6. Hukuk Dairesi 2025/1308 E. , 2025/2198 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2009/585 E., 2013/1616 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde; somut olayda İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi'nin 20.12.2013 tarihli ilamına karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmadığından ilamın 01.04.2014 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın sonrasında…
**6. Hukuk Dairesi 2025/1308 E. , 2025/2198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2009/585 E., 2013/1616 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde; somut olayda İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi'nin 20.12.2013 tarihli ilamına karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmadığından ilamın 01.04.2014 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın sonrasında arsa payları oranlarındaki hata nedeniyle hükmün gereğinin Tapu Müdürlüğü tarafından yerine getirilemediğini belirterek tavzih isteminde bulunduğu, Tapu Müdürlüğüne bu hususta mahkemece müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabında sözkonusu mahkeme dosyalarından aynı sözleşmeden kaynaklanan ve seri olarak aynı şekilde karar bağlanan 9 dava dosyasındaki davacılar için tescil edilecek hisse toplamının 505/1000 olduğu, ancak davaya konu taşınmazda davalı yüklenici ... San. Tic. ve Ltd. Şti.'nin 11/25 (440/1000) payının bulunduğu, 65/1000 payın eksik kalması ve taşınmazda hisse bütünlüğünün oluşturulamaması sebebiyle kararların uygulanamadığının belirtildiği, bunun üzerine mahkemece arsa payları oranlarının tespiti bakımından duruşma açılarak taraf beyanlarının ve bilirkişi raporlarının alındığı, ancak aynı bina ile ilgili olarak davalı yüklenici şirketin arsa payının iptali konusunda başkaca kesinleşmiş mahkeme kararlarının da bulunduğu, mahkemenin iş bu kararının kesinleşmesinden sonra, aynı bina ile ilgili olarak taşınmazdaki 15 no.lu bağımsız bölümle ilgili kesinleşen iki ayrı ilam olduğu, bu durumda aynı binaya ilişkin olarak başka mahkemelerin de kesinleşmiş kararlarının bulunması karşısında, mahkemece tavzih yoluyla arsa payı oranlarının yeniden belirlenerek taşınmazda hisse bütünlüğünün oluşturulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de mahkemece ek kararla tavzih isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan ... vekili ve dava dışı arsa sahibi ... temyiz dilekçelerinde; dava konusu taşınmazla ilgili arsa payları oranlarının tespiti gerektiğini, mahkemenin tavzih yoluyla bu tespiti yapabileceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.