10. Hukuk Dairesi 2024/14564 E. , 2025/4583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesin
**10. Hukuk Dairesi 2024/14564 E. , 2025/4583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...Tuğla Fabrikası Ltd. Şirketinde 23.11.2017 tarihinden, iş kazası yaptığı tarihe kadar aralıksız çalıştığını, davacının 25.11.2018 tarihinde iş yerinde çalışmakta iken işyerinde fiziki şartların kötü olması, yerlerin çamur olması sebebiyle ayağı kayarak düştüğünü ve sağ kolunun kırıldığını, bu kazanın davacının çalıştığı iş yerinde ve çalışma saatleri içerisinde meydana geldiğini ileri sürerek 25.11.2018 tarihinde meydana gelen, davacının sağ kolunun kırılması ve işlevini önemli derecede kaybetmesi ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. I. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmayıp, dava şartlarının bulunmadığını, ilgili kişi ile ilgili işveren tarafından iş kazası bildiriminde bulunulmadığını, ayrıca istirahat raporunun hastane tarafından hastalık kolundan verildiğinin tespit edildiğini, TC ... Cumhuriyet Başsavcılığından ve ... İlçe ... Komutanlığından alınan yazılarda, belirtilen tarihlerde ilgili kişi ve iş yeri ile ilgili herhangi bir ihbar, şikayet ve soruşturma olmadığının belirtildiğini, ayrıca tedavi gördüğü Özel ... Hastanesinden alınan yazıda olayın evde düşme diye belirtildiğini, alınan belge ve bilgilerin İş Kazası Tespit Komisyonunca değerlendirilerek davacının 25.11.2018 tarihinde uğradığını iddia ettiği olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereği iş kazası olmadığı kanaatine varıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve duruşma gününü ihtiva eden tebligatların davalı şirkete usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davalı şirketin yetkilisinin bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise bulunmama gerekçeleri yazılmadan doğrudan şirket çalışanlarına tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, davada haklılıklarının baki olsa da davayı kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, husumet yönüyle davanın reddi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın davacının ağır kusurundan kaynaklandığını, davacının dava açmakla hukuki yararının olmadığı gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı kurgulara dayanarak ve iyi niyet kurallarına aykırı açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, yargılama sırasında aynı işte davacı ile birlikte çalışan ... ve ...'ün görgüye dayalı beyanları, ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı iş yerinde ayağının kayarak düştüğü ve yaralandığı, Kurum raporunda belirtildiğinin aksine olayın işverenin verdiği işin yerine getirilmesi sırasında meydana geldiği, davacının davalı işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğine ilişkin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak hükümde kaza tarihinin belirtilmemiş olması hatalıdır. Davacının maruz kaldığı olayın 25.11.2018 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kaza tarihi belirtilmeden hüküm kurulması hatalı olduğundan, istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, iş kazası tarihine hükümde yer vermek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği" belirtilerek davanın kabulüne, davacının 25.11.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, Kurum kayıtlarının incelenmesinde ilgili kişi ile ilgili iş veren tarafından iş kazası bildiriminde bulunulmadığını, ayrıca istirahat raporunun hastane tarafından hastalık kolundan verildiğini, T.C. ... Cumhuriyet Başsavcılığından ve ... İlçe ... Komutanlığından alınan yazılarda, belirtilen tarihlerde ilgili kişi ve iş yeri ile ilgili hergangi bir ihbar, şikayet ve soruşturma olmadığının belirtildiğini, ayrıca davacının tedavi gördüğü Özel ... Hastanesinden alınan yazıda olayın evde düşme diye belirtildiğini ve hekim tarafından adli vaka ya da iş kazası olarak değerlendirilmediğini, bu bilgilerin hiç tartışılmamış ve bu bilgilere rağmen olayın neden iş kazası olduğunun tespit edildiğine ilişkin bir gerekçe de izah edilmediğini, salt davacı ve davacı tanıklarının beyanlarına istinaden iş kazası tespiti yapılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, bunun yanında müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, hal böyle iken müvekkili Kurumun yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.