TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR FORD OT OMOTİV SANAY İ A.Ş. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2019/40991) Karar Tarihi: 23/3/2023 R.G. Tar ih ve Sayı: 20/6/2023-32227 Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan F
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR FORD OT OMOTİV SANAY İ A.Ş. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2019/40991) Karar Tarihi: 23/3/2023 R.G. Tar ih ve Sayı: 20/6/2023-32227 Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan FİDAN Kenan YA ŞAR Muhterem İNCE Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Ford Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi Vekili : Av. İsmail Y ılmaz ASLAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; işyerinde incelemenin kanuna ayk ırı olmas ı nedeniyle konut dokunulmazl ığı hakk ının, rekabeti k ısıtlay ıcı davran ışlarda bulunuldu ğu gerekçesiyle idari para cezas ı uygulanmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının, cezan ın miktar ının tayininde di ğer müteşebbislerin ihracat cirolar ı dikkate al ınmad ığı hâlde ba şvurucunun ihracat cirolar ının da hesaba kat ılmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının, ayn ı fiilin ikinci kez soru şturulmas ı nedeniyle yeniden yarg ılanmama ve cezaland ırılmama ilkesinin, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının, yarg ılama devam ederken yürürlü ğe giren kanunla karar düzeltme a şamas ının kald ırılmas ı nedeniyle de mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 5/12/2019 tarihinde yap ılm ıştır. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 33. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. 4. Bölüm taraf ından başvurunun Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 6. Başvurucu, otomotiv pazar ında faaliyet gösteren ve Ford Motor Companynin belli modellerinin imal ve sat ış hakk ını alan bir anonim şirkettir. Ba şvurucu Şirketin an a faaliyet konusu Ford marka araçlar ın ve parçalar ının üretimi, ithalat ı, ihracat ı ve dağıtımıdır. Başvurucu Şirket, Kocaeli ve Eski şehir'deki iki fabrikas ında araç ve yedek parça üretimi yapmaktad ır. A. Ön Ara ştırma ve Soru şturma Süreci 1. Birinci Ön Ara ştırma Süreci 7. Tüm dünyada 2009 y ılında yaşanan ekonomik krizin etkilerinin atlat ılabilmesi amac ıyla Bakanlar Kurulunun 16/3/2009 tarihli ve 27171 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 13/3/2009 tarihli ve 2009/14802 say ılı karar ıyla yeni binek otomobil ve hafif ticari araçlarda uygulanan özel tüketim vergisi oranlar ında indirime gidilmi ştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu karar ı 15/6/2009 tarihine kadar yürürlükte kalm ıştır. 8. Bakanlar Kurulu karar ının yürürlü ğe girmesini müteakiben otomobil üreticilerinin ortak hareket ederek otomobil arz ını kısıtlad ıklar ı ve 2009 y ılının Nisan ay ından itibaren fiyat art ışına gittikleri yolunda çok say ıda şikâyet, Rekabet Kurumuna ula şmıştır. 9. Rekabet Kurulu (Kurul) 29/4/2009 tarihli karar ıyla şikâyete konu eylemlere ilişkin olarak 7/12/1994 tarihli ve 4054 say ılı Rekabetin Korunmas ı Hakk ında Kanun'un 4. ve 6. maddelerinin ihlal edilip edilmedi ği hususunda soru şturma aç ılmas ına gerek olup olmad ığının tespiti amac ıyla ön ara ştırma yap ılmas ına karar vermi ştir. Ön ara ştırma sonucu düzenlenen 18/6/2009 tarihli raporda, 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin ihlalini te şkil edecek şekilde anla şman ın veya uyumlu eylemin mevcudiyetine dair yeterli delil bulunmad ığı görüşü aç ıklanm ıştır. Ön araştırma raporunu ele alan Kurul 24/6/2009 tarihinde soruşturma aç ılmas ına gerek olmad ığına karar vermi ştir. Kararda özetle şu değerlendirmeleri yapm ıştır: i. 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinde; belirli bir mal veya hizmet piyasas ında doğrudan veya dolayl ı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da k ısıtlama amac ını taşıyan veya bu etkiyi do ğuran yahut do ğurabilecek nitelikte olan te şebbüsler aras ı anlaşmalar ın, uyumlu eylemlerin ve te şebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka ayk ırı ve yasak oldu ğu belirtilmi ştir. ii. Birbirini etkileyebilecek az say ıda firman ın bulundu ğu oligopol piyasas ında faaliyet gösteren firmalar aras ında herhangi bir anla şma olmamas ına rağmen paralel davran ışlar ortaya ç ıkabilmektedir. Bu davran ışlar, piyasa ko şullar ından kaynaklanan bilinçli tercihin sonucudur. Dolay ısıyla sadece paralel davran ışın Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 4varl ığına dayan ılarak firmalar ın uyumlu eylem fiilini işlediği sonucuna ula şılamaz. Uyumlu eylemin varl ığından söz edilebilmesi için bunun taraflar ın davran ışlar ından açıkça anlaşılan bir koordinasyon içinde gerçekle şmesi gerekir. iii. Uyumlu eylem (1) te şebbüsler aras ında koordinasyon ya da i ş birliğinin bulunmas ı, (2) bu koordinasyonun taraflar aras ında doğrudan ya da dolayl ı bir bağlant ıdan kaynaklanmas ı, (3) ba ğlant ının amac ının rakiplerin gelecekteki davran ışlar ındaki belirsizliklerin kald ırılmas ına yönelik olmas ı şartlar ının bir arada bulunmas ı hâlinde gerçekle şmiş olur. iv. Pazarda faaliyet gösteren firma say ısı azald ıkça firmalar aras ı koordinasyon ihtimali artar. Sa ğlay ıcılar ın homojenli ği de pazar ın arz yönünü etkileyen bir unsurdur. Pazara giri ş engelinin bulunmas ı firmalar aras ındaki koordinasyonu kolaylaştırır. Ürünlerin homojenli ği fiyattan sapmalar ın hemen fark edilmesine yol açar. Pazar ın şeffaf olmas ı da koordinasyon ihtimalini art ırmaktad ır. Olgun ve doymuş pazarlarda da koordinasyon riski fazlad ır. Şikâyet konusu pazar, oligopolistik piyasa özelliklerine sahip olmas ına rağmen yoğunlaşma oran ı nispeten düşük olan, ürünlerin homojen oldu ğu, olgun ve doymu ş olmayan bir pazard ır. v. On iki te şebbüsün yetkilileriyle yap ılan görüşmelerde, özel tüketim vergisi indirimi sonras ında talep art ışı olduğu ve stoklar ın azald ığı ifade edilmi ştir. Firmalar ın stok ve sat ış rakamlar ına bak ıldığında özel tüketim vergisi indiriminden sonra firmalar ın stoklar ının azald ığı görülmü ştür. Grafiklerde gösterilen stok, ihracat, sat ış ve ithalat verileri firmalar ın arz ı kontrol etmek için ortak hareket ettikleri iddias ını doğrular nitelikte de ğildir. Dağıtıcı ve üretici te şebbüsler hakk ında yürütülen ön soru şturma sürecinde yap ılan incelemelerde arz ı kontrol etmek suretiyle rekabeti engellemeye, k ısıtlamaya ve bozmaya yönelik olarak firmala r aras ında uyumlu bir eylem tespit edilememi ştir. vi. Özel tüketim vergisi indirimi sonras ı dönemde firmalar ın fiyat hareketleri ve zam oranlar ı incelendi ğinde binek otomobillerde fiyat art ışının olduğu gözlemlenmi ştir. Ancak bunda özel tüketim vergisi indirimi ve talep art ışının etkili olduğu anlaşılm ıştır. vii.Şikâyete konu paralel fiyat art ışlar ının teşebbüsler aras ında rekabeti kısıtlay ıcı bir koordinasyona dayand ığını gösteren herhangi bir ileti şim veya bilgi paylaşımına rastlanmam ıştır. Sonuç olarak te şebbüsler aras ında rekabeti k ısıtlay ıcı herhangi bir anla şma ya da uyumlu eylemin bulundu ğuna dair belge ve bulgu elde edilememi ştir. 2.İkinci Ön Ara ştırma Süreci 10. Kurul, ayn ı tarihli (24/6/2009 tarihli) karar ıyla Otomotiv Distribütörleri Derne ği ve Otomotiv Sanayi Derne ği üyesi müte şebbislerin dernek çat ısı alt ında gelece ğe ilişkin fiyat, üretim, sat ış konular ında bilgi ve tahmin payla şımı suretiyle 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmedi ği konusunda soru şturma aç ılmas ına gerek olup olmad ığının tespiti amac ıyla ön ara ştırma yap ılmas ına karar vermi ştir. 11. Ön ara ştırma yapmak üzere yetkilendirilen rekabet uzmanlar ı -diğer müteşebbislerin i şyerlerinin yan ı sıra- 29/7/2009 tarihinde ba şvurucunun Kocaeli'nin Gölcük Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 5ilçesindeki adresine gelerek yerinde inceleme yapm ıştır. Yap ılan inceleme sonucu şirket personelinin bilgisayar ından temin edilen elektronik postalardan olu şan 78 yaprak belge teslim al ınm ıştır. 12. Ön ara ştırma sonucu düzenlenen 28/8/2009 tarihli raporda, on alt ı teşebbüs hakk ında soruşturma aç ılmas ına karar verilmesi önerisinde bulunulmu ştur. Raporda özetle şu tespitler yap ılm ıştır: i. Binek, hafif ticari ve ticari araç sat ışlar ına yönelik tüm alt modeller baz ında sat ış adedi bilgilerinin ayl ık olarak payla şıldığı görülmü ştür. Her iki derne ğin toplant ılar ında teşebbüslerin pazar ın tamam ına yönelik tahminlerini payla ştıklar ı tespit edilmi ştir. Toplant ı tutanaklar ı incelendi ğinde toplant ılar ın amaçlar ından birinin sektörün gelecekteki durumunun yan ı sıra toplam binek ve ticari araçlara yönelik tahminlerin payla şılmas ı olduğu anlaşılm ıştır. Sektördeki te şebbüsler aras ında stok ve hedef sat ış rakamlar ı ile sat ış stratejilerinin de payla şıldığına rastlanm ıştır. Sektördeki aktörler aras ında gerek dernek toplant ılar ında gerekse bireysel ileti şim kanallar ı arac ılığıyla gelece ğe dönük fiyat stratejisi görü şmelerini n yap ıldığı belirlenmi ştir. ii. Bilgi de ğişimi rekabetin k ısıtlanmas ı potansiyeline sahiptir. Bilgi de ğişimi gelecekle ilgili belirsizlikleri azaltarak piyasan ın öngörülebilirli ğini art ırmak suretiyle rekabeti s ınırlayabilmekte ve te şebbüsler aras ı koordinasyona yol açabilmektedir. Bununla birlikte bilgi de ğişiminin per se (doğası gereği) rekabeti bozucu oldu ğu yaklaşımının kabulü mümkün olmay ıp bunun rekabeti bozup bozmad ığı her somut olay ın kendi ko şullar ı içinde de ğerlendirilmelidir. Bu durumda piyasadaki etkinli ğin art ırılmas ıyla s ınırlı sonuç do ğuran bilgi de ğişimiyle rekabeti bozan bilgi de ğişiminin birbirinden ayr ıştırılmas ı gerekir. Hangi bilginin rekabeti bozucu nitelikte oldu ğu değerlendirilirken pazar ın yap ısı, ürünün özellikleri ve paylaşılan bilginin niteli ği dikkate al ınır. iii. Bilgi de ğişiminin 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan fiil kapsam ına girip girmedi ği değerlendirilirken dikkate al ınacak ilk unsur pazar ın yap ısıdır. Pazar yap ısı; pazar ın yoğunlaşma derecesi, arz ve talep yap ısı ile mal veya hizmetin niteli ğine işaret etmektedir. Pazar ın yoğunlaşma oran ı yükseldikçe rekabeti sınırlay ıcı etkisi de artar. Yo ğunlaşman ın yüksek oldu ğu oligopolistik pazarlarda gerçekleşecek bilgi de ğişimi, şeffafl ığı art ırarak rakipler aras ındaki koordinasyonu güçlendirecek ve rekabeti s ınırlayacakt ır. iv. Ticari s ır niteliğinden uzakla şan ve kamusalla şan bilginin payla şılmas ının rekabete etkisi s ınırlı olur. Ayn ı şekilde geçmi şe yönelik bilginin payla şımı da rekabet üzerinde kayda de ğer bir tesirde bulunmaz. Buna kar şılık geleceğe yönelik fiyat payla şımı bir teşebbüsün piyasada uygulayaca ğı ticari stratejiyi aç ığa çıkaracağından rekabeti k ısıtlamaktad ır. Böyle bir durumda bilgi payla şımının etkilerine bak ılmaks ızın rekabeti ihlal etti ği kabul edilmektedir. v. Teşebbüsler taraf ından gerçekle ştirilen bir faaliyetin 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesi kapsam ında değerlendirilebilmesi için rakipler aras ında bir anla şma, uyumlu eylem ya da te şebbüs birli ği karar ı bulunmas ı gerekir. Bu yönüyle önem taşıyan olgu, rakiplerin uzla şmış olmas ıdır. