3. Hukuk Dairesi 2024/3754 E. , 2025/3271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/126 E., 2024/514 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, dahili davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı
**3. Hukuk Dairesi 2024/3754 E. , 2025/3271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/126 E., 2024/514 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, dahili davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... Eczanesinin sahibi olan müvekkilinin eczanesinden Kuruma faturalandırılan 61 adet reçetenin arkasındaki imzanın hastaya ya da yakınına ait olmaması nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin ... Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2009 Protokolünün (6.3.3.) maddesi uyarınca uyarma cezası ve 94.923,55 TL cezai şart tahsili, 23 adet reçetede hasta ya da yakınına teslim edilmeyen ilaçlar bulunduğu için (6.3.10.) maddesi uyarınca uyarma cezası ve 29.383,05 TL cezai şart tahsili, 19 adet reçetenin sahte olması nedeniyle 2012 Protokolünün (5.3.10.) maddesi uyarınca uyarı cezası ve 36.246,10 TL cezai şart, 3.605,69 TL reçete bedeli tahsili, 68 adet reçetede eczacı tarafından yönlendirme yapıldığı için 2012 Protokolünün (5.3.14.) maddesi uyarınca sözleşmenin 3 ay süreyle feshi, (6.3.3), (6.3.10) ve (5.3.14.) maddeler nedeniyle Protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 32.929,89 TL reçete bedelinin tahsiline karar verildiğini, ancak bu işlemlerin haksız olduğunu ileri sürerek, iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli kararıyla; Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 24.02.2022 tarihli ilamla; uyuşmazlık konusunda uzman, eczacı ve emekli Sayıştay denetçisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bir heyetten, cezai işleme konu her hastanın reçetesi nedeniyle uygulanan cezai işlemin yerinde olup olmadığının tek tek belirlenmesi suretiyle denetime elverişli, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazları karşılar mahiyette rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; duruşma gün ve saati taraflara usulünce tebliğ edilmişse de, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 07.03.2024 tarihli celseye katılmadığı ve geçerli bir mazeret sunmadığı gerekçesiyle, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesine göre işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davacılar ... ve ...; murisi babalarının açtığı davayı, murislerinin ölümü üzerine davayı takip etmek isteyip istenilmediğinin kendilerine Mahkemece sorulduğunu, davayı takip etmeyeceklerini ve babalarının mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerini Mahkemeye bildirdiklerini, buna rağmen Mahkemece 07.03.2024 tarihli celseye katılmadıkları ve geçerli bir mazeret sunmadıkları gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve aleyhlerine maktu vekalet ücreti ile eksik harcın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; bozma ilamı sonrası Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacının 28.10.2023 tarihinde vefat ettiği, vefatı üzerine davacının murisleri ... ve ...'nın mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerinden davayı takip etmeyeceklerini Mahkemeye bildirdikleri, 07.03.2024 tarihli duruşmada davalı tarafça da takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Ne var ki, Mahkemece sonradan yazılan gerekçeli kararda; mirasçıların murislerinin mirası reddetmeleri nedeniyle davayı takip etmediklerinin yazılması gerektiği halde duruşma gün ve saati taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen celseye katılmadığı ve geçerli bir mazeret sunmadığı şeklinde somut olay ile ilgili olmayan gerekçe yazılması usul ve kanuna aykırıdır. Diğer taraftan, davacının mirasçılarının mirası reddettikleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi gereğince davacının terekesine tasfiye memuru atandığı gözetilerek, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında davacı terekesi aleyhine hüküm kurulması gerekirken davada taraf sıfatı bulunmayan mirasçılar aleyhine hüküm verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçenin değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının ise düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan kararın gerekçesinde yer alan; "Duruşma gün ve saati taraflara usulünce tebliğ edilmişse de, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 07/03/2024 tarihli celseye katılmadığı ve geçerli bir mazeret sunmadığı görülmüş, bu nedenle dosya HMK'nın 150. maddesine göre işlemden kaldırılmış, HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " ibaresinin çıkartılarak yerine "Yargılama sırasında vefat eden davacının murisleri ... ve ...'nın davacının mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerinden davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, davalı tarafça da takip edilmeyen dosyanın Mahkemece 07.03.2024 tarihinden itibaren yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " ibaresinin yazılması suretiyle gerekçenin DEĞİŞTİRİLMESİ, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 397,70 TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına," ibaresinin çıkartılarak yerine "Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 397,70 TL eksik harcın davacının terekesinden alınarak hazineye irad kaydına," ibaresinin yazılmasına, 3. bendinde yer alan "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (Madde 7) göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacının terekesinden alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.