Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5065 E. , 2024/1070 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5065 Karar No : 2024/1070 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılında tef…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5065 E. , 2024/1070 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5065 Karar No : 2024/1070 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılında tefecilik faaliyetinde bulunduğu ve bu faaliyeti nedeniyle 2015 yılında elde ettiği gelirin menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2015 yılı gelir vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 2013 yılında yaptığı tefecilik (ikrazatçılık) faaliyetinin ... adlı bir şahsa 200,000,00 TL borç verilmesi ile gerçekleştirildiği, bu tutarın dinlenen ..., ... ve ...'in ifadelerinden anlaşıldığı, davacı tarafından yapıldığını iddia ettiği 150.000,00 USD ödemeye ilişkin herhangi bir bilgi belge ibraz edilememesi nedeniyle bu tutarın rapora esas alınmadığı, asıl olanın borçlu beyanı olması gerektiği halde borçlunun hangi faiz oranından borç aldığını beyan etmemesi nedeniyle menkul sermaye iradının tespitinde davacının tahsil ettiği tutarın dikkate alındığı, 2015 yılında elde edilen hasılatın 964.417,75 TL olduğu, bu tutardan 200.000,00 TL'lik gider (borçlu tarafından alındığı ifade edilen tutar) çıkarıldıktan sonra geri kalan 764.417,75 TL'lik gelirin kayıt dışı bırakılan menkul sermaye iradı (alacak faizi) olduğu kabul edilerek dava konusu menkul sermaye iradından kaynaklanan gelir vergisinin vergi ziyaı cezalı olarak tarh edildiğinin anlaşıldığı olayda; verilen borç miktarının vergi inceleme elemanınca tam olarak tespit edilemediği ve borç olarak ...'nin ifadesinde belirtmiş olduğu 200.000,00TL'lik tutarın verilen borç miktarı olarak kabul edilerek, tahsil edilen tutardan verilen borç miktarı mahsup edilmek suretiyle matrah oluşturulmuş ise de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesinde yer alan; "vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır. ..." yolundaki hüküm dikkate alındığında, olayda tarhiyata konu matrahın, sadece borçlunun ifadesine dayanması karşısında yapılan tarhiyatta yasal isabet bulunmadığı, dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunun, ön (hazırlayıcı) işlem niteliğinde olduğu, tarhiyata karşı açılan davada incelenebileceği, tek başına hukuksal sonuç doğurmadığı, ilgilinin menfaatini etkilemeyen, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem mahiyetinde bulunmayan bu raporun esasının inceleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesine göre tefecilik suçunun oluşması için kazanç elde etmek maksadıyla ödünç para verilmesinin yeterli olduğu, birden fazla kişiye faiz karşılığı olarak para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmayacağının belirtildiği, söz konusu rapora göre davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.