2. Hukuk Dairesi 2024/6539 E. , 2025/5140 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1057 E., 2024/1452 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/433 E., 2023/1073 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz…
**2. Hukuk Dairesi 2024/6539 E. , 2025/5140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1057 E., 2024/1452 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/433 E., 2023/1073 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Davacı vekili Av. ...'nun mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan mazeretin reddine karar verildi. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.05.2025 tarihinde tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı erkek vekilinin 392 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 219. maddesinde edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 220. maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır. TMK'nin 222/1. maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. TMK'nin 222/3. maddesi uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Ayrıca, ispat yükü TMK'nin 6/1. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece, 392 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, Dairenin dosya eksiklik talep yazısı ile dosya kapsamına getirtilen tapu kayıtlarına göre 392 ada 3 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının 2615 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 2615 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 17.08.1999 tarihinde davalı erkeğin babası adına kayıtlı iken davalı erkek adına satış yoluyla devredildiği, 10.03.2002 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 906/1785 hisse davalı erkek, 879/1785 hisse Belediye adına olacak şekilde 392 ada 3 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, Belediye adına kayıtlı olan 879/1785 hissenin davalı erkek tarafından 30.12.2004 tarihinde satın alınarak taşınmazın tamamının davalı erkek adına tescil edildiği, Mahkemece işbu taşınmazın imar öncesi döneme ilişkin evveliyat tapu kayıtları getirtilmeden taşınmazdaki 01.01.2002 tarihinden önce edinilen hisselerin davalının kişisel malı olduğu göz ardı edilerek hisselerin tamamının edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiği kabul edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, 392 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 906/1785 hissesinin kişisel mal olduğu, diğer bir deyişle sadece Belediye'den satın alınan taşınmazın 879/1785 hissenin edinilmiş mal olduğu gözetilerek artık değere katılma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 392 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 3. Davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ...'dan alınarak ...'e verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.