TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MURAT YASAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/6802) Karar Tarihi: 8/1/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 24/1/2020 - 31018 Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZRecai AKYEL Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Murat YASAN Vekili : Av. Cavit ÇALIŞ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, adi malul kabul edilmeme işlemine karşı açılan davad a hükme e
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MURAT YASAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/6802) Karar Tarihi: 8/1/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 24/1/2020 - 31018 Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZRecai AKYEL Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Murat YASAN Vekili : Av. Cavit ÇALIŞ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, adi malul kabul edilmeme işlemine karşı açılan davad a hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, iddia ve itirazla rın etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildi ği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 22/4/2015 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış içtihat alanı kapsamın da kaldığı değerlendirilen başvurunun bir örneğinin Adalet Bakanlığına gör üş için gönderilmesine gere k bulunmadığına karar verilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 8. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde astsubay olarak görev yapmıştır. Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 39. Başvurucu 2010 yılı itibarıyla psikolojik rahatsızlık duymaya başlamış ve 2010 ile 2012 yılları arasında toplam dört kez uyum bozuklu ğu tanısı ile istirahat raporları almıştır. 10. Bolu'da görev yapmakta iken disiplinsizlik nedeniyle meslekt e kalması uygun görülmeyen başvurucu 26/1/2013 tarihi itibarıyla resen emekli e dilmiştir. Başvurucuya 70.920,93 TL toptan ödeme ve 29.550,39 TL ikramiye tahakkuk ett irilmiştir. 11. Başvurucu, hakkında devam eden ceza yargılamaları nedeniyle Ankara Askerî Savcılığı tarafından müşahede kararı için Gülhane Askerî Tıp Ak ademisine (GATA) sevk edilmiştir. GATA tarafından düzenlenen 22/2/2013 tarihli rapor ile başvurucuya uyum bozukluğu tanısı konulmuş ve üç ay istirahatinin uygun olduğu belirtilere k "suç tarihinde (28/4/2012) askerli ğe elverişli olduğu, halen askerli ğe elverişliliğinin tespiti için takipler i sonras ı karar verilece ği" ifade edilmiştir. 12. Takip eden süreçte GATA tarafından tanzim edilen 20/5/2013 t arihli rapor ile kronik nitelik kazanm ış uyum bozuklu ğu tanısı uyarınca başvurucunun TSK bünyesinde görev yapamayaca ğı sonucuna varılmıştır. Bu rapor Millî Savunma Bakanlığının 6/9/2 013 tarihli yazısına istinaden iptal edilmiştir. Başvurucu hakkında bu ipta l üzerine GATA tarafından yeniden düzenlenen 24/3/2014 tarihli raporda kronik nitelik kazanm ış uyum bozuklu ğu tanısı konulmuş ve başvurucunun TSK bünyesinde görev yapamayaca ğı ve suç tarihlerinde (6/12/2011, Ocak 2011, Temmuz 2011, 21/9/2011) askerli ğe elverişli olduğu belirtilmiştir. 13. Başvurucu 4/6/2013 tarihinde adi malul aylığı bağlanması ist emiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunmuştur. 14. Talebin reddi üzerine başvurucu ret işleminin iptali için As keri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açmıştır. 15. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 5/6/2014 tarihinde tarafların katılımıyla gerçekleştirdiği duruşmanın akabinde başvurucunun psikolojik ra hatsızlığının disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilmeden önce görevini yapmasına engel teşk il edecek boyutta olup olmadığının tespiti için GATA tarafından inceleme yapılıp sağlı k raporu düzenlenmesine karar vermiştir. 16. 5/6/2014 tarihli ara kararı üzerine düzenlenen 2/7/2014 tari hli raporun Mahkemeye sunulmasının ardından 13/11/2014 tarihli kararla dava reddedilmiştir. Ret gerekçesinde; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortala r ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca sağlık nedeniyle görevini yapamayacak hâle g elenlerin adi malul olarak kabul edileceği ve bu kişilerin on yıl hizmet süresi ile aylığa hak kazanacakları, disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilenlerin ise aylığa hak kazanmak için yir mi beş yıl hizmet süresine ihtiyaç duydukları belirtilmiştir. Başvurucunun psikolojik raha tsızlığının disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilmeden önce görevini yapmasına engel teşk il edecek boyutta olup olmadığının tespitinin uyuşmazlığın çözümünde önemli bir nokta olduğu vurgulanan gerekçede uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak talep üzerine GA TA tarafından düzenlenen 2/7/2014 tarihli ek raporda, başvurucunun askerliğe elverişsizl ik hâlinin uyum bozukluğunu n kronikleştiğinin değerlendirildiği 24/3/2014 tarihli rapor itib arıyla başladığı ve askerlikle ilişiğinin disiplinsizlik nedeniyle kesildiği 26/1/2013 tarihin den önceki dönemi kapsamadığı yönünde görüş bildirildiğinin altı çizilmiştir. Bu nedenlerle d isiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilmeden önce malul olmadığı sonucuna ulaşılan başvurucunun a di malul kabul edilme talebinin hukuki dayanağının bulunmadığına karar verilmiştir. Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 417. Başvurucu, hükme esas alınan 2/7/2014 tarihli bilirkişi rap orundan kararla birlikte haberdar olmuş ve sonradan temin ettiği bu rapora karş ı itirazlarını, raporun kendisine hükümden önce tebliğ edilmemiş olduğunu da belirtmek suretiyle karar düzeltme aşamasında ileri sürmüştür. 18. Ret hükmüne yönelik karar düzeltme istemi Mahkemenin 19/3/20 15 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Hükümde, başvurucunun raporun tebliğ edilmemiş olmasına ve içeriğine dair itirazları için herhangi bir açıklamada bulunulm amıştır. 19. Nihai kararın 7/4/2015 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 22/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. IV. İLGİLİ HUKUKA. Ulusal Hukuk 20. 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasın ın ilk cümlesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmad ığı takdirde; i ştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibar ıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci f ıkras ının (c) bend i kapsam ına al ınanlar, bu Kanunun yürürlü ğe girdiği tarihten önce 5434 say ılı Kanun hükümlerine tabi olarak çal ışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci f ıkras ının (c) bendine tabi olarak yeniden çal ışmaya başlayanlar ile bunlar ın dul ve yetimleri hakk ında bu Kanunla yürürlükten kald ırılan hükümleri de dahil 5434 say ılı Kanun hükümlerine göre işlem yap ılır." 21. 5434 sayılı Kanun'un mülga 44. maddesi şöyledir: "Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlar ında has ıl olan ar ızalar veya düça r olduklar ı tedavisi imkans ız hastal ıklar yüzünden vazifelerini yapam ıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklar ında bu kanunun malullü ğe ait hükümleri uygulan ır. " 22. 5434 sayılı Kanun'un mülga 53. maddesinin ilk fıkrası şöyledir: "Adi malullük ayl ığı, fiili hizmet müddetleri en az 10 y ılı tamamlam ış buluna n iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplam ına göre ve malullük dolay ısıyla vazifeden ayr ıldıklar ı tarihteki kesene ğe esas ayl ık veya ücretleri ve 15 inci maddenin (g ) fıkras ında yaz ılı olanlar ın tam ayl ık veya ücretleri tutarlar ı üzerinden a şağıda gösterilen nispetlerde ba ğlan ır" 23. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Ma hkemesi Kanunu'nun 52. maddesi şöyledir: "Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta olduklar ı davalara ait her çe şit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrak ın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili di ğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararlar ın, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Hakl ı sebeplerin bulunmas ı halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzer e uzat ılabilir.'' Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 524. 1602 sayılı mülga Kanun'un 56. maddesinin ilgili kısmı şöyle dir: ''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde; İdari Yarg ılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ...bilirki şi, keşif, delillerin tespitine... ili şkin hükümleri uygulan ır.'' 25. 1602 sayılı mülga Kanun'un atıfta bulunduğu 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrası nın ilk cümlesi şöyledir: "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahıslar ın davaya kat ılmas ı, davan ın ihbar ı, taraflar ın vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirki şi, keşif, delillerin tespiti, yarg ılama giderleri, adli yard ım hallerinde ve duru şma s ıras ında taraflar ın mahkemenin sukünunu ve inzibat ını bozacak hareketlerine kar şı yap ılacak işlemler, elektronik i şlemler ile ses v e görüntü nakledilmesi yoluyla duru şma icras ında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlan ır. " 26. 1602 ve 2577 sayılı Kanunların bilirkişi hususunda atıfta b ulunduğu 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. madde si ile 281. maddesinin birinci fıkrası sırasıyla şöyledir: " Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulas ına bağlı olarak mahkemeye verir; verildi ği tarih rapora yaz ılır ve duruşma gününden önce birer örne ği taraflara tebli ğ edilir.' ' Taraflar, bilirki şi raporunun, kendilerine tebli ği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususlar ın, bilirkişiye tamamlatt ırılmas ını; belirsizlik gösteren hususlar hakk ında ise bilirki şinin aç ıklama yapmas ının sağlanmas ını veya yeni bilirki şi atanmas ını mahkemeden talep edebilirler. " B. Uluslararası Hukuk27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin (Sözleşme) Adil yarg ılanma hakk ı kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmu ş bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından davas ının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakk ına sahiptir. 