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 6vi. Somut olayda yap ılan inceleme ışığında ön inceleme konusu te şebbüslerin eylemlerinin (1) mevcut ve gelece ğe yönelik bilgi payla şımı ve (2) fiyat görü şmeleri şeklinde iki ayr ı nitelik ta şıdığı tespit edilmi ş ve bunlar ayr ı ayr ı değerlendirilmi ştir. vii. Binek ve ticari araçlarda pazardaki ilk on iki aktörün pazar pay ı %80'i n üzerindedir. Hafif ticari araçlarda ise ilk dört aktör pazar ın %70'nden fazlas ına hâkimdir. Bu unsurlar gözetildi ğinde pazardaki yo ğunlaşman ın düşük olmad ığı değerlendirilmektedir. Yap ılan araştırmalar tüketici gelirindeki de ğişimlerin otomotiv sektöründeki talebi büyük oranda etkiledi ğini göstermektedir. Binek otomobil ve ticari araç pazar ında heterojen bir ürün yap ısı mevcuttur. Bu nedenle piyasadaki rekabet bütünüyle fiyat rekabetine de ğil; kalite, yeni model geli ştirme yeteneği, ürün çe şitliliği ve servis a ğının yayg ınlığı gibi faktörlere de dayanmaktad ır. viii. Ön ara ştırma kapsam ında aktörlerin mevcut pazar paylar ı ve fiyatlar ı, pazar tahminleri ile stok, hedef ve sat ış stratejisine ili şkin bilgileri payla ştığı tespit edilmiştir. Söz konusu bilgiler tüm aktörlerin iradelerinin uyu şmas ı sonucu paylaşılmaktad ır. Taraflar ın satt ığı araç adedinin ve pazar tahminlerinin paylaşılmas ının rekabeti k ısıtlay ıcı bir yönünün bulunmad ığı değerlendirilmektedir. Buna kar şılık stok, hedef ve sat ış stratejilerinin payla şılmas ının rekabeti bozuc u etkisi vard ır. ix. Taraflar ın paylaştığı fiyat stratejileriyle ilgili olarak üç temel belge mevcuttur. Bunlardan ilki 17/5/2006 tarihli olup 2006 y ılında avroda meydana gelen yükselmeye ba ğlı olarak bir firman ın Ford'un da dâhil oldu ğu rakip üç marka yetkilileriyle görü şmesine ili şkindir. Görü şmeye ilişkin belgede, her üç marka yetkilisinin de görü şünün avrodaki art ışın fiyatlara yans ıtılmas ı ancak bunun için kurun dengeye ula şmas ının beklenmesi gerekti ği yönünde ifade yer almaktad ır. Diğer iki belge ise 20/10/2008 ve 24/10/2008 tarihli Otomotiv Distribütörleri Derneği ve Otomotiv Sanayi Derne ği Pazarlama Komitesi toplant ılar ıdır. Söz konusu toplant ılarda 2008 y ılındaki avro art ışı karşısında rakip firmalar ın fiyat stratejileri görü şülmüştür. x. 2006 y ılındaki görü şme sonras ı her dört kat ılımc ının da fiyat art ışı yapt ığı gözlemlenmi ştir. 2008 y ılındaki görü şmeler sonras ında ise taraflar ın kur art ışının aksine önce indirime gitti ği ve yeni y ılla birlikte fiyat yükseltti ği görülmektedir. Kurun yükselmesine ra ğmen taraflar ın fiyat art ışı yerine indirime gitmesi, fiyatland ırma politikas ında söz konusu görü şmelerin etkili oldu ğunu göstermektedir. xi. Fiyat, sat ın alma sürecindeki en önemli faktörlerden oldu ğu için fiyat stratejisine yönelik görü şmelerin rekabeti engellemeye, k ısıtlamaya ve bozmaya yönelik oldu ğu kabul edilmektedir. Bu itibarla fiyat stratejisine yönelik görüşmelerin uyumlu eylem veya anla şmaya yol açmak suretiyle 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edecek nitelikte oldu ğu değerlendirilmektedir. xii. Sonuç olarak mevcut pazar paylar ı ve fiyatlar ı ile genel pazar tahminlerini n paylaşılmas ının rekabeti engelleyici, bozucu ve k ısıtlay ıcı bir etkisi bulunmad ığından bunlarla ilgili olarak soru şturma aç ılmas ına gerek olmad ığı kanaatine var ılm ıştır. Buna kar şılık stok, hedef ve sat ış stratejilerinin payla şılmas ı Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 7ile fiyat stratejilerine ili şkin görüşmelerin 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesine ayk ırılık teşkil ettiği ve bunlar yönünden soru şturma aç ılmas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. 13. Kurul 9/9/2009 tarihli toplant ısında başvurucunun da aralar ında bulundu ğu teşebbüsler hakk ında soru şturma aç ılmas ına karar vermi ştir. Rekabet Kurumu 17/9/2009 tarihli yaz ıyla savunmas ını otuz gün içinde göndermesini ba şvurucuya ihtar etmi ştir. Söz konusu yaz ıda ön araştırma raporundaki tespitlerin özetine de yer verilmi ştir. 3. Soru şturma Süreci 14. Başvurucu; Rekabet Kurumuna sundu ğu savunmas ında öncelikle yerinde incelemenin Kanun'un 15. maddesinin ikinci f ıkras ındaki usule uygun olarak yap ılmad ığını, ayr ıca savunma talep yaz ısındaki özetin etkili bir savunma yap ılmas ı için yeterli olmad ığını ileri sürmü ştür. Savunmada; rekabetin ihlal edilip edilmedi ği değerlendirilirken payla şılan bilginin niteli ğinin ve ilgili pazar ın yap ısının önem ta şıyacağı hat ırlat ılm ış, rakipler aras ında hassas bilgilerin payla şılmas ının tek başına uyumlu eylem olarak yorumlanmas ının mümkün olmad ığı iddia edilmi ştir. Kurulun önceki kararlar ında bilgi payla şımının per se uyuml u eylem olarak kabul edilmedi ği öne sürülen savunmada, Avrupa Birli ği Komisyonunun uygulamas ının da bu yönde oldu ğu belirtilmi ş, otomotiv piyasas ının rekabetçi yap ısı nedeniyle bilgi payla şımının otomatik olarak rekabeti bozmad ığı ifade edilmi ştir. 15. Başvurucunun bilgi edinme hakk ı çerçevesinde yapt ığı başvuru üzerine ön şoruşturma raporu ve ekleri 22/3/2010 tarihli yaz ı ekinde ba şvurucuya gönderilmi ştir. Başvurucu, ön soru şturma raporu ve eklerinin tebli ğinden sonra 22/4/2010 tarihinde ek savunma göndermi ştir. Ek savunmada ba şvurucu, fiyat stratejisine yönelik görü şmelerin per se ihlal olarak kabul edilmesi gerekti ğine yönelik raportör görü şünü eleştirmiştir. Bu bağlamda Kurulun ve Avrupa Birli ği Komisyonunun önceki kararlar ında bilgi payla şımının tek başına bir ihlal nedeni olarak kabul edilmedi ğine, somut olay ın koşullar ına bak ılarak bir değerlendirme yap ıldığına ve ihlale yol açabilmesi için rekabet parametreleri üzerinde önemli ölçüde olumsuz tesir göstermesi gerekti ğine işaret etmiştir. Başvurucu, rakiplerin anlay ış birliği ve ortak hareket güdüsü içinde bulundu ğunun ortaya konulamad ığını ileri sürmü ştür. 2006 y ılında yaşanan kur art ışının fiyatland ırma stratejisinde etkili oldu ğunu ifade etti ği ek savunmada ba şvurucu, an ılan dönemde maliyetlerde %20 oran ında art ış meydana gelmesine rağmen Ford Otomotivin sadece %15 oran ında fiyat art ışı uygulad ığını belirtmiştir. 2008 yılındaki krizden en çok otomotiv sektörünün etkilendi ğini, üretim kapasite kullan ım oran ının düştüğünü, sektörde ciddi daralmalar ın meydana geldi ğini ifade etmi ş, 2008 y ılı sonunda öncelikli hedefin mevcut stoklar ın eritilmesi olmas ı sebebiyle fiyatlarda indirime gitmek mecburiyetinde kal ındığını, 2009 Ocak ve Şubat aylar ında yap ılan zamlar ın ise artan maliyetlerin kar şılanmas ına yönelik oldu ğunu aç ıklam ıştır. Otomotiv Sanayi Derne ği toplant ısında pazara yönelik genel de ğerlendirmelerde bulunuldu ğunu ve bunlar ın delil değerinin olmad ığını iddia etmi ştir. Delil olarak dayan ılan elektronik iletilerinin içeri ğine yönelik ele ştirileri dile getirmi ş ve bunlar ın delil de ğerinin bulunmad ığını vurgulam ıştır. 16. Rekabet Kurumu raportörlerince yap ılan soruşturma sonucunda düzenlene n 8/9/2010 tarihli raporda ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu on dokuz müte şebbisin 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal eder nitelikte eylemlerde bulundu ğu sonucuna ula şılm ış ve söz konusu te şebbüslere 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesi uyar ınca idari para cezas ı uygulanmas ı önerilmi ştir. Soruşturma raporunda, soru şturmada elde edilen ve ço ğunluğu Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 8elektronik posta dökümlerinden olu şan belgelerin içeriklerine yer verildikten sonra soruşturulanlar ın savunmalar ında ileri sürülen itirazlar kar şılanm ıştır. Soruşturma raporund a genel itibar ıyla ön inceleme raporundaki de ğerlendirmelerin benzeri yap ılm ıştır. Bununla birlikte raporda aktörlerin fiyat politikas ına yönelik görü şmelerinin 2009 y ılında da devam ettiği belirtilmi ştir. Raporda özel tüketim vergisi indirimine ili şkin Bakanlar Kurulu karar ının 16/3/2009 tarihinde Resmî Gazete'de yay ımlanmas ından sonra (19/3/2009 tarihinde) Otomotiv Distribütörleri Derne ğinin on üç markan ın temsilcilerinin kat ılımıyla bir toplant ı düzenledi ği vurgulanm ıştır. Soruşturma kapsam ında 14/9/2009 tarihinde D. Anonim Şirketinde ve 15/9/2009 tarihinde de A. Anonim Şirketi ile N. Anonim Şirketinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde elde edilen 19/3/2009 ve 16/6/2009 tarihli belgelerden (baz ı elektronik posta içeriklerinden) özel tüketim vergisi indiriminden sonra da aktörlerin fiyat art ışına gidecekleri yönünde aç ıklamalarda bulundu ğunun anla şıldığı belirtilmi ştir. Yap ılan inceleme sonucunda özel tüketim vergisi indirimin gerçekle ştiği mart ay ında fiyatlarda dü şük olmakla birlikte izleyen aydan itibaren neredeyse tüm müte şebbislerin fiyat art ışına gittiği aç ıklanm ıştır. Raporda, fiyat art ışına gittiği hâlde 19/3/2009 tarihli toplant ıya kat ılmad ığı tespit edilen üç te şebbüsün eyleminin 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal eder nitelikte olmad ığı da değerlendirilmi ştir. Buna kar şılık an ılan toplant ıya kat ılan başvurucunun eyleminin ihlal olu şturduğu kanaati aç ıklanm ıştır. 17. Başvurucu soru şturma raporuna kar şı savunmas ını 11/11/2010 tarihli dilekçeyle Rekabet Kurumuna sunmu ştur. Başvurucunun savunmas ında, esas itibar ıyla ön soru şturma raporundaki iddialar daha da detayland ırılm ıştır. Önceki a şamalarda ileri sürdü ğü iddialara ek olarak özel tüketim vergisi indiriminden sonraki dönemdeki (19/3/2009 tarihinden sonraki dönem) fiillerle ilgili olarak daha önce 24/6/2009 tarihli kararla soru şturma aç ılmamas ına karar verildi ği hâlde bunlar ın soruşturma konusu edilmesinin hukuk güvenli ği ilkesini ihlal ettiğini iddia etmi ştir. 18. Kurul 18/4/2011 tarihli kararla ba şvurucunun 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etti ği sonucuna ula şarak Kanun'un 16. maddesi uyar ınca 2010 mali y ılı sonunda olu şan ve Kurul taraf ından belirlenen gayrisafi gelirlerinin takdiren binde 9'u oran ında olmak üzere 68.844.704,73 TL idari para cezas ı uygulanmas ına oybirli ğiyle karar vermiştir. Karar ın gerekçesinde, soru şturma raporundaki tespitlere yer verildikten sonra dosyadaki belgelerden otomotiv sektöründeki belirli te şebbüslerin 2006 y ılından bu yana fiyat stratejisi belirlemeye yönelik olarak toplant ı ve kişisel mesajla şma yoluyla görüşmelerde bulunduklar ının anlaşıldığı vurgulanm ıştır. Kararda; fiyat ın sat ın alma süreci ve kaynak tahsisini belirleyen en önemli faktörlerden biri oldu ğu, bu nedenle fiyata ili şkin görüşmelerin rekabeti bozucu etkisi konusunda fikir birli ği bulundu ğu ifade edilmi ştir. Söz konusu görü şmelerin gerçekle şmemiş olmas ı hâlinde fiyatlar ın nas ıl olacağı hususunda kesin bir öngörüde bulunman ın mümkün olmayaca ğının belirtildi ği kararda, bununla birlikte soruşturma kapsam ında yap ılan analizlerde 2006 ve 2009 y ıllar ında fiyatlar ın daha dü şük olabileceğinin tahmin edildi ği vurgulanm ıştır. Kararda sonuç olarak fiyat stratejisine ili şkin görüşmelerin uyumlu eylem veya anla şma mahiyetinde oldu ğu, 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal eder nitelikte oldu ğu aç ıklanm ıştır. İhlal olarak nitelendirilen davran ışlar ın 2006-2009 y ıllar ı aras ında devam eden tek bir uzla şman ın sonucu oldu ğunun kabul edildi ği kararda, kat ılım süresi bir y ılın üzerinde olan ba şvurucuya uygulanacak cezan ın yar ı oran ında art ırıldığı, buna kar şılık ihlal konusu faaliyetin y ıllık gayrisafi gelirinde çok dü şük bir pay ının bulunmas ı sebebiyle indirim uyguland ığı belirtilmi ştir. 19. Başvurucu, erken ödeme imkân ından yararlanarak idari para cezas ını 51.117.193,71 TL olarak ödedi ğini belirtmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 9B.İdari Yarg ı Süreci 20. Başvurucu, idari para cezas ı ile 15/2/2009 tarihli ve 27142 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan ''Rekabeti S ınırlay ıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullan ılmas ı Hâlinde Verilecek Para Cezalar ına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik)' in iptali istemiyle 30/9/2011 tarihinde Dan ıştay Onüçüncü Dairesinde (Daire) dava açm ıştır. Dava dilekçesinde özetle şunlar ı ileri sürmü ştür: i. Özel tüketim vergisi indiriminin yürürlü ğe girmesinden sonraki döneme ilişkin olarak Kurulun 24/6/2009 tarihli karar ıyla soruşturma aç ılmamas ına karar verildiği hâlde bu dönemin de yeniden soru şturulmas ı hukuka ayk ırıdır. ii. Ceza uygulanmas ına ilişkin idari i şlemin tesis sürecine dair aç ık ve belirli bir usul bulunmamaktad ır. Tüm te şebbüslerle ilgili olarak tek bir karar verilmesi hukuka uygun de ğildir. iii. Ön ara ştırma evrelerinde kanunda öngörülen sürelere uyulmam ıştır. Bu bağlamda ön ara ştırma yapan raportör, görü şünü 4054 say ılı Kanun'un 40. maddesinin üçüncü f ıkras ında öngörülen otuz günlük süre içinde Kurula vermemiştir. Yine Kurul, an ılan Kanun'un 41. maddesinin birinci f ıkras ında belirtilen on günlük süre içinde karar verme yükümlülü ğüne uymam ıştır. iv. Savunma istem yaz ısında etkili bir savunma yapmay ı mümkün k ılacak olgulara yer verilmemi ştir. Ön ara ştırma raporu sonradan tebli ğ edilmiş ise de bunun üzerine Kurula sunduklar ı ek savunman ın dikkate al ındığı karardan anlaşılamamaktad ır. v. Yerinde inceleme, 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesinin ikinci f ıkras ında öngörülen usule uygun olarak yap ılmam ıştır. Yerinden inceleme yetki belgesinde somutlaştırma yap ılmam ış, genel ifadelere yer verilmi ştir. vi. Yönetmelik'in 7. maddesinde öngörülen hafifletici nedenler uygulanmam ıştır. Örneğin incelemeye yard ımc ı olunduğu ve ilk defa incelemeye konu edildi ği hususlar ının hafifletici neden olarak dikkate al ınmas ı konusunda Kurulun takdir yetkisi bulunmamaktad ır. vii. Para cezas ının dayana ğı olan Yönetmelik hükmü 4054 say ılı Kanun'a ayk ırıdır. Ceza oranlar ının teşebbüslere göre farkl ılaştırılmas ının gerekçesi kararda açıklanmam ıştır. viii. 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan "nihai karardan önceki mali y ılsonu olu şan y ıllık gayrisafi gelirinin %10'u" ibaresi, yapt ırım uygulanacak mali y ılın ve gayrisafi gelirin önceden belirli olmamas ı sebebiyle Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine, cezan ın miktar ının idarenin incelemesinin uzamas ına bağlı olarak artabilmesi nedeniyle 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi ile 10. maddesinde düzenlenen e şitlik ilkesine ayk ırıdır. ix. 4054 say ılı Kanun'un yerinde inceleme usulünü düzenleyen 15. maddesi Anayasa'n ın 20. ve 21. maddelerine ayk ırıdır. Kişilerin mesleki ve ticari faaliyetleri Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 10kapsam ındaki kâğıt ve eşyalar ının yan ı sıra işyerleri de özel hayata sayg ı hakk ının korumas ı kapsam ında oldu ğundan Anayasa'daki özel güvenceler bunlara ili şkin aramalar yönünden de geçerlidir. x. Gelece ğe yönelik fiyat stratejisinin görü şülmesinin rekabeti bozucu bir davran ış olarak kabulü do ğru değildir. Bilgi payla şımının ancak rekabeti sınırland ırdığının somut olarak ortaya konulmas ı hâlinde 4054 say ılı Kanun'un ihlali olarak de ğerlendirilmesi gerekir. Somut olayda ise bu şekilde bir tespit yap ılmadan bilgi payla şımının per se rekabeti bozdu ğu kabul edilmi ştir. xi. 2006-2009 y ıllar ı aras ındaki fiillerin tek bir uzla şı karar ına dayand ığı tespitinin temeli bulunmamaktad ır. Zira söz konusu fiillerin kesintisiz bir biçimde devam etti ği ortaya konulamam ıştır. 2006 ve 2009 y ılındaki fiyat art ışının sebebi kurdaki yükseli ş olup teşebbüsler aras ında bir anla şma bulunmamaktad ır. Aksini gösteren deliller Kurul taraf ından dikkate al ınmam ıştır. 21. Rekabet Kurumunun savunma yaz ısında özetle şunlar ileri sürülmü ştür: i. Özel tüketim vergisi indiriminden sonraki dönemin mükerrer soru şturulduğu iddias ı yerinde de ğildir. Kurulun soru şturma aç ılmas ına yer olmad ığına dair 24/6/2009 tarihli karar ı ihlale yönelik yeterli delil bulunmamas ına dayanmaktad ır. Buna mukabil ön ara ştırma sonucunda özel tüketim vergisi indirimi d ışındaki dönemlerde te şebbüslerin koordinasyon içinde hareket ettiklerini gösteren belgelerin elde edilmesi sebebiyle te şebbüsler hakk ında yeni bir soru şturma aç ılmas ına kara r verilmiştir. İkinci kez yap ılan soruşturma s ıras ında 14/9/2009 tarihinde D. Anonim Şirketinde ve 15/9/2009 tarihinde de A. Anonim Şirketi ile N. Anonim Şirketinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde özel tüketim vergisi indiriminden sonraki dönemde de koordinasyonun sürdürüldü ğünü gösteren 19/3/2009 ve 16/6/2009 tarihli belgeler elde edilmi ştir. Söz konusu belgeler önceki ön inceleme esnas ında mevcut olmay ıp ikinci ön inceleme s ıras ında temin edilmi ştir. Yeni delil elde edilmesi sebebiyle özel tüketim vergisi indiriminden sonraki dönemin de yeniden soruşturmaya konu edilmesi hukuka ayk ırı değildir. ii. Kurul, birden fazla te şebbüsün fiilini ayn ı kararda ele almakla birlikte her bir teşebbüs yönünden münferit de ğerlendirme yapm ıştır. Ayr ıca 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan fiilin mahiyeti dikkate al ındığında incelemenin tek bir kararda yap ılmas ı işin doğası gereğidir. iii. Kurum raportörleri 4054 say ılı Kanun'un 40. maddesinde öngörülen otu z günlük süresi içinde raporu Kurula sunmu ştur. iv. Soruşturmaya konu iddialar ın türü ve niteli ğini içeren bilgiler savunma talep yaz ısında başvurucuya gönderilmi ştir. Soruşturman ın selameti aç ısından bu a şamada ön inceleme raporu ba şvurucuya tebli ğ edilmemi ş ise de sonraki a şamalarda başvurucuya gönderilmi ştir. v.Yerinde inceleme yetki belgesinde incelemenin konusu aç ık bir biçimde belirtilmiş ve yetki belgesi kanuni hükümlere uygun olarak düzenlenmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 11vi. Kurul, temel cezan ın yan ında hafifletici ve a ğırlaştırıcı nedenleri de dikkate alarak nihai ceza miktar ını belirlemi ştir. İncelemeye yard ımc ı olunmas ının bir indirim sebebi olabilmesi için ba şvurucunun kanunen zorunlu olan i ş birliğinin ötesine geçerek Rekabet Kurumunun kendi imkânlar ıyla elde edemeyece ği bilgi ve belgeleri sunmu ş olmas ı gerekir. Somut olayda da böyle bir durum bulunmamaktad ır. Ayr ıca ilk defa soru şturmaya konu olma biçiminde bir indirim nedeni Yönetmelik'te öngörülmemi ştir. vii. Para cezas ının dayana ğı olan Yönetmelik hükmü hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini temin edecek nitelikte düzenlenmi ş olup 4054 say ılı Kanun'a ayk ırı değildir. Öte yandan cezalar her bir müte şebbis yönünden şahsileştirilerek belirlenmi ş, bunun gerekçesi detayl ı bir biçimde Kurul karar ında açıklanm ıştır. viii. Dava dilekçesinde savunulan ın aksine "nihai karardan önceki mali yılsonu" ibaresi belirsizli ğe yol açmamakta, aksine hukuki güvenlik sa ğlamaktad ır. Söz konusu düzenlemeyle te şebbüslerin karara en yak ın tarihli ödeme gücü esas alınmakta ve buna da üst s ınır getirilerek hukuki güvenlik sa ğlanmaya çal ışılmaktad ır. Kural, ayn ı durumda bulunan herkes yönünden uygulanaca ğından suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi ile e şitlik ilkesine de ayk ırı değildir. Ayr ıca "yıllık gayrisafi gelirinin" ibaresiyle cezan ın uygulanaca ğı parametre netle ştirildiğinden bu ibarenin Anayasa'ya ayk ırılığından söz edilemez. ix. Yerinde yap ılan inceleme, zor kullanma yetkisi içermedi ğinden arama karar ı niteliğinde değildir. Bu sebeple Anayasa'n ın 20. ve 21. maddelerindeki özel güvencelere ayk ırılık oluşturmamaktad ır. x. Teşebbüslerin gelece ğe yönelik fiyat stratejilerinin belirlenmesine yönelik eylemlerin salt bilgi de ğişimi mahiyetinde görülmesi mümkün olmay ıp bu eylemler 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin ihlalidir. Öte yönden bu eylemler salt bilgi değişimi mahiyeti ta şısa bile doktrin ve içtihat dikkate al ındığında per se rekabeti bozucu yönünün bulundu ğu kabul edilmektedir. Otomotiv sektöründe fiyat ın talebin belirlenmesinde tek unsur olmad ığı doğru olmakla birlikte talebin belirlenmesinde temel unsur fiyatt ır. Dolay ısıyla gelece ğe yönelik fiyat stratejilerinin payla şılmas ı rekabeti bozucu fiil niteli ğindedir. Bayilerin ortalama kâr marj ı dikkate al ındığında bilgi değişiminin fiyatlar ı etkilememesi mümkün de ğildir. Kald ı ki söz konusu bilgi değişiminin ihlal olu şturabilmesi için fiyatlar ı etkilemesi de gerekmez. xi.İhlalin kesintisiz bir biçimde sürdürüldü ğü hususu soru şturma raporuyla saptanm ıştır. Kald ı ki eylemlerin kesintiye u ğrad ığının kabul edilmesi hâlinde teşebbüsler yönünden daha a ğır sonuçlar ortaya ç ıkacakt ır. xii. Başvurucu, sat ış fiyatlar ını bağıms ız bir biçimde belirledi ğini ileri sürmekteyse de soru şturma sürecinde elde edilen elektronik iletiler ile toplant ı belgelerinden ba şvurucunun 2006 y ılından beri fiyat politikas ını sektördeki di ğer baz ı aktörlerle koordinasyon içinde belirledi ği anlaşılm ıştır. 22. Daire 6/4/2017 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Daire karar ında öncelikle ba şvurucunun Yönetmelik hükmünün Anayasa'ya ayk ırı olduğu iddias ı karşılanm ıştır. Bu meseleye yönelik olarak kararda özetle şunlar ifade edilmi ştir: Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 12i. Bir hiyerar şik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normlar ın yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan ald ığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerar şisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmaktad ır. Hiyerar şik olarak daha altta bulunan kanunlar Anayasa'ya, tüzükler kanunlara, yönetmelikler ise kanun ve tüzüklere dayanmaktad ır. Bir normun daha üst konumda bulunan bir norma ayk ırı veya bunu de ğiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün de ğildir. ii. Kamu tüzel ki şiliğini haiz, idari ve mali özerklikte bir kamu kurumu olan Rekabet Kurumunun 4054 say ılı Kanun'un tan ıdığı görev ve yetkilerle s ınırlı olarak yönetmelik ç ıkarma yetkisi oldu ğu kuşkusuzdur. iii. 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesi uyar ınca verilecek idari para cezalar ı 30/3/2005 tarihli ve 5326 say ılı Kabahatler Kanunu'nun genel hükümlerine tabi olup Rekabet Kurumu taraf ından idari para cezalar ı alan ında yap ılacak düzenlemelerd e belirtilen 5326 say ılı Kanun'un genel hükümlerinde yer alan düzenlemelerin dikkate alınmas ı gerektiği aç ıktır. Bu noktada idari yapt ırımlar konusunda genel kanun ola n 5326 say ılı Kanun'un "Kanunilik ilkesi" kenar ba şlıklı 4. maddesinde yapt ırımın türü, süresi ve miktar ı bak ımından mutlak olarak kanunilik ilkesi benimsenmi ştir. iv. 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinde; yapt ırımın türü idari para cezas ı, miktar ı ise teşebbüs veya te şebbüs birli ğinin nihai karar tarihinden bir önceki y ıl cirosunun %10'una kadar olarak belirlenmi ştir. An ılan maddeye göre nispi olarak belirlenen idari para cezas ına ilişkin oran noktas ında Kurulun takdir yetkisi bulunmaktad ır. Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde ise idari para cezas ı dışında bir idari yapt ırım öngörülmedi ği ve %10 s ınırının üzerine ç ıkacak bir oran belirlenmedi ği aç ık olduğundan Yönetmelik hükümlerinde idari yapt ırımlar ın kanuniliği ilkesine ayk ırı bir yön bulunmamaktad ır. v. Ayr ıca Kurul, 4054 say ılı Kanun un 16. maddesine göre te şebbüs vey a teşebbüs birli ğinin cirosunun %10 una kadar ceza uygulama yetkisine sahip olup bu sınırın hiçbir şekilde aşılamayaca ğı aç ıktır. An ılan maddede "...ihlâlin tekerrürü, süresi, te şebbüs veya te şebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlâlin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymamas ı, incelemeye yard ımc ı olup olmamas ı, gerçekle şen veya gerçekle şmesi muhtemel zarar ın ağırlığı gibi hususlar ı..." denilmek suretiyle idari para cezas ının belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar örnek kabilinden say ılm ıştır. Bu anlamda Yönetmelik ile yap ılan düzenlemenin Kurulun bireysel olaylar bak ımından sahip oldu ğu takdir yetkisini bir düzenleyici i şlemle gelecekteki bütün benzer olaylar için ortaya koymas ı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Nispi olarak belirlenen idari para cezalar ında idari para cezas ı uygulayacak makama geni ş bir takdir yetkisi verilmesi, idari yapt ırımlar ın muhataplar ı aç ısından eşitlik ve hukuki güvenlik ilkeleri bak ımından sak ıncalar yaratabilmektedir. Bu noktada nispi idari para cezalar ı aç ısından miktar veya oran aral ığının dar tutulmas ı veya belirtilen aral ıkta takdir yetkisinin kullan ımında idarenin e şitlik ilkesi çerçevesinde objektif kriterleri belirlemesi bu sak ıncalar ın asgari düzeye indirilmesini temin edebilecektir. İdari para cezas ı miktar ının tespitinde objektif kriterlerin belirlenmesi, idarenin takdir yetkisinin yarg ısal denetimine olanak sa ğlamas ı ve bu ba ğlamda hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesi yönünden önem arz etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 13vi. Cezan ın 4054 say ılı Kanun'da öngörülen azami yüzde onluk oran ı aşmamak üzere belirlenmesine yönelik olarak ve an ılan Kanun'un verdi ği takdir yetkisinin objektifle ştirilmesi amac ıyla yap ılan dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normlar ına ve dayanak Kanun hükümlerine ayk ırılık görülmemi ştir. 23. Daire karar ında daha sonra idari para cezas ının hukukili ği incelenmi ştir. İdari para cezas ının hukuka uygun oldu ğu sonucuna var ılan karar ın gerekçesinin buna ili şkin k ısm ı özetle şöyledir: i. 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesiyle, belirli bir mal veya hizmet piyasas ında doğrudan veya dolayl ı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da k ısıtlama amac ını taşıyan veya bu etkiyi do ğuran yahut do ğurabilecek nitelikte olan te şebbüsler aras ı anlaşmalar, uyumlu eylemler ile te şebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri açıkça yasaklanm ıştır. Diğer yandan 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkras ında bu Kanun'un 4. maddesinde yasaklanm ış davran ışlarda bulunanlara, ceza verilecek te şebbüs ile te şebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir y ıl önceki mali y ıl sonunda olu şan ya da bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karara en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan yıllık gayrisafi gelirinin %10'una kadar idari para cezas ı verileceği belirtilmi ştir. ii. 4054 say ılı Kanun'un genel gerekçesinde; rekabetin sa ğland ığı bir piyasa ekonomisinde fiyat ve kâr göstergelerinin müdahalelerden uzak olarak belirlenece ği, rekabetin piyasa ekonomisinin i şlerliğini sağlayan araç durumundaki bir süreç olduğu, rekabeti olu şturacak şartlar ın bulunmamas ı durumunda piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesinin mümkün olamayaca ğı, bu sürecin sa ğlıklı işlemesini temin etmek bak ımından teşebbüslerin rekabete ayk ırı fiil ve davran ışlarda n sak ınmas ı gerektiği belirtilmi ştir. iii. 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; maddenin amac ı bak ımından anla şman ın medeni hukukun geçerlilik ko şullar ına uymasa bile taraflar ın kendilerini ba ğlı hissettikleri her türlü uzla şma ya da uyu şma anlam ında kullan ıldığı, anlaşman ın yaz ılı veya sözlü olmas ının bir öneminin olmad ığı belirtilmiştir. 4054 say ılı Kanun un 4. maddesine göre anla şma, uyumlu eylem veya teşebbüs birli ği kararlar ının rekabeti engelleyici, bozucu veya k ısıtlay ıcı amaç taşımas ı yeterli olup -amac ın bu olmas ı koşuluyla- söz konusu davran ışlar ın ayr ıca piyasada rekabeti bozucu etkilerinin görülmesi veya bu etkilerin ispat ı aranmayacakt ır. Bir ba şka anlat ımla rekabeti ihlal edici amac ın belirlenebildi ği durumlarda, rekabete ayk ırı olduğu iddia edilen fiil ve davran ışlar ın mahiyetinin tespit edilmesi asgari seviyede önem ta şımaktad ır. Nitekim 4054 say ılı Kanun'un aktar ılan hükümleri ve buna ili şkin gerekçelerde özetle rekabetin ihlal edilmesini amaç edinen fiil ve davran ışlar ın yasakland ığı belirtilmi ştir. iv. Rekabet aç ısından önemli oldu ğuna kuşku bulunmayan gelece ğe ilişkin hassas bilgilerin piyasada rekabet edilen ba şka bir te şebbüsle payla şılmas ında rekabeti ihlal edici bir amac ın olduğu şüphesi ortaya ç ıkacakt ır. Nitekim gerek Avrupa Birli ği Adalet Divan ının (ABAD) "T-Mobile" karar ında gerekse doktrinde rakipler aras ında gelecekteki davran ışlar ına yönelik belirsizlikleri ortadan kald ırabilecek nitelikte olan bilgi payla şımlar ının rekabete ayk ırı olarak değerlendirilmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. Payla şılan bilgi gelece ğe ilişkin fiyat veya buna ili şkin stratejik bir bilgi oldu ğu takdirde rekabeti ihlal etme amac ının ayr ıca irdelenmeye ihtiyaç duyulmayacak şekilde ortada oldu ğu da aç ıktır. Bunun Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 14yan ında teşebbüsler aras ı bilgi payla şımlar ının piyasada bir etkisinin olmad ığı ileri sürülebilirse de belirtilen rekabete hassas bilgi payla şımının teşebbüslerin gelecekte piyasada alacaklar ı kararlarda etkili olaca ğının aksi ispatlanmad ıkça kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durum, ABAD' ın Polypropylene ve Sugar kararlar ında teşebbüsler aleyhine bir karine olarak de ğerlendirilmi ştir. Bir ba şka anlat ımla fiyatlar ın yükseltilmesi hususunda rakipler aras ında kesin bir anla şmaya var ılmasa dahi bir rakibin gelece ğe ilişkin fiyatlama stratejisini aç ıklad ığı bir toplant ıya sadece kat ılm ış olmak da bir karine olarak kabul edilmektedir. v. Başvurucu 17/5/02006 tarihinde avrodaki art ışın fiyatlara yans ıtılmas ı konusunda 4 te şebbüs aras ında gerçekle şen görüşmelere kat ılm ıştır. Başvurucu 19/3/2009 tarihli Otomotiv Distribütörleri Derne ği toplant ısına da kat ılm ıştır. An ılan toplant ıya kat ılan teşebbüsler k ısa vadede zam yapacaklar ına dair beyanlarda bulunmuştur. Bu hâliyle an ılan toplant ıda doğrudan doğruya gelece ğe yönelik fiyat stratejisi payla şımının yap ıldığı, yine ayn ı mahiyette bilgilerin bireysel ileti şimler yoluyla da payla şıldığı Kurul karar ında yer verilen delillerden anla şılmaktad ır. vi. Dava konusu Kurul karar ında teşebbüsler özelinde önce temel para cezas ı belirlenmi ş, ard ından Yönetmelik'te yer alan sebeplere uygun olarak art ırım ve indirimler uygulanm ıştır. İdari para cezas ının belirlenmesine ili şkin Kurul karar ında hukuka ayk ırılık bulunmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. vii. 4054 say ılı Kanun'un 40., 41. ve 43. maddelerinde öngörülen ön ara ştırma ve soruşturma sürecine ili şkin süreler düzenleyici (disipliner) nitelikte olup hak düşürücü süre niteli ğinde değildir. Bu sebeple söz konusu sürelere uyulmamas ı esasa etkili olmayan usul eksikli ği niteliği taşımaktad ır. viii. Öte yandan Kurulun daha önce soru şturma açmama yönünde karar alm ış olmas ı nedeniyle daha sonra yapaca ğı soruşturmalarda elde etti ği delillerle birlikte yapacağı değerlendirmelere dayal ı olarak ceza veremeyece ği sonucuna ulaşılamayaca ğı da aç ıktır. Bu itibarla ba şvurucunun bu konuda ileri sürdü ğü iddialar da geçerli görülmemi ştir. ix. Bu durumda dosyadaki bilgi ve belgeler de ğerlendirildi ğinde başvurucunun yeni binek ve hafif ticari araçlar pazar ında faaliyet gösteren ve ihlale taraf olan di ğer teşebbüslerle gelece ğe yönelik fiyat ve sat ış stratejileri ile hedef ve stok bilgilerini toplant ı ve/veya bireysel ileti şimler yoluyla payla şmak suretiyle 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etti ği anlaşıldığından hakk ında idari para cezas ı verilmesine ili şkin dava konusu i şlemde hukuka ayk ırılık görülmemi ştir. 24. Başvurucu, bu karara kar şı Dan ıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda ( İDDK) temyiz yoluna ba şvurmuştur. Temyiz dilekçesinde, esas itibar ıyla önceki a şamada ileri sürdüğü iddialar ı tekrarlam ıştır. İDDK 20/5/2019 tarihinde, usul ve hukuka uygun oldu ğunu belirterek Daire karar ını onam ıştır. Nihai karar 5/11/2019 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 25. 4054 say ılı Kanun'un "Amaç" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 15"Bu Kanunun amac ı, mal ve hizmet piyasalar ındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlay ıcı anlaşma, karar ve uygulamalar ı ve piyasaya hakim olan te şebbüslerin b u hakimiyetlerini kötüye kullanmalar ını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmas ını sağlamakt ır." 26. 4054 say ılı Kanun'un "Kapsam" kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Türkiye Cumhuriyeti s ınırlar ı içinde mal ve hizmet piyasalar ında faaliyet gösteren ya da bu piyasalar ı etkileyen her türlü te şebbüsün aralar ında yapt ığı rekabeti engelleyici, bozucu ve k ısıtlay ıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan te şebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalar ı ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birle şme ve devralma niteli ğindeki her türlü hukuki i şlem ve davran ışlar, rekabetin korunmas ına yöneli k tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ili şkin işlemler bu Kanun kapsam ına girer." 27. 4054 say ılı Kanun'un "Rekabeti s ınırlay ıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararla " kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir: "Belirli bir mal veya hizmet piyasas ında doğrudan veya dolayl ı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da k ısıtlama amac ını taşıyan veya bu etkiyi do ğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan te şebbüsler aras ı anlaşmalar, uyumlu eylemler ve te şebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka ayk ırı ve yasakt ır. Bu haller, özellikle şunlard ır: a) Mal veya hizmetlerin al ım ya da sat ım fiyat ının, fiyat ı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü al ım yahut sat ım şartlar ının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalar ının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklar ının veya unsurlar ının paylaşılmas ı ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktar ının kontrolü veya bunlar ın piyasa d ışında belirlenmesi, d) Rakip te şebbüslerin faaliyetlerinin zorla ştırılmas ı, k ısıtlanmas ı veya piyasad a faaliyet gösteren te şebbüslerin boykot ya da di ğer davran ışlarla piyasa d ışına ç ıkart ılmas ı yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhas ır bayilik hariç olmak üzere, e şit hak, yükümlülük ve edimler için e şit durumdaki ki şilere farkl ı şartlar ın uygulanmas ı, f) Anlaşman ın niteliği veya ticari teamüllere ayk ırı olarak, bir mal veya hizmet il e birlikte di ğer mal veya hizmetin sat ın al ınmas ının zorunlu k ılınmas ı veya arac ı teşebbüs durumundaki al ıcılar ın talep etti ği bir mal ın ya da hizmetin di ğer bir mal veya hizmetin de alıcı taraf ından teşhiri şart ına bağlanmas ı ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekra arz ına ilişkin şartlar ın ileri sürülmesi, Bir anlaşman ın varl ığının ispatlanamad ığı durumlarda piyasadaki fiyat de ğişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da te şebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendi ği, bozuldu ğu veya k ısıtland ığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklar ına karine te şkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak ko şuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmad ığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir." Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 1628. 4054 say ılı Kanun'un "Yerinde inceleme" kenar başlıklı 15. maddesi şöyledir: "Kurul, bu Kanunun kendisine verdi ği görevleri yerine getirirken gerekli gördü ğü hallerde, te şebbüs ve te şebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya te şebbüs birliklerinin: a) (Değişik:16/6/2020-7246/4 md.) Defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bili şim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunlar ın kopyalar ını ve fiziki örneklerini alabilir, [(a) bendinin ilk hâli şöyledir: Defterlerini, her türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve gerekirse suretlerini alabilir, ] b) Belirli konularda yaz ılı veya sözlü aç ıklama isteyebilir, c) Teşebbüslerin her türlü mal varl ığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir. İnceleme, Kurul emrinde çal ışan uzmanlar taraf ından yap ılır. Uzmanlar incelemey e giderken yanlar ında incelemenin konusunu, amac ını ve yanl ış bilgi verilmesi halinde idari para cezas ı uygulanaca ğını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar. (Ek f ıkra: 1/8/2003-4971/25 md.) İlgililer istenen bilgi, belge, defter ve sair vas ıtalar ın suretlerini vermekle yükümlüdür. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olas ılığının bulunmas ı durumunda sulh ceza hakimi karar ı ile yerinde inceleme yap ılır." 29. 