(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11642 E. , 2012/6152 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği dü…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11642 E. , 2012/6152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, iş kazasına uğrayan davacının, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve tedavi giderleri istemine ilişkindir. Mahkeme, maddi tazminat talebinin reddine ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.01.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 25.09.2008 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Sağlık Kurulu Raporu'ndan davacıda hafif zeka geriliği ve bilişsel bozukluk olduğu, çalışarak hayatını kazanamayacağı anlaşılmaktadır. Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.Temyiz kudretinden yoksun olan kişilerin medeni hakları kullanma ehliyeti ve dava ehliyeti yoktur.Temyiz kudreti olmayan kişiler taraf bulundukları davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil edilirler. Nitekim Medeni Kanun'un 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı ve görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamların, noterlerin ve mahkemelerin bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Dosyadaki sağlık kurul raporlarından davacının çalışarak hayatını kazanamayacağı ve Psikiyatrik rahatsızlığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Medeni Kanunun 405. maddesi ve 6100 Sayılı H.M.K.'nun 52.,54.,56. maddeleri gereğince kendisine vasi veya kayyım tayini sağlanması için gerekli işlemler yapıldıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir Yapılacak iş; sulh hukuk mahkemesine davacıya vasi tayini konusunda gerekli işlemleri yapmak için ihbarda bulunmak, sonucunu beklemek ve vasi atanması durumunda atanan vasinin ilgili mahkemeden alacağı husumet izin belgesiyle davayı takip etmesi sağlandıktan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.