3. Ceza Dairesi 2022/20968 E. , 2024/8784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin biri
**3. Ceza Dairesi 2022/20968 E. , 2024/8784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2019/495 Esas, 2019/469 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/1175 Esas, 2021/396 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ( aleyhe ) temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yüksek miktarlarda sürekli ve düzenli olarak kaynak aktardığı tespit edilen ve Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyası kapsamında müsaderesine karar verilen ... Holding bünyesinde orta düzey yönetici olarak görev yapan sanıkların yasa dışı ve gizli olarak oluşturulan bir muhasebe sistemiyle örgüte mütemadiyen kaynak aktarıldığını bilmelerine rağmen söz konusu sistem üzerindeki faaliyetlerini sürdürmeleri, hatta bu hususun ortaya çıkmasının önüne geçmek için gizliliğe riayet etmeleri, bu kapsamda sanık ...'ın muhasebe kayıtlarının bulunduğu bilgisayar/harddiskin ele geçirilmesini engellemek için de eylemlerde bulunması ile sanıkların nitelikleri, çalıştıkları pozisyon ve şirket içerisinde bulundukları süre göz önüne alındığında sanıkların eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak sureti ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK'nın 220/7 inci maddesindeki atfın niteliği ve aleyhe sonuç doğurabilecek usulüne uygun yapılmış istinaf başvurusu bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurularak TCK’nın 220/7 inci maddesi gereğince indirim yapılması ve ayrıca tayin olunan cezada 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/528 Esas, 2019/3032 Karar sayılı, 29.04.2019 tarihli ilamında belirtildiği üzere, aleyhe temyiz-istinaf bulunmaması karşısında bozma nedeni yapılamayacağından dairemizce duruşma açılmasına gerek görülmeyerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir." şeklindeki kabul ile aynı konuda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli 2018/3520 Esas, 2019/ 5929 Karar sayılı hükmü ile CMK'nın 307/5 inci maddesindeki " Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkında CMK'nın 280/2 nci maddesi gereği duruşma açılarak yapılacak istinaf incelemesi akabinde ceza miktarı itibarı ile kazanılmış hakkı gözetilerek silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği hususunun düşünülmemiş olduğuna, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadan karar verildiğine, 3. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 4. Sanığın yakalanmadan önce kendiliğinden emniyete giderek bildiklerini anlattığına, 5. Sanığın başka yargılamalarda tanık olarak dinlendiğine ve örgüt ile ilgili detaylı bilgiler verdiğine, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; 1. Hakkında herhangi bir soruşturma yokken emniyete giderek bildiklerini anlattığına, 2. Gönüllü ve samimi olarak beyanda bulunduğuna, 3. Şirkette çalışmaktan başka eyleminin bulunmadığına, finans departmanında hiç çalışmadığına, 4. Eksik araştırma ile karar verildiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın sadece ... Holdin A.Ş.'de orta düzey yönetici olması sebebiyle iddianame düzenlendiğine ve sanığın cezalandırıldığına, 3. Sanığın ikili kayıt sisteminin kurulmasında ve işletilmesinde görev almadığına, denetimini yapmadığına, 4. Tanık beyanlarından da sanığın talimat verme veya denetleme yetkisinin bulunmadığının belirtildiğine, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesine, aksi takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıkların eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün esasına yönelik olarak, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine usûlüne uygun bir istinaf başvurusu bulunmasa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli, 2023/3-246 Esas, 2023/582 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bu husus, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine temyiz talebinde bulunmasına mani olmadığı, bu durumda dahi Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunma hakkı olduğu için 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesince temyiz talebinin reddedilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ceza miktarı bakımından kazanılmış hak" hususunun ise temyiz incelemesi sırasında ayrıca gözetilmesi gerektiği belirlenerek, sanık hakkında verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar ilamlarında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Somut olayda, toplanan deliller, sanıkların savunması, tanıkların beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların ... Holding'e ait para ya da bunun yerine geçen değerler üzerinde herhangi bir tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, şirket sorumlularının talimatlarıyla hareket ettikleri, muhasebe kayıtlarının içeriklerini bildiklerine ve bu hesaplar üzerinde yönlendirme ve denetleme yetkilerinin bulunduğuna dair kesin delil bulunmadığından, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacak Eylemlerinin bulunmaması nedeniyle sanıkların örgüte yardım etme suçunu işlediklerinin sabit olmadığı, beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/1175 Esas, 2021/396 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.