4054 say ılı Kanun'un "İdarî para cezas ı" kenar ba şlıklı 16. maddesinin üç ila yedinci f ıkralar ı şöyledir: "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanm ış davran ışlarda bulunanlara, ceza verilecek te şebbüs ile te şebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bi r önceki mali y ıl sonunda olu şan veya bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan y ıllık gayr safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezas ı verilir. Teşebbüs veya te şebbüs birliklerine üçüncü f ıkrada belirtilen idarî para cezalar ı verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan te şebbüs veya te şebbüs birli ği yöneticilerine ya da çal ışanlar ına teşebbüs veya te şebbüs birli ğine verilen cezan ın yüzde beşine kadar idarî para cezas ı verilir. Kurul, üçüncü f ıkraya göre idarî para cezas ına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 say ılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci f ıkras ı bağlam ında, ihlalin tekerrürü, süresi, te şebbüs veya te şebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymamas ı, incelemey e yard ımc ı olup olmamas ı, gerçekle şen veya gerçekle şmesi muhtemel zarar ın ağırlığı gibi hususlar ı dikkate al ır. Kanuna ayk ırılığın ortaya ç ıkar ılmas ı amac ıyla Kurumla aktif i şbirliği yapan te şebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunlar ın yöneticileri ve çal ışanlar ına, işbirliğinin niteli ği, etkinliği ve zamanlamas ı dikkate al ınarak ve gerekçesi aç ık bir şekilde gösterilmek suretiyl e üçüncü ve dördüncü f ıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu f ıkralara göre verilecek cezalarda indirim yap ılabilir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 17Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalar ının tespitinde dikkate al ınan hususlar, işbirliği halinde para cezas ından bağışıklık veya indirim şartlar ı, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca ç ıkar ılacak yönetmeliklerle belirlenir." 30. 4054 say ılı Kanun'un "Önaraştırma" kenar başlıklı 40. maddesi şöyledir: "Kurul, resen veya kendisine intikal eden ba şvurular üzerine do ğrudan soruşturm a açılmas ına ya da soru şturma aç ılmas ına gerek olup olmad ığının tespiti için önara ştırma yap ılmas ına karar verir. Önaraştırma yap ılmas ına karar verildi ği takdirde Kurul Ba şkan ı, meslek personeli uzmanlardan bir ya da birkaç ını raportör olarak görevlendirir. Önaraştırma yapmakla görevlendirilen raportör 30 gün içinde elde etti ği bilgileri, he r türlü delilleri ve konu hakk ındaki görü şlerini Kurula yaz ılı olarak bildirir." 31. 4054 say ılı Kanun'un "Önaraştırman ın sonuçlanmas ı" kenar ba şlıklı 41. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Önaraştırma raporunun Kurula teslimini takip eden 10 gün içinde, Kurul elde edilmi ş olan bilgileri de ğerlendirerek karar vermek üzere toplan ır ve soru şturma aç ılmas ına vey a açılmamas ına karar verir." 32. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun "Karar ın düzeltilmesi" kenar başlıklı mülga 54. maddesi şöyledir: "1. Dan ıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullar ının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakk ında, bir defaya mahsus olmak üzere karar ın tebliğ tarihini izleyen onbe ş gün içind e taraflarca; a) Karar ın esas ına etkisi olan iddia ve itirazlar ın, kararda kar şılanmam ış olmas ı, b) Bir kararda birbirine ayk ırı hükümler bulunmas ı, c) Karar ın usul ve kanuna ayk ırı bulunmas ı, d) Hükmün esas ını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarl ığın ortaya ç ıkm ış olmas ı, Hallerinde karar ın düzeltilmesi istenebilir. 2. Dan ıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullar ı ile bölge idare mahkemeleri, karar ın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle ba ğlıdırlar. 3. Karar ın düzeltilmesi istekleri esas karar ı vermiş olan daire, kurul ve bölge idare mahkemesince incelenir. Dosyan ın incelenmesinde tetkik hakimli ği yapanlar, ayn ı konunun düzeltme yoluyla incelenmesinde bu görevi yapamazlar." 33. 18/6/2014 tarihli ve 6545 say ılı Kanun'un 103. maddesiyle 2577 say ılı Kanun'un 54. maddesi yürürlükten kald ırılm ıştır. Böylece idari yarg ılama usulündeki karar düzeltme kanun yolu mekanizmas ının hukuki varl ığı 6545 say ılı Kanun'un yürürlü ğe girdiği 28/6/2014 tarihi itibar ıyla sona ermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 1834. Yönetmelik'in "Para cezas ının belirlenmesine ili şkin ilkeler" kenar ba şlıklı 4. maddesi şöyledir: "(1) Teşebbüs ile te şebbüs birliklerine veya bu birliklerin üyelerine verilecek para cezas ı belirlenirken; a) Bu Yönetmeli ğin 5 inci maddesi çerçevesinde temel para cezas ı hesaplan ır. Temel para cezas ı, Kanunun 4 üncü veya 6 nc ı maddelerinde yasaklanm ış, piyasa, nitelik ve kronolojik süreç olarak birden fazla ba ğıms ız davran ışın saptanmas ı halinde, her bi r davran ış için ayr ı ayr ı hesaplan ır. b) Temel para cezas ının hesaplanmas ından sonra, bu Yönetmeli ğin 6 nc ı ve 7 nci maddeleri çerçevesinde, a ğırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurulara k artt ırma ve/veya indirme yap ılır. (2) Bu Yönetmelik hükümleri gere ğince belirlenecek para cezas ı miktar ı, ceza verilecek teşebbüs ile te şebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda olu şan veya bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan y ıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onunu a şamaz. Bu s ınırı aşan para cezalar ı, ceza verilecek te şebbüs ile te şebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin y ıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna indirilir ve koşullar ı bulunuyorsa bu Yönetmeli ğin 7 nci maddesinin ikinci ve üçüncü f ıkralar ı ile Akti f İşbirliği Yönetmeli ği hükümleri uygulan ır. (3) Teşebbüs veya te şebbüs birliklerine, Kanunun 16 nc ı maddesinin üçüncü f ıkras ında belirtilen para cezalar ının verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan te şebbüs veya teşebbüs birli ği yöneticilerine ve çal ışanlar ına verilecek para cezas ı, teşebbüs veya teşebbüs birli ğine verilen cezan ın yüzde be şini aşamaz." 35. Yönetmelik'in "Temel para cezas ı" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) Temel para cezas ı hesaplan ırken, Kanunun 4 üncü ve 6 nc ı maddelerinde yasaklanm ış davran ışlarda bulunan te şebbüs ile te şebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin, nihai karardan bir önceki mali y ıl sonunda olu şan veya bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan y ıllık gayri safi gelirlerinin; a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü, b) Diğer ihlaller için, binde be şi ile yüzde üçü, aras ında bir oran esas al ınır. (2) Birinci f ıkrada yaz ılı oranlar ın belirlenmesinde, ilgili te şebbüs veya te şebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekle şen veya gerçekle şmesi muhteme l zarar ın ağırlığı gibi hususlar dikkate al ınır. (3) Birinci f ıkraya göre belirlenen para cezas ı miktar ı; a) Bir y ıldan uzun, be ş yıldan k ısa süren ihlallerde yar ısı oran ında, b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir kat ı oran ında, artt ırılır." Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 1936. Yönetmelik'in "Ağırlaştırıcı unsurlar" kenar başlıklı 6. maddesi şöyledir: "(1) Temel para cezas ı, a) İhlalin tekerrürü halinde, her bir tekrar için, b) Soruşturma karar ının tebliğinden sonra kartele devam edilmesi halinde, yar ısından bir kat ına kadar artt ırılır. (2) Temel para cezas ı, a) Kanunun 4 üncü veya 6 nc ı maddeleri kapsam ında ortaya ç ıkan rekabet sorunlar ının giderilmesine yönelik olarak verilen taahhütlere uyulmamas ı halinde, yar ısından bir kat ına kadar, b) İncelemeye yard ımc ı olunmamas ı halinde yar ısına kadar, c) Diğer teşebbüslerin ihlale zorlanmas ı gibi hallerde dörtte bire kadar, artt ırılabilir." 37. Yönetmelik'in "Hafifletici unsurlar" kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir: " (1) Temel para cezas ı, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemey e yard ımc ı olunmas ı, ihlalde kamu otoritelerinin te şvikinin veya di ğer teşebbüslerin zorlamas ının bulunmas ı, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat ödenmesi, di ğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin y ıllık gayri safi gelirler içerisindeki pay ının çok düşük olmas ı gibi haller ilgili te şebbüs veya te şebbüs birli ği taraf ından ispatlan ırsa, dörtt e bir ile beşte üç aras ında indirilebilir." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Uluslararas ı Sözleşmeler 38. 4/6/2003 tarihli ve 4868 say ılı Kanun ile onaylanmas ı uygun bulunan Birle şmiş Milletler Medenî ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararas ı Sözleşme'nin ili şik beyanlar ve çekince ile onaylanmas ı Bakanlar Kurulunca 7/7/2003 tarihinde kararla ştırılm ıştır. Bu Sözleşme'nin adil yarg ılanma hakk ını düzenleyen 14. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1. Herkes mahkemeler ve yarg ı organlar ı önünde e şittir. Herkes, bir suçla itham edildiğinde ya da bir hukuk davas ında hak ve yükümlülükleri hakk ında karar verilirken, yasalar uyar ınca kurulmu ş, yetkili, ba ğıms ız ve tarafs ız bir mahkeme önünde adil ve kamuy a açık bir ya da ulusal güvenlik gerekçeleriyle ya da taraflar ın özel hayatlar ı bunu gerektirdi ğinde, ya da özel durumlarda, mahkeme, aç ıklığın adalete zarar verece ği düşüncesine vard ığı takdirde, mahkemenin gerekli gördü ğü ölçüde, bas ın ve dinleyiciler duruşmalar ın tümü ya da bir k ısm ının d ışında tutulabilirler. Ancak, küçüklerin ç ıkarlar ı aksini gerektirmedikçe, ya da duru şmalar çocuklar ın vesayetine ili şkin evlilikle ilgil i uyuşmazl ıklar hakk ında olmad ıkça, ceza ya da hukuk davalar ında verilecek herhangi bir karar ın aleni olmas ı zorunludur. ... Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 207. Hiç kimse, bir ülkenin yasalar ına ve ceza usulüne göre daha önce kesin olarak mahkum olmu ş ya da beraat etmi şse, ayn ı fiil için yeniden yarg ılanamaz ve cezaland ırılamaz." 39. Amerikan İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin "Adil Yarg ılanma Hakk ı" kenar başlıklı 8. maddesinin (4) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Kesinleşmiş bir kararla beraat eden bir san ık ayn ı sebepten dolay ı yeni bir yarg ılaman ın konusu olamaz." 40. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) "Adil yarg ılanma hakk ı" kena r başlıklı 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar ın esas ı konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından, kamuya aç ık olarak ve makul bi r süre içinde görülmesini isteme hakk ına sahiptir" 41. Sözle şme'nin "Özel ve aile hayat ına sayg ı hakk ı" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir: "(1) Herkes özel ve aile hayat ına, konutuna ve yaz ışmas ına sayg ı gösterilmesi hakk ına sahiptir. (2) Bu hakk ın kullan ılmas ına bir kamu makam ının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmü ş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenli ği, ülkeni n ekonomik refah ı, düzenin korunmas ı, suç işlenmesinin önlenmesi, sa ğlığın veya ahlak ın veya başkalar ının hak ve özgürlüklerinin korunmas ı için gerekli bir tedbir olmas ı durumunda söz konusu olabilir." 42. Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün "Ayn ı suçtan iki kez yarg ılanmama ve cezaland ırılmama hakk ı" kenar başlıklı 4. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Hiç kimse, bir devletin ceza yarg ılamas ı usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bi r hükümle mahkum edildi ği ya da beraat etti ği bir suçtan dolay ı, ayn ı devletin yarg ı yetkisi alt ındaki yarg ılama usulleri çerçevesinde yeniden yarg ılanamaz veya mahkum edilemez ." 43. Sözle şme'ye ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunmas ı" kenar ba şlıklı 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi Kararlar ı 44. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesi ba ğlam ında öncelikle yap ılan takibatlar ın cezai nitelikte olup Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 21olmad ığını değerlendirmektedir. Bu çerçevede Sözle şme'nin 6. maddesi için geli ştirilen şu üç ölçüt uygulanmaktad ır: (1) hukuka ayk ırı eylemin ulusal mevzuattaki hukuki tasnifi, (2) eylemin niteli ği, (3) ilgili ki şinin maruz kald ığı cezan ın ağırlığının derecesi ( A ve B/Norveç [BD], B. No: 24130/11, 29758/11, 15/11/2016, 105; Sergey Zolotukhin/Rusya [BD], B. No: 14939/03, 10/2/2009, 53). 