İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., 1581 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olup anılan Kanun'un 3, maddesinde Tarım Kredi Kooperatifleri için belirlenen amaç ve çalışma konuları kaps…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/182 - 2026/523 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/182 KARAR NO : 2026/523 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., 1581 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olup anılan Kanun'un 3, maddesinde Tarım Kredi Kooperatifleri için belirlenen amaç ve çalışma konuları kapsamında faaliyet yürütmekte olduğunu, bu kapsamda kredi ikrazatı, tarımsal girdi satışı ve ürün değerlendirme kapsamında ürün alımı gerçekleştirdiğini, davalı ... tarafından dava dışı borçlu ... No:...) aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra dosyasından düzenlenmiş olan ... tarihli Birinci Haciz ihbarnamesinin müvekkiline ... tarihinde tebliğ edildiğini, icra dosyası borçlusu ...'un müvekkili kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili kooperatifin takip borçlusu ...'a herhangi bir borcu bulunmadığnı, icra dosyasından gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesine müvekkili kooperatif tarafından cevap yazıldığını, ancak yazılan bu cevabi yazıda dosya borçlusu ...'un kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, kooperatifin takip borçlusuna herhangi bir borcunun olmadığını yazılacak iken sehven ipoteğe ait borç bulunmadığını ve satışa muvafakat edildiğini belirttiğini, cevabi yazının dilekçe ekinde sunulduğunu, icra dosyasından gönderilen İkinci Haciz İhbarnamesinin müvekkiline ... tarihinde tebliğ edildiğini, ancak iş yoğunluğu nedeni ile ve daha önce de cevap verildiği düşünülerek bu ihbamameye karşı herhangi bir cevap verilmediğini, icra dosyasından gönderilen Üçüncü Haciz İhbarnamesinin müvekkili kooperatife ... tarihinde tebliğ edildiğini, icra dosyası borçlusu ...'un müvekkili kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili kooperatifin takip borçlusu ...'a herhangi bir borçu bulunmadığını, müvekkili kooperatifin resmi bir kurum olduğunu, tüm alacak ve borçlarının kayıt altında olduğunu, müvekkili kooperatife ait tüm defter ve belgeler ile resmi kayıtların incelenmesi halinde müvekkili kooperatifin takip borçlusu ...”a herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkili kooperatifin, ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından İcra ve İflas Kanunu'nin 89. maddesine göre kendisine gönderilmiş olan haciz ihbarnamesi nedeniyle takip borçlusu ...'a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankadan kredi kullanan dava dışı borçlu ... hakkında, kredinin ödenmemesi nedeni ile ... Banka Alacaklıları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyaşı ile takip başlatılmış olduğunu ve takibin kesinleştiğini, 2691 sayılı ... Tarım Kredi Koop.'nin ipoteğinin olması üzerine ipoteğin devam edip etmediğini ve alacak miktarının sorulduğunu, davacı Kooperatif'in ...'un ortağı olduğunun beyan edildiğini, borçlunun alacakları için kuruma 89/1 Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı kurumun ...'un Kooperatif'e borcunun bulunmadığını, satışa muvafakat ettiklerinin beyan edildiğini, borçlunun Kooperatifte alacağının olup olmadığına cevap vermemiş olduğunu, 89/2 Haciz ihbarnamesine de cevap verilmemesi üzerine 89/3 Haciz ihbamamesi gönderildiğini, alacaklı bankanın hukuki haklarını yasal olarak kullanmış olduğunu, davacı kurumun dava dilekçesinde takip borçlusunun herhangi bir alacağının olmadığını yazacakken sehven ipoteğe ait borç bulunmadığını beyan ettiklerini belirttiğini, yapılan hatanın külfetini davalı bankaya yükletmek amacı ile iş bu hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın açıldığını, davacı tarafın iddialarının tamamen soyut, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi raporuna göre davacı kooperatif defterlerinin 213 sayılı VUK'nin ... sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca TTK'nin 64. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğu, 2015 yılında e-defter kapsamına geçmiş olup, beratlarının süresinde verildiği, GİB imzalı berat indirildiği, ayrıca bu defterlerin VUK'nin 215 ve müteakip maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı Kooperatif'in yasal kayıtlarının incelenmesinden davacı Kooperatif'in dava dışı banka borçlusu ...'un davacı banka tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan ... Banka Alacaklıları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında gönderilen 1., 2. ve 3. Haciz İhbarnamelerinin gönderildiği ve tebliğ edildiği tarihler itibari ile davacı Kooperatif'ten herhangi bir alacağının bulunmadığının bildirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında banka aleyhine Vekalet Ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini, davacı kurumun dava dilekçesinde takip borçlusunun herhangi bir alacağının olmadığını yazacekken sehven ipoteğe ait borç bulunmadığını beyan ettiklerini belirttiğini, yapılan hatanın külfetini davalı bankaya yüklemenin hukuka, yasalara ve yerleşik içtihat kararlarına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, İİK'nin 89/3.maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı takip alacaklısı tarafından, dava dışı takip borçlusundan olan alacağı için, tarafında gönderilen 89/1-2-3 haciz ihbarnameleri nedeniyle takip borçlusuna borcunun bulunmadığı iddia edilerek, dava dışı takip borçlusuna borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır" hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. 2004 sayılı İİK'nin 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir."(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir) ... tarihinden sonra İİK'nın 89/3 maddesine dayalı açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s:476) Somut olayda; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. İlk derece mahkemesince, 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan işbu davada, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilip, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, görevsizlik kararı verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-6100 sayılı HMK'nin 353/a-3 maddesi gereğince mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış olması nedeni ile HMK 114/c ve 115. maddelerine göre görev konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 354,91.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 11/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır