T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/313 - 2025/1624 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/313 KARAR NO : 2025/1624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/726 Esas 2023/869 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/313 - 2025/1624 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/313 KARAR NO : 2025/1624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/726 Esas 2023/869 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 06.07.2022 tarihinde sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın seyir halinde iken solundan sağına karşıya geçen yaya davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun’un 52/1-a maddesi uyarınca asli ve tamamen kusurlu olup davacının kusuru bulunmadığını, kaza tarihinde 7 yaşında olan davacının vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ceza soruşturmasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, maluliyet ve kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 20.07.2023 tarihli raporunda ve üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.12.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacın ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararan kaldırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde hızını kazanın meydana geldiği mahallin şartlarına uygun hale getirmemiş ve seyrini sürdürmüş olduğu için kusurlu olduğunu ve kaza tespit tutanağında kural ihlalinin belirtildiğini, ancak bilirkişi incelemelerinde bu husus göz ardı edilerek davacıya tam kusur izafe edildiğini, sigortalı taksi şoförünün dikkatli ve usule uygun bir geçiş yapmadığını, hızını azaltmış olmadığından yolda fren izinin de bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmemesinin hatalı olduğunu, kazaya ilişkin görüntü kayıtları incelendiğinde kazanın bir apartmanın önünde ve meskun mahalde meydana geldiğini, ayrıca yolun her iki yönünde park halinde araçlar olduğunu ve yolun genişliğinin ciddi şekilde azaldığını, bu durumda sürücülerin daha fazla dikkat ve özen yükümlülüğü tahmil edileceğini, aracın ticari taksi olması, taksilerin trafikte bulunmalarının diğer araçlardan farklı bir amaçla olması, haliyle ticari amaç güden taksi şoförlerinin de sıklıkla ihlal etmiş olduğu kurallar sebebiyle pek çok trafik kazasının meydana geldiğinin bilinen bir gerçek olduğunu, trafikte yayalara öncelik tanınması gerektiğini, hakimin kusur tayini yapması önünde engel bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacı küçük ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, 06.07.2022 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken seyir yönüne göre solundan sağına karşıya geçen ...'a çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını, davacı yayanın 2918 sayılı Kanun'un 68/1.c maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/207501 sayılı soruşturmasında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 20.07.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın kusursuz olduğu, 2015 doğumlu yaya ...'ın dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hal ve hareketleriyle davranış faktörlerinin oluş üzerinde % 100 oranında etken olduğunun belirtildiği, yine üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.12.2023 tarihli raporda, ...'ın yolun kenarında park halindeki araçların arasından yola fırladığının belirlendiği, video hareketli izlendiğinde yola çıktığı anda araçla arasında 2 metre civarında mesafe kaldığı, aracın ön tampon yan tarafıyla yaya davacıya çarptığı, aracın çarpma sonrasında fren ışıklarının yandığı, bir başka deyişle yayayı çarpma sebebiyle fark ettiğinin anlaşıldığı, davacının yola aniden çıkarak kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, çocuğun ailesinin dikkatsizliği sebebiyle yola çıktığı, ...'ın aniden önüne çıkan çocuğa çarpmamak için yapabileceği tek şeyin fren tedbiri olduğu, bunu da yayanın araca çok yakın bir yerden aniden yola fırlamasından dolayı mümkün olmadığı belirtilerek sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun toplanan deliller ile kazaya ilişkin görüntüler de değerlendirilerek kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, yargılama sırasında kusur durumuna ilişkin alınan her iki raporun birbirini doğruladığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.