45. AİHM ayr ıca başvurucuya yöneltilen birden fazla suçlaman ın bulundu ğu durumlarda ba şvurucunun suçland ığı cezai haks ızlığın yapt ırıma maruz kald ığı idari haks ızlık ile benzer olup olmad ığının belirlenmesinin zorunlu oldu ğunu vurgulamaktad ır (Sergey Zolotukhin/Rusya , 58). A İHM e göre Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesi, bire bir veya maddi olarak ayn ı olgulardan kaynaklanan ikinci haks ızlık nedeniyle soru şturulmay ı veya yarg ılanmay ı yasaklamaktad ır (Sergey Zolotukhin/Rusya , 82). Buna göre an ılan maddede düzenlenen güvence daha önceki bir mahkûmiyetin veya beraatin kesin hüküm gücü kazand ığı hâlde yeni bir soru şturman ın başlad ığı durumlarda devreye girer. Bu madde, yeni bir dava/süreç ba şlatılarak yeniden yarg ılanmaya veya soru şturulmaya kar şı korunmay ı içerdiği için yeni suçlaman ın kabul edilmesinin veya reddedilmesinin bir önemi bulunmamaktad ır (Sergey Zolotukhin/Rusya , 83). 46. AİHM Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesi ba ğlam ında beraat veya mahkûmiyet karar ından söz edilebilmesi için yarg ısal bir karar ın bulunmas ının zorunlu olmad ığını belirtmektedir ( Mihalache/Romanya [BD], B. No: 54012/10, 8/7/2019, 94, 95). AİHM bir karar ın beraat veya mahkûmiyet karar ı olup olmad ığı belirlenirken söz konus u karar ın maddi içeri ği ile başvurucunun durumuna etkisinin dikkate al ınmas ı gerektiğini vurgulamaktad ır. AİHM'e göre Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesinde yer alan "mahkûm edildi ği ya da beraat etti ği" ibaresi san ığın olay ın tüm ko şullar ının değerlendirilmesi suretiyle ceza sorumlulu ğu hakk ındaki yarg ının tesis edildi ğini, diğer bir ifadeyle davan ın esas ıyla ilgili belirlemenin yap ıldığını ima etmektedir. Böyle bir değerlendirmenin yap ıldığının söylenebilmesi için karar ı veren otoritenin ulusal hukuk taraf ından davan ın esas ıyla ilgili de ğerlendirme yaparak karar verme yetkisiyle donat ılmas ı hayatidir. Söz konusu otorite davadaki delilleri inceleyebilmeli ve de ğerlendirebilmeli, başvurucunun soru şturma makamlar ının müdahalesine yol açan olaylar ın birine veya tümüne dahlini cezai sorumlulu ğunun doğup doğmad ığının tespiti yönünden de ğerlendirebilmelidir. Bir kimse hakk ındaki suçlamadan sonra ba şlatılan ceza soru şturmas ının ard ından mağdurlar dinlenerek ve deliller yetkili otoritelerce toplan ıp incelenerek gerekçeli bir şekilde karar ın verildiği durumlarda davan ın esas ıyla ilgili belirleme yap ıldığından söz edilebilecektir (Mihalache/Romanya , 97, 98). 47. Diğer taraftan A İHM, Sözle şme'ye ek (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesinin amac ının daha önce nihai bir kararla sonuçlanan bir ceza yarg ılamas ının tekrarlamas ının yasaklanmas ı olduğunu hat ırlatmaktad ır (Sergey Zolotukhin/Rusya , 107). Aleyhine ola ğan kanun yollar ına başvuru imkân ı bulunan kararlar, bu yollara ba şvuru için öngörülen süreler aşılmad ıkça (7) No.lu Protokol'ün 4. maddesinin kapsam ı d ışındad ır. Öte yandan yarg ılaman ın yenilenmesi veya eski hâlin iadesi gibi ola ğanüstü ba şvurular karar ın kesinleşip kesinleşmediğinin tespitinde dikkate al ınmaz ( Sergey Zolotukhin/Rusya , 108). 48. AİHM Sözle şme'nin 8. maddesi kapsam ında konut kavram ının şirketlerin yönetim ofislerini, şubeleri ile di ğer işyerlerini de kapsayacak şekilde yorumlanabilece ğini belirtmiştir (Soc ıété Colas Est ve di ğerleri/Fransa , B. No: 37971/97, 16/4/2002, 41). Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 22V.İNCELEME VE GEREKÇE 49. Anayasa Mahkemesinin 23/3/2023 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Konut Dokunulmazl ığı Hakk ının ihlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 50. Başvurucu; Anayasa'n ın 21. maddesi uyar ınca konut dokunulmazl ığı hakk ına ancak hâkim karar ıyla müdahale edilebilece ğini, işyerinde gerçekle ştirilen yerinde incelemenin yeterli kanuni güvenceleri içermedi ğini ileri sürmü ştür. 51. Bakanl ık görüşünde, Rekabet Kurumunun gönderdi ği yaz ıda yap ılan açıklamalar ın dikkate al ınmas ı talep edilmi ştir. Rekabet Kurumunun Bakanl ık arac ılığıyla gönderdiği yaz ıda, yerinde incelemenin 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesine uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülmü ştür. 2. Değerlendirme 52. Anayasa'n ın "Konut dokunulmazl ığı" kenar başlıklı 21. maddesi şöyledir: "Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç i şlenmesinin önlenmesi, genel sa ğlık ve genel ahlâk ın korunmas ı veya ba şkalar ının hak ve özgürlüklerinin korunmas ı sebeplerinden biri veya birkaç ına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim karar ı olmad ıkça; yine bu sebeplere ba ğlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili k ılınm ış merciin yaz ılı emri bulunmad ıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yap ılamaz ve buradaki e şyaya el konulamaz. Yetkili merciin karar ı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onay ına sunulur. Hâkim, karar ını el koymada n itibaren k ırksekiz saat içinde aç ıklar; aksi halde, el koyma kendili ğinden kalkar." a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 53. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan konut dokunulmazl ığı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Müdahalenin Varl ığı 54.Konut kavram ı genellikle özel ya şam ın ve aile ya şam ının geliştiği maddi olarak belirlenmi ş yer olarak tan ımlanmaktad ır. Öte yandan konut kavram ı işyerlerini de kapsamakta; bu ba ğlamda bir ki şinin mesle ğini sürdürdü ğü bürosu, özel bir ki şinin işlettiği şirketin faaliyetlerinin yürütüldü ğü kay ıtlı merkezi, tüzel ki şilerin kay ıtlı merkezleri, şubeleri ve diğer işyerleri de bu kapsamda de ğerlendirilebilmektedir ( Günay Da ğ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, 133; Mehmet Ta şdemir , B. No: 2013/3436, 18/5/2016, 55). Bununla birlikte i şyerlerinin mahrem bir unsur içermeyen, herkese aç ık, aleni alanlar ı konut kavram ı kapsam ında görülmeyebilir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 2355. Arama ise suçu önlemek amac ıyla suç işlenmeden önce veya suç i şlendikte n sonra delillerin elde edilmesi ve/veya san ığın ya da şüphelinin yakalanabilmesi için bireyleri n baz ı temel haklar ının s ınırland ırılmas ına sebep olacak şekilde yürütülen bir koruma tedbiridir (AYM, E.2005/43, K.2008/143, 18/9/2008). Koruma tedbirleri, soru şturma ve kovu şturma sürecinde bir temel hakk ı hükmün kesinle şmesinden önce k ısıtlayan, geçici, gecikemez ve kural olarak hâkim karar ını gerektiren tedbirlerdir. Koruma tedbiri kararlar ının kişilerin bireysel ba şvuru kapsam ındaki haklar ından bir veya daha fazlas ının ihlal edilmesi sonucunu doğurmas ı mümkündür ( Hülya Kar , B. No: 2015/20360, 27/2/2019, 17). 56. Arama ile özel hayat ın gizlili ği, konut dokunulmazl ığı ve vücudun dokunulmazl ığı gibi ba şlıca temel haklar s ınırland ırılm ış olur. Somut olayda rekabet uzmanlar ınca başvurucunun i şyerinde 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesi uyar ınca yerinde inceleme yap ılm ıştır. An ılan maddede düzenlenen yerinde inceleme, Kurul yetkililerinin teşebbüslerin veya te şebbüs birliklerinin i şyerlerine giderek mahallinde inceleme yapmas ıdır. Bu kapsamda Kurul yetkilileri te şebbüsün defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bili şim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir; bunlar ın kopyalar ını ve fiziki örneklerini alabilir, belirli konularda yaz ılı veya sözlü aç ıklama isteyebilir, teşebbüslerin her türlü mal varl ığına ilişkin olarak mahallinde incelemeler yapabilir. 57. 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesinde say ılan yetkiler gözetildi ğinde yerinde incelemenin te şebbüsün yönetim i şlerini yürüttü ğü merkez, şube ve tesislerinde yap ılan bir faaliyet oldu ğu anlaşılmaktad ır. Teşebbüslerin yönetim i şlerinin yürütüldü ğü k ısımlar ile çal ışma odalar ı gibi herkesin serbestçe giremedi ği alanlar ın konut say ılacağı hususund a tereddüt bulunmamaktad ır. 58. Somut olayda ön ara ştırma yapmak üzere yetkilendirilen rekabet uzmanlar ı 29/7/2009 tarihinde ba şvurucunun Kocaeli'nin Gölcük ilçesindeki adresine gelerek yerinde inceleme yapm ıştır. Yap ılan inceleme sonucu şirket personelinin bilgisayar ından temin edilen elektronik postalardan olu şan 78 yaprak belge teslim al ınm ıştır. Ayr ıca somut olayda 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesi bir bütün olarak incelendi ğinde yerinde incelemeye kolayl ık sağlaman ın müteşebbise kanuni bir yükümlülük olarak yüklendi ği anlaşılmaktad ır. Nitekim anılan Kanun'un 16. maddesinin birinci f ıkras ının (d) bendinde, bu yükümlülü ğün ihlali durumunda müte şebbise para cezas ı uygulanmas ı öngörülmektedir. 59. Dolay ısıyla Şirket yetkililerinin bilgisayarlar ından belge temin edildi ği hususu da gözetildi ğinde başvurucunun i şyerinde yap ılan incelemenin konut dokunulmazl ığı hakk ına müdahale te şkil ettiği değerlendirilmi ştir. ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 60. Anayasa'n ın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlere yönelik sınırland ırmalar ın Anayasa'n ın sözüne ayk ırı olamayaca ğı hükme ba ğlanm ıştır. Buna göre Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ı ölçütlerinden biri de Anayasa'n ın sözüne uygunluk tur. Anayasa Mahkemesi, somut olaya uygun dü ştüğü takdirde kamu gücünü kullanan organlar ın temel hak ya da özgürlüklere yapt ıklar ı müdahalelerin Anayasa'n ın sözüne uygun olup olmad ığını da değerlendirir. Böyle bir değerlendirme yap ılmas ı, Anayasa'n ın 13. maddesinin emredici hükmünün bir gere ğidir (Kadri Enis Berbero ğlu (2) [GK], B. No: 2018/30030, 17/9/2020, 68; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 79). Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 2461. Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan Anayasa'n ın sözü ifadesi Anayasa'n ın metnini yani lafz ını ifade etmektedir. Temel hak ve özgürlüklere yap ılan müdahaleleri n Anayasa'n ın sözüne uygun olmas ı şart ı özellikle Anayasa'n ın çeşitli maddeleriyle getirilen ek güvencele r söz konusu oldu ğunda önem ta şımaktad ır. Anayasa, ço ğu durumda bir hak veya özgürlüğü yaln ızca tan ımakla yetinmeyerek onun kullan ılmas ını garanti alt ına almak için baz ı yönlerini ayr ıca vurgulayarak ya da baz ı yönlerine belli bir önem atfederek korum a altına al ır. Anayasa koyucunun bir hakk ı tan ıman ın yan ında o hakk ın norm alan ına giren bir boyutunu ayr ıca ve özel olarak ifade etmesi, buna ili şkin ek bir güvence getirmesi de mümkün olabilmektedir ( Kadri Enis Berbero ğlu (2) , 69; Kadri Enis Berbero ğlu (3) , 79). 62. Nitekim Anayasa'n ın 21. maddesinin birinci f ıkras ının ikinci cümlesinde, usulüne göre verilmi ş hâkim karar ı olmad ıkça kimsenin konutuna girilemeyece ği, konutunda arama yap ılamayaca ğı, buradaki e şyaya el konulamayaca ğı belirtilmi ştir. Ayn ı fıkrada, gecikmesinde sak ınca bulunan hâllerde ise do ğrudan hâkim karar ı yerine kanunla yetkili kılınm ış mercinin yaz ılı emrinin yeterli görülebilece ği ifade edilmi ştir. Bununla birlikte yetkili mercinin karar ının yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onay ına sunulmas ı zorunlulu ğu öngörülmü ştür. Öte yandan elkoyma hâline özgü olarak hâkimin karar ını elkoymadan itibaren k ırk sekiz saat içinde aç ıklamas ı yükümlülü ğü ihdas edilmi ş, aksi takdirde elkoyman ın kendiliğinden kalkaca ğı düzenlenmi ştir. 63. 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesi incelendi ğinde rekabet uzmanlar ının yerinde inceleme yapabilmesinin kural olarak hâkim karar ına bağlı k ılınmad ığı görülmektedir. Yukar ıda aç ıkland ığı üzere yerinde inceleme, ço ğunlukla müte şebbisin herkese aç ık ola n tesislerinde de ğil Anayasa'n ın 21. maddesi uyar ınca konut kapsam ında değerlendirilen merkez, şube ve tesislerinde yap ılan bir faaliyettir. Dolay ısıyla kural, rekabet uzmanlar ına hâkim karar ı olmadan da konut say ılan alanlara girebilme yetkisi tan ımaktad ır. Kurald a hâkim karar ı, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olas ılığının bulunmas ı hâlleriyle s ınırlı olarak öngörülmektedir. Anayasa'n ın 21. maddesinin birinci f ıkras ının ikinci cümlesinde düzenlenen özel güvence, kamu görevlilerinin ki şilerin konutlar ına r ızalar ı dışında girmek istedi ği her durumu kapsamakta olup hâkim karar ını, engellemenin vey a engelleme ihtimalinin varl ığına münhas ır k ılan düzenleme sözü edilen güvenceye ayk ırılık teşkil etmektedir. 