10. Hukuk Dairesi 2023/2753 E. , 2023/4240 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin ve 1 günlük çalışmanın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkı…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2753 E. , 2023/4240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin ve 1 günlük çalışmanın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin dava dışı...Halıcılık San. Tic. A.Ş.'nin Kırklareli İli... Köyü adresindeki işyerinde 14.06.1990 tarihinde (13763322) sicil numarası ile işe başladığını, davalı kuruma bu tarih itibari ile işe başladığına dair giriş bildirgesi verildiğini, davacıya sigorta sicil numarası verilmiş olmasına rağmen davalı kurum kayıtlarında görünmeyen işyerinde en az bir günlük çalışmasının (tüm sigorta kollarında) tespiti için başvuru yaptıklarını, davacının sigorta kurumuna başvurduğunda sigorta başlangıç tarihinin davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarih olmadığını, işveren tarafından primlerinin ödenmediğini öğrendiğini, bu durumun davacının maddi kayba uğramasına sebep olduğunu belirterek müvekkilinin 14.06.1990 tarihinde belirtilen işyerinde en az (1) gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve tüm sigorta kollarında sigorta hizmet başlangıcının bu tarih olarak sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davanın vekil eden kuruma ihbar edilmesi gerekirken davalı olarak gösterilmiş olması ve işverenin davalı olarak gösterilmemiş olmasının davanın husumet nedeniyle reddini gerektirdiği, davanın hizmet tespiti davası olduğunu ve asıl davalının işveren olması gerektiğini, ayrıca hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğunu, davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini, esas yönünden; Kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği, döneme ait çalışmasının mevcut olmadığını, davacının işe girişini Kuruma bildirmesinin gerektiğini, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (d) fıkrası gereğince, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazası ve meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollarının uygulandığını, ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabileceklerini, bu hükme göre davacının iddia ettiği tarihin o dönemde çalışması mevcut olsa bile uzun vade primi yatırılmadığından (malullük, yaşlılık, ölüm) emeklilik şartları açısından işe giriş tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, ayrıca Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.05.2011 tarih, 2011/5580 E., 2011/6942 K. sayılı ilamında hizmet tespiti davalarında, SGK'nun dava açılmasıyla konuya vakıf olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediği için, davanın aksi yönde sonuçlanması halinde müvekkili Kurumun aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarih, E.2017/10, K.2017/122 sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre; dava, davacının sigortalılığının başlangıç tarihinin tespitine yöneliktir. 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirtildiği üzere; "sigortalı" statüsünün kazanılması açısından işveren tarafından "çalıştırılma" olgusunun varlığı zorunlu ve yeterli olduğu, davacı hakkında 14.06.1990 tarihinde işveren...Halıcılık San. Tic. A.Ş. tarafından işe giriş bildirgesi düzenlenmiş olduğu SGK kayıtları ile sabit olup, aksi yönde herhangi bir iddia ve delil de bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan delillere göre, davacının belirtilen iş yerinde 14.06.1990 tarihi itibariyle fiilen çalışmış olduğu da sübut bulduğu, tüm dosya kapsamından: davacının, dava dilekçesinde belirtilen tarihte ve işyerinde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigorta sicil numarası ile fiilen çalıştığı ve bu tarih itibariyle sigortalı sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarih, E.2017/10, K.2017/122 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında 20.06.1987 - 06.08.2003 tarihleri arasında el halıcılığı dokuma işi sigortalılık kapsamında sayılmadığı için davalı işverenin yaptığı işlem ve davalı Kurum işlemi yerinde olup davacının kısa vadeli sigortalı olarak gösterilmesi yerinde olduğu, bu sebeple davacının sigortalılığını talep ettiği tarih itibariyle uzun vadeli sigorta kollarından sigorta başlangıcı yönünde tespitte bulunulamayacağından mahkemenin kararının isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasına 20.06.1987 tarih 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile eklenen "D" bendinin açık istisna getirmeyen, bağlayıcı, yasaklayıcı, emredici hüküm olması, "D" bendini kaldıran 29.07.2003 tarih 4958 sayılı Kanun'un 57 inci maddesinde ve sonrasında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunda kanunların geriye yürüyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması, yasal sorumluluğunu dönemindeki mevzuata göre davacıyı kısa vadeli sigorta kollarına göre sigortalı olarak kuruma bildirerek yerine getirmiş olan işverene yeni sorumluluklar yüklenemeyeceği, dinlenen tanıkların davacının el halısı dokuma işi yaptığını belirtmiş olması da dikkate alınarak, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi gereğince; davacının bu bendin yürürlükte kaldığı 20.06.1987-29.07.2003 tarihleri arasındaki dönemde kalan el halısı dokuma işi olan çalışmasının, uzun vadeli sigorta kollarından sayılamayacağı nazara alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının iş yerinde geçen çalışmasının bordro tanıklarının beyanları ve kısa vadeli sigorta kolları bordroları ile kanıtlandığı, başvuru koşulunun yerine getirildiği, davacının çalışmasının çırak olarak geçmediği, işin işverene ait atölye ve fabrika benzeri bir işyerinde, işverenin denetim ve gözetimi altında ve ona bağımlı olarak geçmesi nedeniyle yapılan işin hizmet akdi niteliğinde olduğu ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağı, Kırklareli ilinde halı dokuma işinde çalışanlar tarafından açılan sigorta başlangıç tarihinin tespiti davalarının kabulüne dair kararlarının Yargıtay tarafından onandığı, bu yönde emsal kararlar bulunduğu, eldeki davanın sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik olması nedeniyle gerçekte işverenin taraf gösterilmesine de gerek olmadığı, Kurumun davalı olup feri müdahil olmadığı, davanın açılmasına neden olan Kurumun yargılama gideri ile sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta başlangıç tarihinin ve 1 günlük çalışmanın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.