8. Ceza Dairesi 2024/19884 E. , 2024/8759 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/245 E., 2016/116 K. SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı tehdit ve hakaret suçlarından neticeten hükmolunan 660,00 TL ve 2.000,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14…
**8. Ceza Dairesi 2024/19884 E. , 2024/8759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/245 E., 2016/116 K. SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı tehdit ve hakaret suçlarından neticeten hükmolunan 660,00 TL ve 2.000,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Genç Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2015 tarihli iddianamesi ile her iki sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ayrıca sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır. 2. Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında tehdit suçundan 660,00 TL adli para cezası, hakaret suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması, her iki sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 1 yıl 14 ay hapis cezası, şantaj suçundan 1 yıl 1 ay hapis cezası ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmaları, her iki sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, lehe delillerin dikkate alınmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine, ilişkindir. 3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin tehditle alıkonulduğuna, katılan lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanık ...'in 2014 yılı içerisinde tarihi tam olarak tespit edilemeyen bir zamanda mağdure ...'yı ikamet ettiği Doğanca Köyünde zorla bir yere götürerek ve tehdit etmek suretiyle burada mağdurenin çıplak fotoğraflarını ve video görüntüsünü çektiği, bu çekimi de sanık ...'in cep telefonu ile yaptığı, yine çekim esnasında sanık ... ile görüştüğü ve iş tamam dediği, bu olaydan sonra yine tam olarak tespit edilemeyen bir zamanda, sanıklar ... ve ...'in, mağdure ...'yı, ...'in kullandığı taksiye zorla bindirerek Diyarbakır yolu üzerinde Küpar mevkiine götürdükleri, burada ellerinde bulunan fotoğrafları ailesine göstermekle şantaj yaptıkları, ayrıca sanıkların mağdurenin rızası dışında çekmiş oldukları fotoğraflardan birini tanık N. O.'a verdikleri, her iki sanığın anlatılan şekilde üzerlerine atılı zincirleme şekilde çocuğa karşı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle birden fazla kişi ile cinsel amaçlı hürriyeti tahdit, zincirleme şekilde şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını iştirak halinde işledikleri, mağdure Aslı'nın mağdure ...'yı kendisi ile ilgili uyardığını öğrenen sanık ...'in mağdure Aslı'ya mesaj atmak suretiyle tehdit ve hakarette bulunduğu iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden Sanık hakkında mağdure Aslı'ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.06.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden 1. Sanıklar hakkında, sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği sırada, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin yazılmaması, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 2. Sanıkların aşamalardaki suçu inkara yönelik istikrarlı savunmaları, mağdure ...'nın beyanları, tanık ifadeleri, cep telefonu inceleme tutanağı, adli muayene raporları, olayın intikal şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında isabetsizlik görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararında katılan vekilinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.