(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9675 E. , 2009/11687 K. ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat A.... aralarındaki dava hakkında Fatih 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.9.2008 tarih ve 37-299 sayılı hükmün Dairenin 14.5.2009 tarih ve 719-6553 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9675 E. , 2009/11687 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat A.... aralarındaki dava hakkında Fatih 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.9.2008 tarih ve 37-299 sayılı hükmün Dairenin 14.5.2009 tarih ve 719-6553 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 170.00 (Yüzyetmiş) Lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava geçersiz satış sözleşmesi ile satılan aracın vergisinin istirdadına ilişkindir. Her ne kadar davanın mahkemece reddine dair verilen hüküm onanmısa da bu sonuca katılmak mümkün görülmemiştir. Şöyle ki 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesine uygun yapılmayan araç satışı geçersiz olup, 2009/9675-11687 herkes aldığını, sebepsiz zenginleşme ilkesine göre aynen iade etmelidir. Bu durumda, davacının ödediği verginin niteliği ve karşı taraf için sebepsiz zenginleşme oluşturup oluşturmayacağına ve B.K'nun 61 ve müteakip maddeleri gereğince veya vekaleten ... görme hükümlerine göre geri istenip istenemeyeceği tartışılmalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki, aracın mülkiyetinin devri ile ilgili sözleşme geçersiz ise de, zilyedliğinin teslimi de ayrı bir sözleşme olup, taraflar arasındaki sözleşmenin zilyetliğin devir ve teslimi, davalının zilyet olduğu dönemde tahakkuk edecek vergi ve cezaların davalıya ait olacağına ilişkin hükümleri davalıyı bağlar. Araç ile ilgili tahakkuz edecek vergi veya cezaların üçüncü kişilerce ödenmesine ilişkin sözleşme yapılmasında kanuna aykırılık yoktur. Kaldı ki, somut olayda davacı, maliki bulunduğu aracın mülkiyetini devretmeye yönelik olarak davalının gösterdiği ...'a vekaletname de vermiştir. En azından bu sözleşme ile araç ile ilgili işletme devrinin gerçekleştiği kabul edilmelidir. Aracın resmi şekilde mülkiyetinin devir edileceğini ümidi ve güveni içinde davranan davacı sırf kayden malik olması nedeniyle vergilerini ödemek zorunda kalmıştır. Davalının sözleşme geregi zilyetliğin tesliminden sonraki dönem için doğan vergi ve cezalardan sorumlu tutulması gerektiği gibi, bir an aksi düşünülse bile, gerçersiz sözleşmeye dayalı yapılan işlemlerde ve tasfiyede hakkaniyet ve adalet kuralları önemle gözetilmelidir. Davalı, eldeki sözleşmeye göre aracı işletecek, zilyetliğin korunması ile ilgili her türlü hakkı kullanabilcektir. Hal böyleyken sırf malik olması nedeniyle davacıyı tahakkuk eden vergilerden sorumlu tutmak adalet ve hakkaniyete de aykırıdar. Böyle olunca mahkemece davanın kabulü ile davacının ödediği vergi borçlarının davalıda tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine dair kararına katılmıyoruz.