28. Sözleşme deki hakların etkili bir biçimde korunması için dav aya bakan mahkemelerin Sözleşme nin 6. maddesine göre "taraflar ın dayanaklar ını, iddialar ını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır ( Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, 33). 29. Sözleşme nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişilerin davalarının hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakları güvence alt ına alınmıştır. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru, yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahlar ın eşitliğinin sağlanmasıdır ( Rowe ve Davis/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, 60). Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 630. Hükme esas alınan bilirkişi raporu dâhil yargılamaya esas o lan tüm kanıt ve belgeler hakkında bilgi sahibi olma, bu unsurlara ilişkin yorum da/itirazda bulunma imkânının taraflara sağlanması, ayrıca bu imkânın pratik ve etkili bir ni teliği haiz bulunması adil bir yargılamanın gereğidir ( Dırama/Türkiye , B. No: 20797/07, 13/11/2018, 22-24). V. İNCELEME VE GEREKÇE 31. Mahkemenin 8/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvu ru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 32. Başvurucu; hükme esas alınan 2/7/2014 tarihli raporun kendis ine tebliğ edilmediğini, iddia ve itirazlarını gereği gibi ileri süremediğ ini ve bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 33. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucu, hükme esas alın an bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmemesinden kaynaklı olarak iddia ve itiraz larını gereği gibi sunma imkânından yoksun bırakıldığını ileri sürdüğünden şikâyet silah ların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri kapsamında incelenmiştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden35. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil yarg ılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 36. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia , savunma v e adil yarg ılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmaların ı mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermekted ir (Mehmet Fidan , B. No: 2014/14673, 20/9/2017, 37). 37. Anayasa'nın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 7Mahkemesi de Anayasa nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakk ının kapsamına dâhil edilen silahlar ın eşitliği ve çeli şmeli yarg ılama ilkelerine Anayasa nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yar gılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir ( Mehmet Fidan , 38). 38. Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniye te uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunma hususunda uygun imkânların sağlanması şarttır (Yüksel Hançer , B. No: 2013/2116, 23/1/2014, 19). 39. Silahların eşitliği ilkesi; davanın taraflarının usule ilişk in haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan birinin diğerine gör e daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkem e önünde dile getirme fırsatına sahip olması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağl anması anlamına gelir ( Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, 32). 40. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli y argılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilm e imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz ede memesi ya da delillerle ilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılama ilk esinin ihlali olarak değerlendirilebilmektedir ( Hüseyin Sezen , B. No: 2013/1793, 18/9/2014, 38). 41. Yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ve çelişm eli yargılama ilkelerinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının ko runması hukuk devleti olmanın bir gereğidir ( Mustafa Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, 52). b. İlkelerin Olaya Uygulanması42. Somut olayda uyuşmazlık başvurucunun adi malul olarak kabul edilme isteminin reddedilmesinden doğmuştur. Mahkeme, başvurucunun psi kolojik rahatsızlığını n disiplinsizlik nedeniyle ilişiğinin kesildiği 26/1/2013 tarihin den önce görevini yapmasına engel teşkil edecek boyutta olup olmadığının belirlenmesinin uy uşmazlığın çözümünde önemli bir nokta olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme 5/6/2014 tar ihinde yaptığı duruşmanın ardından bu hususun açıklığa kavuşması adına GATA'dan sağlık ku rulu raporu alınmasına karar vermiştir. GATA tarafından düzenlenen 2/7/2014 tarihli ra porda öz olarak başvurucunun 26/1/2013 tarihinden önce askerliğe elverişsiz hâl e gelmediği ifade edilmiştir. Mahkeme, raporun sunulmasının ardından disiplinsizlik nedeniyle ilişiğinin kesildiği tarih itibarıyla askerliğe elverişsiz hâle gelmediği anlaşılan başvur ucunun adi malul olarak kabul edilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olmadığı sonucuna ul aşmıştır (bkz. 16). 