64. Öte yandan 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesinde yerinde incelemenin Kurul karar ıyla yap ılabileceği anlaşılmakta ise de yerinde incelemenin Kurulun emriyle yap ılmas ının gecikmesinde sak ınca bulunan hâllere münhas ır k ılınmad ığı görülmü ştür. Anayasa'n ın 21. maddesinin birinci f ıkras ında, gecikmesinde ancak sak ınca bulunan hâllerde doğrudan hâkim karar ı yerine kanunla yetkili k ılınm ış mercinin yaz ılı emrinin yeterli görülebilece ği belirtilmi ştir. Kurulun emriyle yerinde inceleme yap ılabilmesini gecikmesinde sak ınca bulunan hâllere münhas ır k ılmayan düzenlemenin Anayasa'n ın 21. maddesine uygun olduğu söylenemeyecektir. 65. Kald ı ki bir an için Kurulun yerinde inceleme yap ılmas ı karar ının gecikmesinde sak ınca bulunan hâllere münhas ır olduğu kabul edilse bile Kurul karar ının yirmi dört saa t içinde görevli hâkimin onay ına sunulmas ı zorunlulu ğunun bulunmamas ı da Anayasa'n ın 21. maddesindeki ek güvenceyle uyumlu de ğildir. 66. Somut olayda ba şvurucunun yerinde incelemeye yönelik olarak herhangi bir engelleme giri şiminde bulunmam ış olmas ı sebebiyle hâkim karar ı gerekmeksizin Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 25başvurucunun i şyerinde yerinde inceleme yap ılm ıştır. 4054 say ılı Kanun'un 15. maddesine uygun oldu ğu anlaşılan bu uygulaman ın Anayasa'n ın 21. maddesinin birinci f ıkras ının ikinci cümlesindeki güvenceyi ihlal etti ği aç ıktır. 67. Bu durumda ba şvurucunun konut dokunulmazl ığı hakk ına yap ılan müdahalenin Anayasa'n ın 21. maddesinin birinci f ıkras ının ikinci cümlesine ayk ırı olduğu, konut dokunulmazl ığı hakk ının ihlal edildi ği kanaatine var ılm ıştır. 68. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 21. maddesinde güvence alt ına al ınan konut dokunulmazl ığı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. İrfan FİDAN ve Muhterem İNCE bu görü şe kat ılmam ışlard ır. B. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 69. Başvurucu; i. Uygulanan idari para cezas ının mülkiyet hakk ına kanuni olmayan bir müdahale te şkil ettiğini belirtmi ştir. 4054 say ılı Kanun'un kapsam ını Türkiye Cumhuriyeti'nin mal ve hizmet piyasalar ı oluşturduğu hâlde cezan ın hesaplanmas ında ihracat gelirlerinin de dikkate al ınmas ının kanunilik ilkesini zedelediğini iddia etmi ştir. Birbirinden kopuk üç uzak eylemin devam eden tek eylem olarak kabul edilmek suretiyle cezan ın yar ı oran ında art ırılmas ının kanunilik kriterini kar şılamad ığını savunmu ştur. Bilgi de ğişiminin per se ihlal teşkil ettiği yönündeki yorumun öngörülebilir olmad ığını ifade etmi ştir. İncelemeye yard ımc ı olunmas ının, ihlale son verilmesinin ve daha önce soru şturma geçirilmemesinin ceza takdirinde hafifletici neden olarak dikkate al ınmamas ının kanunun aç ık hükmüne ayk ırılık teşkil ettiğini vurgulam ıştır. Belirtilen hususlar nedeniyle suç ve cezalar ın kanuniliği ilkesinin de ihlal edildi ğini öne sürmü ştür. ii. Usule ili şkin güvencelere riayet edilmemesinin mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ölçüsüz olmas ına yol açt ığını ileri sürmü ştür. Cezaland ırma işleminde dayan ılan belgelerin ispat niteli ği bulunmad ığı hâlde derece mahkemelerince bunun ilgili ve yeterli bir gerekçeyle kar şılanmamas ından yak ınm ıştır. Bu bağlamda 2006 yılındaki toplant ıda şirketin çal ışanı fiyat stratejisine ili şkin bilgi vermedi ği, 2008 yılındaki toplant ıda teşebbüslerin uzla şmaya varamad ığı, 2009 y ılına dair iddialara ilişkin olarak ise daha önce soru şturma yap ılmas ına gerek olmad ığına karar verildi ği yönündeki iddialar ının derece mahkemelerince dikkate al ınmad ığını ifade etmi ştir. iii. Kurul karar ı ile Dan ıştay karar ının gerekçesiz oldu ğunu ve bunun müdahaleyi ölçüsüz k ıldığını belirtmi ştir. Bu ba ğlamda Kurul karar ındaki yedi kategori hâlindeki ceza kararlar ının neden farkl ılaştığının ve temel ceza miktarlar ının aç ıklanmad ığını ileri sürmü ştür. Savunma talep yaz ısında Şirkete isna t edilen fiillerin belirsiz olmas ı sebebiyle yeterli savunma yapma imkân ı elde edilmemesinin, ön ara ştırma raporunun tebli ğinden sonra yap ılan savunman ın ise dikkate al ınmamas ının mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleyi ölçüsüz k ıldığını iddia etmiştir. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 26iv. Fiyatland ırma politikas ında ekonomik gerekçelerin etkili oldu ğunun alt ını çizmiş, bilgi al ışverişi ile fiyatland ırma aras ındaki illiyet ba ğının gösterilmeden ceza uygulanmas ının mülkiyet hakk ını ihlal ettiğini ifade etmi ştir. v. Derece mahkemelerinin kararlar ının gerekçesiz olmas ı ve soruşturmac ılar ın tüm belgelere eri şim noktas ında daha avantajl ı bir noktada olmas ı sebebiyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini belirtmi ştir. 70. Bakanl ık görüşünde olay ve olgular özetlendikten ve ilgili mevzuata yer verildikten sonra ba şvurunun aç ıkça dayanaktan yoksun olup olmad ığı değerlendirilirken bunlar ın dikkate al ınmas ının Anayasa Mahkemesinin takdirinde oldu ğu belirtilmi ştir. 71. Rekabet Kurumunun Bakanl ık arac ılığıyla gönderdi ği yaz ıda, rekabet hukukunda te şebbüsün gerçekçi bir şekilde cezaland ırılabilmesi için dünyada faaliyette bulunduğu tüm ürün pazar ındaki cirosunun esas al ındığı, Dan ıştay kararlar ında da kabul edildiği üzere 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinde te şebbüsün gayrisafi gelir unsurlar ı aras ında bir ayr ım yap ılmad ığı belirtilmi ştir. Yaz ıda, rekabet hukukunda her i şlemin farkl ı pazar dinamiklerine ba ğlı olarak farkl ı rekabet ko şullar ına tabi oldu ğu, bu nedenle Kurulun ihracat gelirini hesaba katmayan kararlar ından farkl ılaşmaya gidilmesinin takdir yetkisi gözetildiğinde çelişkiye yol açmad ığı iddia edilmi ştir. İhlalin kesintisiz bir biçimde devam edip etmedi ğinin tespitinde Kurulun belli ölçüde takdir yetkisi oldu ğunun vurguland ığı yaz ıda, somut olayda tek bir ihlalin bulundu ğunun kabul edilmesinin ba şvurucu lehine olduğu aç ıklanm ıştır. İlk ön ara ştırma sürecinde özel tüketim vergisi indiriminden sonraki döneme ili şkin olarak müte şebbisler aras ında koordinasyon bulundu ğuna dair herhangi bir delil olmad ığının ifade edildi ği yaz ıda, ikinci soru şturma sürecinde özel tüketim vergisi indiriminden sonraki süreçte de koordinasyonun devam etti ğine ilişkin delil elde edilmesi üzerine bu dönemin de soru şturmaya dâhil edilmesinin hukuka uygun oldu ğu savunulmu ştur. Yaz ıda; rekabeti s ınırlay ıcı eylemlerin tadadi bir biçimde kanunda say ılmas ının beklenemeyece ği, bu manada bilgi de ğişiminin de kanunun kapsam ında girdi ğinin aç ık olduğu, ayr ıca delillerin de ğerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmad ığı, derece mahkemelerinin kararlar ının ilgili ve yeterli gerekçe içerdi ği, idari para cezas ının miktar ının tayininde şahsileştirmenin yap ıldığı belirtilmi ştir. Son olarak soru şturma ve yarg ılama sürecinde çeli şmenin yeterince sa ğland ığı iddia edilmi ştir. 72. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında esas itibar ıyla bireysel ba şvuru formundaki iddialar ı tekrarlam ıştır. 2. Değerlendirme 73. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar ba şlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 74. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 27Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özü, idari para cezas ı uygulanmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğidir. Başvurucunun suç ve cezalar ın kanuniliği ilkesi çerçevesinde ileri sürdü ğü iddialar ın mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuniliği unsuru, silahlar ın eşitliği ilkesi ve gerekçeli karar hakk ıyla ilgili olarak ileri sürdüğü iddialar ın ise mülkiyet hakk ının usul güvenceleri kapsam ında incelenmesinin uygun olacağı değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 75. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Mülkün Varl ığı 76.İdari para cezas ı uygulanmas ıyla başvurucunun mal varl ığında eksilmeye yol açıldığı kuşkusuz oldu ğuna göre bu paran ın başvurucu aç ısından mülk teşkil ettiği aç ıktır (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Orhan Gürel , B. No: 2015/15358, 24/5/2018, 43; Mustafa Ta ş, B. No: 2017/23968, 31/10/2018, 35; Ö. Ltd. Şti., B. No: 2018/18975, 15/9/2021, 40). ii. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 77. Anayasa'n ın 35. maddesi ile mülkiyet hakk ına temas eden di ğer hükümleri birlikte de ğerlendirildi ğinde Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesi n mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmiş; ikinci f ıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda sınırlanabilece ği belirlenerek ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakma nın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmi ştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiye t hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 78. Somut olayda 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etti ği gerekçesiyle başvurucu hakk ında idari para cezas ı uygulanmas ının mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiği açıktır. Söz konusu müdahaleyle rekabet hukukuyla ilgili düzenlemelerin ihlal edilmesinin önlenmesi amaçlanmaktad ır. Bu durumda ba şvuru konusu olaydaki müdahalenin amac ı dikkate al ındığında müdahalenin mülkiyetin kamu yarar ına kullan ılmas ının kontrol edilmesine ili şkin kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (benzer yöndeki de ğerlendirmele r için bkz. Mars Sinema Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B. No: 2017/23849, 10/10/2018, 48; Mustafa Ta ş, 38; Ö. Ltd. Şti., 42). Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 28iii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 79. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 80. Anayasa'n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. An ılan madde uyar ınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmaks ızın Anayasa'n ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 62). (1) Kanunilik (a) Genel İlkeler 81. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gere ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkelerin düzenlendi ği Anayasa'n ın 13. maddesinde de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ği temel bir ilke olarak benimsenmi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bak ımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildiği sonucuna var ılacakt ır (Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). 82. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında çıkar ılan düzenleyici i şlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı hakk a yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 83. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği kadar hukuki belirlilik taşımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri, B. No: Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 292013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, müdahaleye ili şkin yeterince eri şilebilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 84. Bir uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının ve özellikle müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir. Mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili olarak derece mahkemelerince geli ştirilen yorumlar ın isabetli olup olmad ığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlar ının kanunun aç ık lafz ıyla çelişki içinde oldu ğu veya kanun metni dikkate al ındığında bireyler taraf ından öngörülmesinin mümkün olmad ığı sonucuna ula şıldığı ya da somut olay ın ilgili kanun maddesiyle ba ğlant ısının kurulamad ığı veya kurulan ba ğın açıkça mant ık d ışı bir muhakemeye dayand ığı hâllerde mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı kanaatine var ılmas ı mümkündür (mahkemeye erişim hakk ı yönünden baz ı farklarla birlikte bkz. Ziya Özden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, 59). (b)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 85. Somut olaydaki idari para cezas ı 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkras ına dayan ılarak uygulanm ıştır. 