4. Hukuk Dairesi 2025/14030 E. , 2026/2225 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1211 E., 2025/1612 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/458 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
4. Hukuk Dairesi 2025/14030 E. , 2026/2225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1211 E., 2025/1612 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/458 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide gemi adamı olarak görevli olduğunu, geminin Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle adı geçen müvekkilinin yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını, haksız deport işlemi nedeniyle yeniden iş bulamadığını, eşi olan diğer müvekkili ...'in eşi ...'den uzun süre haber alamamasına bağlı manevi çöküntü yaşadığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden 100,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kınama ve yayın talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli 2020/3 33... /458 Karar sayılı kararı ile İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminat gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinden vazgeçilmesine karşı tarafın muvafakat etmesi nedeniyle bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İsrail Devleti'nin haksız saldırısı nedeniyle .... gemisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'in manevi olarak zarara uğradığı konusunda tereddüt olmadığı, olay tarihi, olayın gelişim süreci ve davacının yaralanma derecesi değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu ayrıca TBK 56/2 uyarınca adı geçen davacının ağır bedensel zararı bulunmadığından eşi olan davacı ...'in manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; kınama ve yayın talebinin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.05.2025 tarihli ve 2022/10363 Esas, 2025/7995 Karar sayılı ilamıyla; somut olayda, olayın oluş şekli, olay tarihi, olayda davacının kesici aletle yaralanması göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı ... yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 80.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; kınama ve yayın talebinin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, davada yasal hasım konumunda olduklarından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulmaları gerektiğini, yararlarına vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide görevli olarak bulunan davacı ...'in İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı; diğer davacı eşi ...'in olaya bağlı manevi zarara uğradığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebi ile kınama ve yayın taleplerine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.