43. Mahkemenin uyuşmazlığın çözümünü, başvurucunun ilişiğinin k esildiği tarih itibarıyla sağlık durumunun saptanması üzerine temellendirdiği ve bu durumu belirlerken de büyük ölçüde 2/7/2014 tarihli raporu esas aldığı hususunda tere ddüt bulunmamaktadır. 44. Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere başvurucu 2/7/2014 tarih li bilirkişi raporundan Mahkeme kararı ile haberdar olmuş, karar düzeltme aş amasında bu durumu Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 8Mahkemenin dikkatine sunmuş, ayrıca raporun daha önce verilen r aporlar ile çeliştiğini ve gerçeği yansıtmadığını ifade etmiştir. Karar düzeltme istemi Ma hkemenin 19/3/2015 tarihli kararıyla reddedilirken raporun tebliğ edilmemiş olmasına ve iç eriğine dair itirazlar için herhangi bir açıklamada bulunulmamıştır. 45. Bilirkişi raporundan hükümle birlikte haberdar olunması yarg ılamanın bütününe bakıldığında sürecin koşullarına göre tek başına adil yargılanm a hakkı yönünden bir ihlal oluşturmayabilir. Bu noktada adil bir yargılamanın gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılabilmesi için yargılamanın bütününde taraflara raporu ince lemeleri, yorumda ve itirazda bulunabilmeleri için pratik ve etkin imkânların sunulmuş olması /çelişmenin sağlanmış bulunması gerekmektedir. 46. Somut yargılama sürecine bu çerçeveden bakıldığında başvuru cuya davanın reddine hükmedilirken hükme esas alınan raporu inceleme, yorumd a ve itirazda bulunma imkânının tanınmadığı, kanun yolu aşamasında da başvurucunun ra pora ilişkin olarak ileri sürdüğü itirazların değerlendirildiğini belirten bir cevap veri lmediği, başka bir anlatımla ilk derece aşamasındaki yoksunluğun giderilmediği ve dolayısıyla ya rgılanmanın bütünü yönünden de rapora yönelik yorumda ve itirazda bulunabilmesi ad ına pratik ve etkin imkânların sağlanmadığı görülmüştür. 47. Bu nedenle başvurucuya hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik yorumda/itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânların s ağlanmamasının, silahları n eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı ve bu bağlamda adil bir yargılamanın gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. 48. Açıklanan gerekçelerle yargılamaya bir bütün olarak bakıldığ ında Anayasa nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma güvencelerin den olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar veril mesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasın ın ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 50. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek ihlali n giderilmesi ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 951. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilke lerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun i hlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçl anacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 52. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiği ne karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 53. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Ana yasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi u yarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırma k amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılam anın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir . (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri , 57-59, 66, 67). 54. İncelenen başvuruda yargılama süreci içinde silahların eşitl iği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dola yısıyla somut başvuruda ihlali n mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 55. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkele rinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm asında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvur uya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereke n iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran n edenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinde n ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine kara r verilmesi gerekir. 56. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal inin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gereki r. Başvuru Numarası : 2015/6802 Karar Tarihi : 8/1/2020 1057. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çel işmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeler inin İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin sonu çlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere -Anayasa'nın geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi gereğince- yetkil i idari yargı merciine GÖNDERİLMESİNE (AYİM Üçüncü Dairesinin 13/11/2014 tarihli ve E. 2014/441, K.2014/1429 sayılı kararıyla ilgilidir), D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, E. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE, F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/1/2 020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye M.Emin KUZ Recai AKYEL