihli kıyı kenar çizgisinin dava konusu taşınmaza uygulanması suretiyle kıyı kenar çizgisinin ve buna göre taşınmazın durumunun belirlendiği anlaşılmaktadır. İdare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisi onanmış olsa bile mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Bilindiği üzere, son kez yürürlüğe giren 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun kıyı kenar çizgisini belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddeleri, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı kapsamı dışında bırakılmış; anılan kanun maddesinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekte olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay Içtihadı Birleştirme Kararın da "kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi görevinin adli yargıya ait olduğuna; ancak 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun .//..