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü f ıkras ında bu Kanun'un 4. maddesinde yasaklanm ış davran ışlarda bulunanlara, ceza verilecek te şebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali y ıl sonunda oluşan ya da bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan y ıllık gayrisafi gelirlerinin %10'una kadar idari para cezas ı verilece ği belirtilmi ştir. Öte yandan 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin birinci f ıkras ında belirli bir mal veya hizmet piyasas ında doğrudan veya dolayl ı olarak rekabeti engellemenin, bozma ya da k ısıtlama amac ını taşıyan veya bu etkiyi do ğuran yahut do ğurabilecek nitelikte olan te şebbüsler aras ı anlaşmalar ın, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka ayk ırı ve yasak oldu ğu belirtilmiştir. Dolay ısıyla 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesindeki yasa ğı ihlal etti ği iddia edilen ba şvurucuya idari para cezas ı uygulanmas ı suretiyle mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin şeklî manada bir kanuni dayana ğı bulunmaktad ır. 86. Bununla birlikte müdahalenin bir kanuna dayanmas ı yeterli olmay ıp söz konus u kanunun belirlilik ve öngörülebilirlik niteli ğini de sa ğlamas ı gerekir. Bu ba ğlamda başvurucu; bilgi de ğişiminin per se ihlal te şkil ettiği yönündeki yorumun, cezan ın hesaplanmas ında ihracat gelirlerinin de dikkate al ınmas ının, birbirinden kopuk üç uzak eylemin devam eden tek bir eylem olarak kabul edilmesinin ve hafifletici nedenlerin uygulanmamas ının öngörülebilir olmad ığını, kanunun aç ık hükmüne ayk ırılık teşkil ettiğini ileri sürmü ştür. 87. Somut olayda ba şvurucunun otomotiv sektöründe faaliyet gösteren di ğer baz ı müteşebbislerle 2006-2009 y ıllar ı aras ında fiyat stratejisi belirlemeye yönelik toplant ılar ve kişisel mesajla şma yoluyla görü şmeler yapt ığı ve bu görü şmelerin 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinde yasaklanan, rekabeti k ısıtlama amac ı taşıyan veya bu etkiyi do ğuran yahut doğurabilecek nitelikteki anla şma ya da uyumlu eylem niteli ğinde oldu ğu değerlendirilmi ştir. Kurulun yorumuna göre fiyat stratejisine ili şkin görüşmelerin yap ılmas ı kendi ba şına uyumlu eylem veya anla şma mahiyetinde olup 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinde sözü edilen yasağın ihlal edilmi ş say ılabilmesi için görü şmelerin araç fiyatlar ını etkiledi ğinin Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 30ispatlanmas ı gerekmemektedir. Kurul, fiyat ın sat ın alma süreci ve kaynak tahsisini belirleyen en önemli faktörlerden biri olmas ı sebebiyle fiyata ili şkin görüşmelerin rekabeti bozucu etkisi konusunda fikir birli ği bulundu ğuna işaret etmi ştir. Daire karar ında Kurulun görü şünün benimsendi ği görülmü ştür. Daire, 4054 say ılı Kanun'un gerekçesine de at ıfta bulunarak anlaşma, uyumlu eylem veya te şebbüs birli ği kararlar ının rekabeti engelleyici, bozucu vey a kısıtlay ıcı amaç ta şımas ının yeterli oldu ğunu, söz konusu davran ışlar ın ayr ıca piyasada rekabeti bozucu etkilerinin görülmesinin veya bu etkilerin ispat edilmesinin aranmayaca ğını belirtmiştir. 88. Uyuşmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının yorumlanmas ı görevinin keyfîli k veya bariz takdir hatas ı bulunmas ı hariç derece mahkemelerine ait oldu ğu hat ırlat ılmal ıdır. 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin birinci f ıkras ında sadece rekabeti engelleme, bozma ya da k ısıtlama etkisi do ğuran anlaşma veya uyumlu eylemlerden de ğil rekabeti engelleme, bozma ya da k ısıtlama etkisi do ğurabilecek anlaşma veya uyumlu eylemlerden de söz edildi ği görülmüştür. Maddenin bu lafz ı dikkate al ındığında 4054 say ılı Kanun'un 4. maddesinin ihlalinden söz edilebilmesi için te şebbüsler aras ı fiyat stratejisi görü şmelerinin rekabeti gerçekte k ısıtlay ıp k ısıtlamad ığının araştırılmas ına gerek olmad ığı yorumunun öngörüleme z niteliğinin bulunmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. 89. 4054 say ılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü f ıkras ında an ılan Kanun'un 4. maddesindeki yasa ğı ihlal edilen te şebbüse, te şebbüsün nihai karardan bir önceki mali y ıl sonunda olu şan veya bunun hesaplanmas ı mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yak ın mali y ıl sonunda olu şan ve Kurul taraf ından saptanacak olan y ıllık gayrisafi gelirlerinin %10'una kadar idari para cezas ı verileceği belirtilmi ştir. Buna göre cezan ın takdirinde y ıllık gayrisafi gelirin esas al ınmas ı öngörülmektedir. Kurul, sözü edilen maddede gayrisafi gelirin elde edildi ği piyasa yönünden bir ayr ım yap ılmad ığını, dolay ısıyla cezan ın uygulanaca ğı gayrisafi has ılatın tespitinde ihracat gelirlerinin de dikkate al ınacağını kabul etmi ştir. Daire, Kurulun bu yorumunda hukuka ayk ırılık görmemi ştir. 90. Maddenin lafz ı gözetildi ğinde cezan ın takdirinde ba şvurucunun ihracat gelirleri dâhil tüm gayrisafi has ılatının dikkate al ınmas ının keyfîlik veya bariz takdir hatas ı içerdiği değerlendirilmemi ştir. Başvurucu, 4054 say ılı Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsam ının "Türkiye Cumhuriyeti s ınırlar ı içinde mal ve hizmet piyasalar ı" olarak belirlenmesinden hareket ederek cezan ın miktar ının tespitinde de sadece Türkiye Cumhuriyeti s ınırlar ı içindeki işlemlerden elde edilen gayrisafi has ılatın dikkate al ınmas ı gerektiğini ileri sürmü ştür. Kanunun farkl ı hükümlerinin birbiriyle olan ili şkisini değerlendirerek kanun hükümlerini yorumlamak derece mahkemelerinin takdirindedir. Kanunun kapsam ını düzenleyen madde hesaba kat ılarak farkl ı bir sonuca ula şabilme ihtimalinin bulunmas ı tek başına ilgili kamu otoritelerinin ve derece mahkemelerinin yorumunun öngörülemez oldu ğunu göstermez. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesinin görevinin kanunlar ın nas ıl daha iyi yorumlanaca ğını tespit etmek olmad ığı unutulmamal ıdır. 91. Başvurucunun kanunilik ba ğlam ındaki diğer bir iddias ı ise 2006, 2008 ve 2009 yıllar ındaki üç fiilin tek bir fiil olarak kabul edilmesine yöneliktir. Olayda ba şvurucunun 2006 y ılının ortalar ında, 2008 y ılının sonlar ında ve 2009 y ılının Mart ay ında fiyat stratejileri hakk ında sektör temsilcileriyle gerçekle ştirdiği görüşmelerden hareketle rekabeti k ısıtlay ıcı anlaşma veya uyumlu eylem yasa ğını ihlal etti ği sonucuna ula şılm ıştır. Başvurucunun rekabeti k ısıtlay ıcı anlaşma veya uyumlu eylemin parças ı olduğu değerlendirilirken 2006 ve 2008 y ıllar ındaki kur yükseli şi ile 2009 y ılının Mart ay ında gerçekle şen özel tüketim vergisi Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 31indirimi sonras ı otomotiv sektöründeki baz ı müteşebbislerce fiyat stratejisi belirlenmesi amac ıyla yap ılan görüşmelere kat ılmas ına dayan ılm ıştır. Her üç görü şmenin farkl ı tarihlerde yap ıldığı ve farkl ı olgular üzerine gerçekle ştirildiği bir vak ıadır. Ancak bunlar aras ında bir bütünsellik bulunup bulunmad ığı yetkili kamu otoriteleri ile Dan ıştay ın takdir edece ği bir meseledir. Anayasa Mahkemesinin çok hakl ı gerekçeler bulunmad ıkça kendi değerlendirmesini ilgili otoritelerin ve Dan ıştay ın değerlendirmesinin yerine ikame etmesi düşünülemez. Soru şturma ve yarg ılama süreçlerinin bütününe bak ıldığında Kurulun her üç eylemin tek bir anla şma karar ının ürünü oldu ğu yolundaki de ğerlendirmesinden ayr ılmay ı hakl ı gösterecek nedenlerin mevcut olmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. 92. Başvurucu, kanunilik ba ğlam ında ayr ıca incelemeye yard ımc ı olunmas ının, ihlale son verilmi ş olmas ının ve daha önce soru şturma geçirilmemi ş olman ın ceza takdirinde hafifletici neden olarak dikkate al ınmamas ının kanunun aç ık hükmüne ayk ırılık teşkil ettiğini iddia etmi ştir. Yönetmelik'in 7. maddesinde incelemeye yard ımc ı olunmas ının ve ihlale so n verilmesinin hafifletici nedenler olarak say ıldığı görülmü ştür. Bununla birlikte an ılan maddede hafifletici nedenler sebebiyle indirim uygulanmas ı hususunda Kurula takdir yetkisi verilmiştir. Bu durumda Kurulun takdir yetkisi kullanmas ının kanuni temelinin bulundu ğu sonucuna ula şılm ıştır. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ında yapacağı denetim hafifletici nedenlerin uygulanmamas ı hususunda Kurula takdir yetkisi tan ınıp tan ınmad ığının incelenmesinden ibaret olup takdir yetkisinin kullan ımının sonuçlar ının kanunilik ölçütü kapsam ında incelenmesi mümkün de ğildir. 93. Sonuç olarak ba şvurucuya uygulanan cezan ın erişilebilir, belirli ve öngörülebili r bir kanuna dayand ığı ve müdahalenin kanuni daya ğının mevcut oldu ğu değerlendirilmi ştir. (2) Meşru Amaç 94. Anayasa'n ın 13. ve 35. maddeleri uyar ınca mülkiyet hakk ı ancak kamu yarar ı amac ıyla s ınırland ırılabilmektedir. Kamu yarar ı kavram ı mülkiyet hakk ının kamu yarar ının gerektirdi ği durumlarda s ınırland ırılmas ı imkân ı vermekle, bir s ınırland ırma amac ı olmas ının yan ı sıra mülkiyet hakk ının kamu yarar ı amac ı dışında s ınırlanamayaca ğını öngörerek ve bu anlamda bir s ınırlama s ınırı oluşturarak mülkiyet hakk ını etkin bir şekilde korumaktad ır. Kamu yarar ı kavram ı, devlet organlar ının takdir yetkisini de beraberinde getiren bir kavra m olup objektif bir tan ıma elveri şli olmayan bu ölçütün her somut olay temelinde ayr ıca değerlendirilmesi gerekir ( Nusrat Külah , B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53, 56; Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, 28, 29). 95. 4054 say ılı Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amac ının rekabetin korunmas ını sağlamak oldu ğu hükme ba ğlanm ıştır. Dolay ısıyla başvurucuya uygulanan idari para cezas ının dayana ğı olan kanuni düzenlemelerle rekabetin korunmas ı amaçlanm ıştır. Rekabetin korunmas ı amac ıyla teşebbüslere yükümlülükler yüklenmesinin ve bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde yapt ırım uygulanmas ının kamu yarar ını sağlamaya yönelik olduğu aç ıktır. (3) Ölçülülük(a) Genel İlkeler 96. Anayasa'n ın 13. maddesi uyar ınca hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ında dikkate al ınacak ölçütlerden biri olan ölçülülük, hukuk devleti ilkesinden do ğmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2019/40991 Karar Tarihi : 23/3/2023 32Hukuk devletinde hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ı istisnai bir yetki oldu ğundan bu yetki ancak durumun gerektirdi ği ölçüde kullan ılmas ı koşuluyla hakl ı bir temele oturabilir. Bireylerin hak ve özgürlüklerinin somut ko şullar ın gerektirdi ğinden daha fazla sınırland ırılmas ı kamu otoritelerine tan ınan yetkinin a şılmas ı anlam ına gelece ğinden hukuk devletiyle ba ğdaşmaz (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014). 97. Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden olu şmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin amac ı gerçekleştirmeye elveri şli olmas ını, gereklilik amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 98. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için amac ı gerçekleştirmeye elverişli olmas ının yan ında gerekli olmas ı da gerekir. Gereklili k yukar ıda da belirtildi ği üzere hakka müdahale te şkil eden birden fazla araç aras ından hakk ı en az zedeleyen arac ın seçilmesini ifade etmektedir. Hak ve özgürlü ğü s ınırlayan tedbirlerde n hangisi di ğerlerine nazaran hakk ın norm alan ına daha az müdahale edilmesi sonucunu doğuruyorsa o tedbirin tercih edilmesi gerekir. Bununla birlikte hakka müdahale olu şturaca k arac ın seçiminde kamu otoritelerinin belli ölçüde takdir pay ının bulundu ğu da kabul edilmelidir. Zira yetkili kamu makamlar ı, öngö