8. Hukuk Dairesi 2012/14116 E. , 2013/15872 K. "İçtihat Metni" ...... ......... Başkanlığı ve müşterekleri, Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair .......Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.09.2010 gün ve 606/632 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mahallesi, sınırları, dava dilekçesinde yazılı ve tespit krokisine göre 3186,24 m2 olarak belirlenen kadastro çalışmala
**8. Hukuk Dairesi 2012/14116 E. , 2013/15872 K.** **"İçtihat Metni"** ...... ......... Başkanlığı ve müşterekleri, Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair .......Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.09.2010 gün ve 606/632 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mahallesi, sınırları, dava dilekçesinde yazılı ve tespit krokisine göre 3186,24 m2 olarak belirlenen kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan bu yerin 30 yılı aşkın süreden beri aralıksız – nizasız müvekkilinin zilyetliği altında olduğunu açıklayarak bu kısmın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine ve ... Başkanlığı, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ..dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesine karşın oturumlara katılmamış ve cevap vermemiştir. Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme koşulları davacı yararına gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne, 17.03.2010 havale tarihli fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 3186,24 m2’lik yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın sınırlarında bulunan kadastro parselleri tespitlerinin 11.11.1970 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu yerin “ .....“ olarak tespit harici bırakıldığı görülmektedir. Eldeki dava, harcı tahsil edilmek suretiyle 12.02.2009 tarihinde açılmıştır. Bilindiği üzere ve kural olarak; çay yataklarının imar, ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için böyle bir yerin dava tarihinden en az yirmi yıl öncesinden imar ve ihyasının yoğun emek ve para sarf edilerek tamamlanması, ondan sonra zilyetliğin aralıksız-nizasız en az yirmi yıl olarak davacıda bulunması gerekir. Söz konusu ......aktif olup olmadığı yada nizalı yerin çay yatağı veya etki alanında bulunup bulunmadığına ilişkin dosya içerisinde uzman jeolog bilirkişiden kapsamlı ve bilimsel içerikli rapor alınmamıştır. Keşfe katılan jeoloji mühendisi, dava konusu yerin ........ yakınında ve çevre yolunun 500 m2 kadar içerisinde ve doğusunda yer aldığını, keşif tarihi itibarıyla mevcut arazinin dere yatağı vasfında görülmediği açıklanmıştır. Oysa, dava tarihinden en az yirmi-otuz yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve topografik haritalar getirilip incelendiğinde söz konusu...... aktif ...... olup olmadığı sonradan doldurulup doldurulmadığı, imar-ihya ve zilyetlikle kullanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği bilimsel verilere dayalı olarak incelenmemiştir. Yine keşifte görevli ziraat mühendisinin 15.12.2009 tarihli raporunda özetle; dava konusu yerin toprak işlemesinin yapılmadığı, yer yer yabancı otların mevcut olduğu, bu yerde keşif anında ekili ve dikili herhangi bir kültür bitkisine rastlanılmadığı ve çok yıllık olarak yetiştirilmiş herhangi bir meyve ağacının olmadığı açıklanmıştır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları, ise davacı lehine açıklamada bulunmuşlardır. Ancak, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları takdiri delil niteliğinde olup bu bilgi ve beyanların uzman bilirkişi raporlarıyla örtüşmesi gerekir. Kaldı ki, dava konusu taşınmazın şehir merkezine çok yakın olduğu anlaşılmakta olup imar planı kapsamında olup olmadığı ve imar planının onay tarihi ... Başkanlığından sorulmamıştır. Bundan ayrı, tüzel kişiliği bulunmaya........husumet yöneltilmesi de TMK.nun 713/3. maddesine göre doğru değildir. Hal böyle olunca, öncelikle, dava tarihinden geriye doğru en az yirmi- otuz yıl öncesine ve iki ayrı zamana ait 1/25.000-1/35.000’lik hava fotoğraflarının ve topografik haritaların merciinden ayrı ayrı getirtilerek işin uzmanı jeodezi mühendisi veya harita mühendisi vasıtasıyla yapılacak keşifte mahalline uygulanması, bu yerin 1970 ve daha sonraki yıllarda .....olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, bu çay yatağının şu an mevcut olmaması nedeniyle süreç içerisinde çevre taşınmazlardaki yapılanmalar nedeniyle inşaat artıkları veya molozlar yada toprak dökülerek doldurulup doldurulmadığının tartışmaya mahal bırakmayacak biçimde belirlenmesi, doldurulmuş ise bu işlemin hangi tarihte tamamlandığının saptanması,... Başkanlığından dava konusu taşınmaz ve çevresindeki taşınmazların bulunduğu yerden 1/1000 yada 1/5000’lik imar planlarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise onay tarihlerinin sorulması, Üniversite Öğretim elemanlarından olan akademik ünvanlı jeoloji mühendisi ve ziraat mühendisi vasıtasıyla taşınmazın çeşitli yerlerinde sondaj usulü kazılar yapılarak araştırma yaptırılması, bu yerin öncesinden aktif çay yatağı yada etki alanı olup olmadığının tereddüte mahal bırakılmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması, önceden çay yatağı iken sonradan doldurulup doldurulmadığının bilimsel verilere uygun ve hava fotoğrafı ile topografik haritalardan ve yapılacak analizlerden yararlanılarak bilimsel içerikli, karşılaştırmalı rapor alınması, bundan ayrı imar planı mevcut ve kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinin göz önünde bulundurulması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinden bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ......