Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/579 E. , 2024/3915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/579 Karar No : 2024/3915 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: ... Petrokimya Lojistik ve İnşaat Mal
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/579 E. , 2024/3915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/579 Karar No : 2024/3915 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: ... Petrokimya Lojistik ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalarla ilgili 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile karara bağlanan para cezalarının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, kanuni temsilci sıfatıyla, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin tahakkuk ve para cezalarının ödenmemesi üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak ilanen tebliğ edildiği, yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığı anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emri içeriği kamu alacaklarının kaynaklandığı eşya vergiden muaf olduğundan, alınan tahakkuk ve para cezası kararının hukuka aykırı olduğu, şirket hakkında usulüne uygun olarak takibat yapılmadığı, yapılan tebligatların usulsüz olduğu, şirketin mal varlığı bulunmadığının ortaya konulmadığı, borcun zaman aşımına uğradığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin 3. fıkrası ve 102. maddesinin 4. fıkrasında, tüzel kişilerin iş yeri adresinde tebligatın yapılamaması halinde, tebliğin şirketin kanuni temsilcisinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı düzenlenmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, 13/09/2018 ve 28/02/2019 tarihlerinde şirketin iş yeri adresine gönderildiği, tebliğ zarflarında "gösterilen adresin yetersiz olduğu, tebliğ imkansızlığı nedeniyle merciine iade" şerhinin düşüldüğü görülmektedir. Tebligatın iş yeri adresinde gerçekleştirilememesi üzerine, şirketin kanuni temsilcisinin yerleşim yeri adresinde yapılması gerekirken, ödeme emrinin ilanen tebliğ edilmesi ve usulsüz bu tebligat nedeniyle şirket adına kesinleştirilmediği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Petrokimya Lojistik ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalarla ilgili 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile karara bağlanan para cezalarının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, kanuni temsilci sıfatıyla, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı ve 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun ile değişik 101. maddesinde; bilinen adreslerin sayıldığı; 102. maddesinin 4. fıkrasında, bu Kanun'un 101. maddesinin 1. fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan iş yeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar) durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bu durumda bu Kanun'un 101. maddesinin 3. fıkrasına göre işlem yapılacağı; 101. maddesinin 3. fıkrasında, iş yeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, 103. maddesinde ise; muhatabın Kanunun 101. maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa, 101. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa, başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılabileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi yoluna gidilebilmesi için, önce asıl borçlu şirket hakkındaki takip işlemlerinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinin 3. fıkrası ve 102. maddesinin 4. fıkrası kapsamında tüzel kişilerin iş yeri adresinde tebligatın yapılamaması halinde, tebliğin şirketin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, bilinen adreste tebligatın gerçekleştirilememesi durumunda ise, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı anlaşılmaktadır. Olayda; asıl amme borçlusu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından şirketin ulaşılan en son adresi olan "... Mahallesi ... Sokak No:... Kıraç-Esenyurt/İSTANBUL" adresine iki kez tebliğ edilmeye çalışıldığı ve tebligat zarfına 12/09/2018 ve 23/02/2019 tarihlerinde, "gösterilen adres yetersiz olup muhatap ismen tanınmıyor. Tebliğ imkansızlığı nedeniyle adresin düzeltilerek tebliği için çıkış merciine iade" şerhi düşülmek suretiyle mazbatanın idareye iade edildiği, bunun üzerine söz konusu ödeme emrinin 07/03/2019 tarihinde ilanen tebliği yoluna gidilerek davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iş yeri adresinde tebliğ edilememesi üzerine tebligatın, şirketin kanuni temsilcisinin yerleşim yeri adresinde yapılması gerekirken, ilanen tebliğ yoluna gidildiği anlaşılmış olup, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.