Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3119 E. , 2024/4194 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3119 Karar No : 2024/4194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - (E-Tebligat) İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3119 E. , 2024/4194 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3119 Karar No : 2024/4194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - (E-Tebligat) İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2011 ve 2012 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi eki menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın kısmen reddi, kısmen de düzeltilerek onanmasına dair Bölge Müdürlüğü kararının kaldırılması talebi ile yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden; davacı adına 2011 ve 2012 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi eki menşe belgesiyle sınır ticareti kapsamında ithalatı yapılan eşyalar için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, gönderici İran makamları nezdinde yapılan yurt dışı araştırmalarında, söz konusu belgelerin sahte olduğunun bildirilmesi üzerine, "Eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak ve resmi belgede sahtecilik yapmak" suçları nedeniyle Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, işbu dosyada ise; ... tarih ve ... sayılı ek tahakkuk ile aynı tarih ve 311 sayılı para cezası kararlarının davacıya 09/03/2018 tarihinde tebliği üzerine, bu kararlara süresi içinde itiraz edildiği, Doğu Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla itirazın kısmen reddine, kısmen de düzelterek onanmasına ilişkin kararın 09/05/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayıyla ''beraat'' kararı verilmesi üzerine, anılan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının kaldırılması istemiyle 06/12/2018 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı belirtilerek, olayda, davaya konu ithalatla ilgili olarak açılan ceza davasında beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının beyannamelerin tescil edildiği tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra, 09/03/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi uyarınca kanunen tahakkuk ettirilmemesi ve ödenmemesi gereken vergi ve cezaların bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, söz konusu ek tahakkuk ve para cezası kararlarının kaldırılması talebi ile yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden; gümrük vergi alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, olayda, ithalatla ilgili olarak açılmış olan ceza davasında verilen beraat kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla bozulduğunun anlaşılması karşısında; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının uygulanma koşullarının oluştuğu, anılan Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları da taşımadığı anlaşıldığından, davaya konu tahakkuk ve para cezası kararlarına 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi uyarınca yapılan itirazın reddine ilişkin kararların 09/05/2018 tarihinde davacı şirket temsilcisi ... imzasına tebliğ edildiği, bir aylık süre içerisinde dava açılmaması nedeniyle kesinleştiği, uyuşmazlığın çözümünün, menşei belgelerinin sahte olup olmadığı, bu belgelerin beyanname kapsamında ithal edilen eşyaları temsil edip etmediği husularının incelenmesi suretiyle hukuki yorum gerektirmesi, gümrük vergilerinin geri verme kaldırma işlemine konu edebilmesi için söz konusu vergilerin yanlışlıkla alındığının veya fuzulen tahsil edildiğinin açık olması gerektiği, bu bağlamda ortada, açıkça fuzulen tahakkuk eden bir vergiden söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza yargılamasında verilen beraat kararının davaya konu beyanname eki menşe belgelerinin sahte olmadığını gösterdiği, dolayısıyla ortada kanunen alınması gereken bir verginin bulunmadığı, beraat kararı üzerine işlem tesis edilmesinin Anayasayı ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği, alacakların zamanaşımına uğradığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen hususlarda dilekçelerin sırasıyla ilk incelemeye tabi tutulacağı, (e) bendinde yer alan süre aşımı yönünden dilekçelerin usulüne uygun olmadığının tespiti halinde aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmış, 14. maddesinin 6. fıkrasında yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un dava açma süresini düzenleyen 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 2. fıkrasının (b) bendinde de, otuz günlük dava açma süresinin, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Sözü edilen Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasında ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, olay tarihinde yürürlükte olan 2. fıkrasında, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın incelenmesinden; davaya konu beyannameler eki menşe belgelerinin sahte olduğundan bahisle zamanaşımı süresi içerisinde düzenlenen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacıya 09/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu kararlara süresi içinde itiraz edildiği, itirazın reddi kararlarının da usülüne uygun olarak 09/05/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anılan karara karşı dava açılmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesince ...tarih ve E:..., K:... sayıyla ''beraat'' kararı verilmesi üzerine söz konusu vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle davalı idareye 06/12/2018 tarihinde başvuru yapıldığı, başvurunun reddedilmesi üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İdari ve vergi yargısında dava açma süresi, idari ve vergisel muamele ve kararlara bir an evvel istikrar sağlamak ve bunları uzun zamanlar niza meselesi olmaktan kurtarmak amacını taşımaktadır. Bu sayede kanun koyucu, sürekli bir biçimde dava açma tehdidi altında kalınmasını engelleyebilmek amacıyla idari işlemlerin, ilgililerince ve belli sürede dava konusu edilebileceğini öngörerek, kamu hizmetinin hızlı ve etkin bir biçimde yürütülebilmesini sağlamaktadır. Olayda ise, davacının, zamanaşımı süresi içerisinde tebliğ edilen vergi ve para cezası kararlarına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yaptığı, başvurunun reddi üzerine 30 günlük yasal süre içerisinde dava açmadığı, ceza yargılaması sırasında verilen beraat kararını neden göstererek 06/12/2018 tarihinde vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle yeniden bir başvuruda bulunduğu, söz konusu başvurunun reddedilmesi üzerine de 08/04/2019 tarihinde işbu davanın açıldığı görülmektedir. 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddi üzerine dava açılmaksızın, ceza yargılamasının lehine sonuçlanması üzerine anılan vergi ve cezaların iptaline yönelik yeniden bir başvuruda bulunulmasının, hukuk aleminde oluşan herhangi bir işlem yokken, hakkında bir işlem tesis ettirilerek dava açma imkanı veren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında dava açma süresini ihya etmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, davanın, 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi uyarınca yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açıldığının kabulü halinde ise davada süre aşımı bulunduğundan, temyize konu vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.