Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4652 E. , 2024/5474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4652 Karar No : 2024/5474 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Burdur ili Merkez ilçesi sını
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4652 E. , 2024/5474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4652 Karar No : 2024/5474 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Burdur ili Merkez ilçesi sınırlarında ve davacı şirket uhdesinde bulunan 20055079 sicil sayılı II(b) grubu mermer maden işletme ruhsat sahasında 2012, 2013, 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının proje yıllık üretim beyanının %10'undan az olduğundan bahisle 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca davacı şirket adına 62.743,00-TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile ödenmiş olan idari para cezasının iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında; davacının üretim hesabına dahil edilen 2012 ve 2013 yılında, Kanun'da anılan fiil karşılığı idari para cezası yaptırımı bulunmadığı, 2015 yılından sonra idari para cezası yaptırımı geldiği, bu nedenle idari para cezası yaptırımına esas üç yıllık süre hesabında 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi uyarınca 2012 ve 2013 yılının değerlendirmeye alınmasına olanak bulunmadığı, 2015 ve 2016 yıllarında yürürlükte bulunan madde metninde üç yıllık sürenin tespitinde hangi yılların esas alınacağına ilişkin bir açıklık bulunmaması nedeniyle davacının lehine yorum yapılmak suretiyle üretimin en fazla olduğu yılların esas alınması gerekmekte iken, 2017 yılında yapılan değişiklikle bu boşluğun doldurulduğu ve en az üretimin yapıldığı üç yıllık sürenin esas alınacağı hükmünün getirildiği, ancak bu düzenlemenin aleyhe hüküm içermesi nedeniyle geçmişe yürür şekilde uygulanmasına olanak bulunmadığı, öte yandan, üretim miktarının tam olarak saptanması amacıyla Maden İşleri Genel Müdürlüğünden mermerin yoğunluğunun nasıl hesaplandığı sorulmasına rağmen bu hususun idarece açıklığa kavuşturulamadığı, bu durumda, Kanun'da idari para cezası yaptırımı bulunmaması nedeniyle 2012 ve 2013 yılının değerlendirme dışı tutulması halinde, 2015, 2016, 2017 yıllarında davacı şirket tarafından yapılan üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'unun altına düşmediği görüldüğünden, davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/12. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacı şirketin projesindeki üretim beyanın 2000m³/yıl olarak, yoğunluğun ise 2,5-2,8 ton/m³ olarak beyan edildiği belirtilerek 21-24.12.2017 tarihinde denetim gerçekleştiren heyetten yoğunluğun ne kadar olduğunun sorulduğu, heyet tarafından sunulan ... tarih ve E... sayılı yazı eki görüşte madenin yoğunluğuna dair bir ifade olmadığı, Mahkemenin Ara Kararına verilen cevapta da "mermerin yoğunluğunun teknik standartlara göre 2,7 ton/m³ alınarak değerlendirme yapıldığı" belirtilmesine karşın bunun dayanağının ortaya konulamadığı da açık olduğu, diğer taraftan hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacı şirket tarafından Burdur Defterdarlığına 28.03.2018 tarih ve 424 sayılı makbuzla indirimli ödenen (47.057,25-TL) dava konusu idari para cezasının davalı idare tarafından davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin yaptığı üretimin Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasında belirtilen oranda olmadığının mahallinde yapılan tetkik sonucu ortaya konulduğu, anılan düzenleme ile maden sahalarında üretim yapılmasının teşvik edilmesi ve kamunun zarara uğratılmasının önlenmesinin amaçlandığı, kanunun uygulanması noktasında idarenin takdir hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur ili Merkez ilçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı II(b) grubu mermer işletme ruhsat sahasında, davalı idare görevlilerince 21-24/12/2017 tarihleri arasında yapılan tetkiklerde; 21-24.12.2017 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, 06.09.2010 tarihinden geçerli olmak üzere işletme izni düzenlenen sahada, yıllık 2.000 m³ üretim yapılacağının işletme projesinde beyan edildiği, sahada 2012 ve 2013 yıllarında üretim yapılmadığı, 2014 yılında 698,09 ton moloz, 2015 yılında 6205,72 ton blok ve 1844,2 ton moloz, 2016 yılında ise 510 ton blok üretim yapıldığı tespitlerine yer verildiği, 2012, 2013, 2016 ve 2017 yıllarında tetkik tarihine kadar gerçekleştirilen toplam üretim miktarının, projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğunun tespit edilmesi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca davacı şirketin 62.743,00-TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan idarî para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (10/06/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen) 24. maddesinin 12. fıkrasında; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irad kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır" kuralına yer verilmiştir. 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik halinde, "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50.000,00 TL idari para cezası verilir. Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde de bu hüküm uygulanır. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir. Ancak işletme projesinde, işletme izninin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve dekapaj yapılacağı beyan edilmiş ve ruhsat sahasındaki faaliyetlerin bu beyanlara uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiş ise idari para cezası uygulanmaz ve ruhsat iptal edilmez." şeklinde düzenlenmiştir. 28/11/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile eklenen ve halen yürürlükte bulunan halinde ise, "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının % 30'undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verilir..." düzenlemesine, 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir. 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Üretim yapılmayan işletme ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinde; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irat kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır. (2) Birinci fıkra gereğince değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak işlem tesis edilir: a) İşletme ruhsatlarının yürürlükte olduğu süre içinde, işletme izinli olarak tespit yapıldığı tarihten geriye doğru son beş yılda üç yıldan fazla bir süre mücbir sebep veya beklenmeyen hal olmadığı halde üretim yapılmadığının tespit edilmesi veya bu üç yıllık işletme izinli olarak geçen süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğunun belirlenmesi hallerinde, teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." düzenlemesi bulunmaktadır. 21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında, "İşletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 üncü maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verilir. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle 3213 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlendiği, aranmaları ve işletilmelerinin bir takım kurallara bağlandığı, maden mevzuatı hükümleri ile maden sahalarında daha etkin ve sürekli üretim yapılmasının amaçlandığı, sahaların atıl kalmayarak yer altı zenginliklerinin ekonomiye en etkin ve en verimli şekliyle kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle anılan düzenleme ile sahada üretimin devamlılığının sağlanması ve atıl kalmasının önüne geçilmesi amacıyla üretimin yapılmadığı durumlar için bir takım yaptırımlar öngörülmüştür. Anılan düzenlemede; beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlara uygulanacak yaptırımın, 10/06/2010 yılından değişikliğin yapıldığı 18/02/2015 tarihine kadar teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesi olarak düzenlendiği, 18/02/2015 tarihinden değişikliğin yapıldığı 28/11/2017 tarihleri arasında 50.000 TL idari para cezası olduğu, 28/11/2017 tarihinde yapılan değişiklikle de 77.632 TL idari para cezası olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu düzenlemede yaptırım uygulanması öngörülen beş yıllık süre içinde üç yıldan fazla üretim yapmama fiili, yıllara sari bir eylemdir. Fiilin gerçekleşmesi için ise; işletme izninin düzenlenmiş olması, tespit tarihinden önceki işletme izninin bulunduğu son beş yıllık sürenin tamamlanmış olması ve bu süre içerisinde herhangi bir üç yılda üretim yapılmamış olması gerekmektedir. İdarece yapılan denetim sonucunda anılan koşulların sağlanması halinde ise tespitin yapıldığı tarihte fiilin gerçekleştiği kabul edilerek, tespit tarihindeki mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. İlaveten; anılan düzenlemede yer alan ''üç yıldan fazla'' ibaresi uyarınca yaptırım uygulanması için en az üç yıl üretim yapılmamasının yeterli olduğu ve yine aynı ibare herhangi bir üç yılı ifade ettiğinden, üretimin yapılmadığı ve ardışık olmayan herhangi üç yılın olması durumunun, yaptırımın uygulanması için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davalı idarece 21-24/12/2017 tarihlerinde mahallinde yapılan tetkik ve denetim neticesinde söz konusu sahaya ilişkin işletme izninin 06/09/2010 tarihinde düzenlendiği, işletme projesinde beyan edilen yıllık üretim miktarının 2000 m3 olduğu, sahada 2012 ve 2013 yıllarında üretim yapılmadığı, 2014 yılında 698,09 ton moloz, 2015 yılında 6205,72 ton blok ve 1844,2 ton moloz, 2016 yılında ise 510 ton blok üretim yapıldığı tespitlerine yer verildiği, ilgili mevzuat hükmü gereği beş yıllık dönem içerisinde üç yılda yapılan toplam üretimin, projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olmaması gerektiği, mermerin yoğunluğunun 2,7 ton/m3 ton olduğu dikkate alındığında, somut olayda 2012, 2013 ve 2016 yıllarında yapılan toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının yüzde 10'undan az olduğu görülmektedir. Bununla beraber, davacı şirkete idari para cezası verilmesi gerekmekte ise de; davacı şirketin idari para cezasına konu eyleminin tespitin yapıldığı tarihte gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla eylemin 2017 yılı itibariyle gerçekleştiği, bu sebeple davalı idarece 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrasında cezalandırılan eylemin gerçekleştirildiği yıl için öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı uygulanarak 2018 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığından temyiz isteminin belirtilen gerekçe ile reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, ... İdare Mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.